Şarap kadehiyle içindeki şarap o kadar inceleşti, kadeh ve şarap birbiriyle o kadar uygunlaştı ki, iş karıştı, görülen sanki şarapsız bir kadeh yahut kadehsiz bir şarap oldu.
Bir aynada bir suret iki kere görülmeyeceği gibi, iki aynada bir suret dahi görülemez.
Sevgili, her aynada her lâhza başka bir yüz gösterir ve her zaman başka bir suretle görünür. Çünkü daima değişmektedir. Ahval ve istidatların değişmesiyle göstereceği yüz dahi değişmiş olur. Cemalini gösterirken kâh Havva'nın kâh Adem'in suretlerini açıklar.
Varlık sahasında zahir olan her bir nakış, o nakşı süsleyen zatın suretidir. Kadîm bir derya dalgalanınca dalga derler ve dalgalanma suretini dalgaya nisbet ederler. Dalgaların çokluğu deryayı çoğaltmaz. İsimlerin sayıları ne kadar artarsa artsın müsemmå her veçhile daima birdir. Hararetin tesiriyle deryanın üzerinden havaya uçan su zerrelerine buhar deniliyor. Yukarılarda teraküm edince bulut derler. Damla damla aşağıya inmeye başlayınca yağmur olur, yağmur suları toplanıp cereyana başladıkça sel halini alır, deryaya ulaşıp karışınca, evvelce olduğu gibi yine derya olur.