Kumar masasına oturan herkes masaya biraz para ve kendinden bir parça koyar. Karşılığında mutlaka bir şeyler alır. Kumarda her zaman masa kazanır.
Burada önemli olan kazandığından çok neyi bıraktığındır. Daha doğrusu neleri kaybettiğin.
Aşkını, onurunu, karakterini daha çok kazanmak uğruna hırsa ve açgözlülüğe kurban eden zihinler.
Dostoyevski bu romanında, romanın ana karakteri, 25 yaşında genç bir öğretmen olan Aleksey İvanoviç’in ağzından kendisi ve çevresinde gelişen olayları, zihnindeki düşünceleri ince ayrıntılarına kadar net bir şekilde anlatan, bazende açılmamış kapılar bırakarak merak uyandıran bir hikaye kurgusu görmekteyiz.
Romanın karakterleri ve özellikleri çok iyi şekilde kurgulanmış, okurken akılda canlanmaması mümkün değil. Romanı okurken başlangıcında olayı, karakteri ve gidişatı anlama safhası biraz yavaş olabilir fakat biraz ilerledikten sonra çok hızlı bir şekilde akıyor. Dikkat dağınıklığım olmasına rağmen hiç ara vermeden 2-3 saat gibi bir sürede okuduğumu, kitabı bitirdimde farkettim. :)
Ben çok beğendim okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.