9/10
·764 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Beyaz leke 1 ve 2 yorumum Spoiler içerir!! Öncelikle kitabın kapağını kapatınca bir garip oldum. Çünkü o beyaz leke evrenine çok alışmıştım.. Bir daha okuyamamak üzdü..Konusu güzeldi. Aslı Arslan'dan okuduğum ilk kitaptı. Anlatım biçimi gayet anlaşılır ve açıktı. Tugay ve Eftalya 'yı çok sevdim. Eftalya çok güçlü bir kadın. Annesini hiç sevmedim. Babası zaten HARİKA bir insan. Bence babası biraz fazla abartılmış gibime geldi. Adam kızı için 'Ölüm Timi'ni kurmuş. Gururlu bir adam ama çok ileri görüşlü... Her dediği çıktı. Meryem'e çok ağladım. Ondan ne istediğiniz ya?! Tugay zaten iyi biri ama şöyle ki Ben Eftalya'nin yerinde olsaydım Tugay dan korkardim. Çünkü bi iyi tarafı bir kötü tarafıni gösteriyor. Benim AÇIK ARA EN SEVDİĞİM KARAKTER: Marco T. Mandalina ve erik.. Bana çok samimi gelen bir karakter oldu. Ne yalan söyleyeyim Gamze'yle olmasını COK İSTERDİM T-T ama çok geç kalınmış bir defter.. ne kadar güçlü olsada bu duygusal işlerde çok korkak bir insan ama onunla bir duygusal bağ kurdum. Onu anladım ben. Geç kalınmışlik.. Javier onun kardeşi mi değil mi pek çözemedim ama olsun iyi bir abi. AMA KESKE GAMZE'YLE OLSALARDİ. 2. Kitapta sarıldılari sahne de ağladım. Sinan gibi bir dost kesinlikle bulamayız. Veya sevgili de olabilir. Eftalya'ya olan bağlılığı çok güzeldi. Defne'yle Ufuk'un kardeş çıkmalarıni ağzım açık okudum. Defne ve Giray.... Defne için hem çok kızdım hemde hak verdim çünkü aynı şey Giray içinde olsaydı. Giray'da Tugay'ı seçerdi. Eminim. Ufuk'u sevmiştim ama hain olması üzdü. Onun dışında... Bu kadar ama üzerine tartışılabilir bir kitap. Okugunuz için teşekkürler!!
Alıntı
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:49
Tuğçe Çakır, namı diğer "Küçük Anne" :) Boş Tabak eseriyle sanki insanın en kuytu köşesine, yıllardır kapalı tuttuğumuz o "ev" dediğimiz yerin tozlu raflarına dokunuyor. Yıllardır aynı sofrada oturup da birbirini hiç duymayan, o görünmez duvarların arkasına saklanan bir ailenin tek bir akşamda yaşadığı o büyük yüzleşmeyi, yazarın kelimeleriyle iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Zehra’nın masaya bıraktığı o sohbet kartları, aslında sadece soruları değil, yıllardır içine atılan çocukluk kırgınlıklarını ve o hiç söylenmemiş cümleleri bir bir ortaya döküyor. Söylenmemiş kelimelerin ve sessizliğin yankısını duyuran bu 240 sayfalık roman, içindeki yaralı çocuğu iyileştirmek ve kendi sesini bulmak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde. Bu kitabı okurken arka planda hep eski plakların o nostaljik cızırtısı eşlik etti bana; özellikle "Bana Yalan Söylediler" şarkısını dinlerken kitapla kurduğum o duygusal bağ derinleşti, şarkıdaki o sitemkâr tınılar Zehra’nın ailesindeki kırgınlıklarla birleşince her satır daha da anlam kazandı. Roman, aile olmanın dışarıdan görünen o kusursuz tablodan ibaret olmadığını, asıl meselenin yaşanan tüm o görünmez çatlaklara rağmen o masada beraber oturabilme inadı olduğunu yüzümüze vuruyor. Buharlı pencereler, soğuyan çaylar, çorbalar, yemekler ve dünden kalan anılarla örülü bu hikâye, aile içi yüzleşmelerin aslında birer çocukluk yarası sağaltma süreci olduğunu hatırlatıyor. Zehra'nın dünyasındaki Arel gibi yarım kalmış hikâyeler, zaman geçse bile insanın içinde sessizce yaşamaya devam eden o eski kaçış izlerini bana her an anımsattı. Yazarın o güçlü anlatımıyla, mutfaktaki soğuyan çayların hüznü ve buharlı pencerelerin ardındaki sessizlik, kendi evime ve kendi "duyulma" ihtiyacıma bakmamı sağladı. Ev kavramının, ancak herkes birbirini
Boş TabakTuğçe Çakır · Timaş Yayınları · 202610 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Brooklyn Düşleri — J.M. DeMatteis & Glenn Barr Brooklyn Düşleri, bir çocuğun iç dünyasına yapılan rahatsız edici ama bir o kadar da dürüst bir yolculuk. DeMatteis baştan uyarıyor: bazı yerler yalan, bazıları gerçek. Ama o yalanlar bazen gerçekten daha dürüst hissettiriyor. İtalyan baba, Yahudi anne, Brooklyn'in sert ve renkli atmosferi — zaten bu karışımın kendisi başlı başına bir drama zemini. Kimlik, aile, kayıp ve arayış temaları birbirine o kadar organik bağlanmış ki okurken nerede bitip nerede başladıklarını anlayamıyorsunuz. Glenn Barr'ın çizimleri ise hikayenin ruhunu taşıyan şey. Karakterleri ve mekanları nesnel bir gözle değil, Carlin'in zihninin süzgecinden çiziyor. Boyutlar, oranlar, yüz ifadeleri — hepsi duygusal bir gerçekliği yansıtıyor. Bu yaklaşım okuyucuyu farkında olmadan karakterin zihnine çekiyor. Anlatım doğrusal değil, zaman atlar, gerçekle hayal iç içe geçer. Çizgi roman okumaya alışkın olmayanlar için zorlayıcı olabilir. Ama bu karmaşa kasıtlı — depresyonun kendisi de böyle çalışıyor zaten. Sürükleyici, katmanlı ve akılda kalıcı bir eser.
Brooklyn DüşleriJ. M. Dematteis · Arka Bahçe Yayıncılık · 201842 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 17:13
Yazarın daha önce diğer kitaplarını da okuduğum için biraz üzüleceğimi bile bile okudum. Yazar sağ olsun her kitabında farklı bir toplu travma yaşatan konular seçiyor. Yani kitabını okuyan üzüleceğini bile bile okuyor kendisini. Yine güzeldi çok beğendim. Konusu; Lena Almanya'dan Amerika'ya göç etmek zorunda kalan aslen İtalyan olan bir almandır. Amerika'ya sığınmak için bazı şartları karşılamak zorunda kalarak gelseler de Amerika tüm aileyi kabul etmez. Sadece Lena kızıyla kabul edilir. Ancak yanına sığındıkları uzaktan akrabasının da topraklarını kaybetmesiyle onları bekleyen üzücü bir dönem geçirirler. Kayıplar oldukça büyük, keder ise ondan daha da büyüktür...
Bize Yalan SöyledilerEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2025160 okunma
Mükemmeldi
Puan vermedi·288 syf.··
2026 222. kitabı
Spoiler içerir Spoiler SPOİLER Ana karakterimiz (Pa)Tricia'nın katil çıkmasını hiç beklemiyordum Eşi Ethan fazla mükemmeldi onun katil çıkacağını tahmin etmiştim Bir kitap düşünün içinde normal insan yok hepsi suç işlemiş Çok güzeldi çok Adrienne'nin ve sevgilisi Luke'un ölümü üzdü. Tamam, ikisi de kötü karakterlerdi ama bağlanmıştım.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:44
Çocukluğu ve gençliği Kayseri de geçmiş biri olarak kendisinin de Kayserili olduğunu öğrendiğim Latife Tekin ‘in kitapta kurmuş olduğu bütün cümleleri köyden kente geçen bir aile yaşantımız olmamasına rağmen -biz hep kentteydik- bire bir duydum,yaşadım,kimi zaman içselleştirdim sonra sonra unuttum gitti.O cümleleri okurkenki şaşkınlığımı da gizlemek istemem.İçinde yaşarken çok normal ama yıllar sonra dışarıdan okuyunca acayip gelen bu cümleleri hafızasına kazıyıp bunlardan oluşan toplumsal gerçekçi aynı zamanda masalsı bir eser ortaya koymak yazarlığın tanımı olsa gerek.Bu tür hızlı olay akışları o dönemler bizim günlük yaşantımız olurken yıllar sonra nasıl olur da bir roman olarak karşıma çıkar diye sorgulamadım desem yalan olur. Kitabın en sevdiğim yanı ismi.Ölümün arsız ve sevgili oluşu yeni bir bakış açısı kazandırdı.Hızlı olay akışlarını sevmeyenler için okuması hayli zor keza benim için de akıcı bir okuma olduğunu söyleyemem.
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma