OLUR MUSUN YAR
Bir gün çöllere düşsem senin için benim için Leyla' m olur musun yar Ferhat olup dağlar delsem uğruna beni bekleyen Şirin'im olur musun yar Karacaoğlan beni seven siyah saçlı beyaz tenli Suna'm olur musun yar Bu cana can gerek deseler benim canım cananım olur musun yar Ben at üstünde elimde yalın kılıç Fatih,Sen, fethedilecek İstanbul'um olur musun yar Ben seni uzaktan seyreden aşığın sana ulaşmak istediğim Kızkulesi'm olur musun yar Ben Garip bir Orhan Veli olsam, gözlerim kapalı dinlerken yanımda tek dostum olur musun yar Ecel gele vade ere bir gün arkamdan ağlayıp bir dua edenim olur musun yar KK
Yaşamı ilk kez olduğu gibi tüm yalanlardan arınmış ve tehlikelerinin yanında yalın bir güzellik barındırır bir hâlde görebildiğini hissediyordu.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
İstanbul semalarında parıldayan Halley kuyrukluyıldızının kopardığı kıyamet, cehaletin ve batıl inançların gölgesinde yükselen kahkahalar ve birbirini sadece satırlarda tanıyan iki sıra dışı zihnin muazzam aşk oyunu... Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın toplumsal eleştiriyi, bilimi ve eşsiz mahalle mizahını dâhice harmanladığı o ölümsüz eseri "Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç"ı okumak; eski İstanbul'un o renkli sokaklarında gezinirken, kadın haklarının ve hür düşüncenin o en yalın, en cesur savunusuyla soluk soluğa yüzleşmek demek. Dönemin ruhunu ve neşesini zihninize taşıyacak bu görkemli şaheseri kesinlikle tavsiye ederim.
Puan vermedi·200 syf.··
2026 245. kitabı
20.yüzyılın en önemli toplumsal eleştirmenlerinden, psikanalist ve sosyolog Erich Fromm’un 1956 yılında yayımlanan ve o günden bugüne küresel bir başvuru kaynağına dönüşen anıtsal eseri "Sevme Sanatı" (The Art of Loving), aşkı ve sevgiyi geçici bir duygu patlaması ya da şans eseri yakalanan bir kapris olmaktan çıkarıp, entelektüel ve pratik bir olgu olarak deşen sarsıcı bir felsefe ve psikoloji başyapıttır. Eser; modern insanın sevgiyi yalnızca "sevilmek" ve bir "nesne bulmak" sorunu olarak görmesinin paralelinde, sevmenin aslında tıpkı müzik, resim ya da mimari gibi bilgi, emek, sabır ve sarsılmaz bir çaba gerektiren bir "sanat" olduğu gerçeğini odağına alır. Fromm; kapitalist sistemin ve tüketim toplumunun insan ilişkilerini nasıl metalaştırdığını, bireyleri nasıl yalnızlığa ve yabancılaşmaya ittiğini kurguya dâhice entegre eder. Yazar; kardeşlik sevgisi, anne-baba sevgisi, erotik sevgi, özsevgi ve Tanrı sevgisi gibi kavramları cerrah titizliğiyle deşerken; gerçek bir sevginin ancak saygı, sorumluluk, bilgi ve ilgi temelinde yükselebileceğini felsefi bir derinlikle kanıtlar. Fromm’un o son derece berrak, yalın ama bir o kadar da derin, insan ruhunun en saklı yanılsamalarını fısıldayan görkemli dili; bu eseri basit bir kişisel gelişim kitabı olmaktan çıkarıp, insanlığın yalnızlıkla, narsisizmle ve varoluşsal bütünleşme arzusuyla olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Mart Menekşeleri
Mart Menekşeleri
Okyanus esintili büyüleyici bir ada, 1940'ların sararmış sayfalarından bugüne fısıldayan trajik bir günlük ve geçmişin sırlarıyla örülü sarsıcı bir kendini yeniden bulma hikayesi... Sarah Jio’nun romantizmi, gizemi ve hüznü dâhice harmanladığı o muazzam eseri "Mart Menekşeleri"ni okumak; Emily'nin rehberliğinde Bainbridge Adası'nın mart menekşeleri kokan sokaklarında yürürken, aşkın ve kaderin o en yalın, en kırılgan gerçekliğiyle soluk soluğa yüzleşmek demek. Kurgusu ve barındırdığı o tatlı melankoliyle zihninizi saracak bu görkemli şaheseri kesinlikle tavsiye ederim.