Marie Qaire dergisinde kendileriyle yapılan söyleşilerde gençler, ayrılmış ya da boşanmış olan annelerinin aşklarını kesinlikle kabul etmiyorlar. Bir kız, öfkeyle şunları söylüyor: "Annemin sevgilileri sadece onun düş kurmasına hizmet etti." Bundan daha iyi bir hizmet olur mu?
Her şey gibi şiir de eskir.
Has şiir, eskiyince bir şeyler yitirir elbet; buna karşılık kazandığı bir şeyler de vardır.
Daha çok kendisi olur. Sarsılmazlık, öykünülmezlik kazanır.
Değerine bir antik değer katsayısı da eklenir. Bunlar onlardandır.
Üstelik bu şiirlerde öyle bir tazelik vardır ki kolay kolay solmayacağı kanısındayım.
Her biri bir öykü içeren, hüzünle ironinin yer değiştire değiştire, en yalın durumlarda bile lirizmi yoklamadan edemediği parçalar.
Aslında akıl insana bahşedilmiş en muhteşem ama o derecede de yalın bir melekedir. İnsanlar aklın bizi yönlendirdiğini zanneder. Hakikatte ise aklı yönlendiren bir olumlu, bir de olumsuz müteharrik vardır: Gönül ve nefs. Aklımız gönlümüzün önüne düşünce insan kendi yaratılışına uygun şeyler üretir; nefsin önüne düşünce sapkınlık başlar. Bu dengeyi kurma noktasında insana irade gücü verilmiştir.