Bireyleri kendi çıkarları için yalan söylemeye, ahlaksızlık yapmaya yönelten ana unsur doğrudan kendi ahlaksızlığımızdan kay naklanmıyor. Daha çok çevremizdeki diğer kişilerin bu durumda ne yapacağına ilişkin bir bilişsel önyargıyla hareket ediyoruz. Yani, kendi kendimize "Bu durumda herkes aynı şeyi yapardı" deyip ya lan söylemeye ve fazladan birkaç dolarlık kazancı cebimize atmak için vicdani bir kapı aralıyoruz.
Peki dürüstlük ne kadar istisna? Acaba herkes mi yalancı? Yoksa arada dürüstler de var mı? Bu soruların cevabını hep merak etmişimdir. Eminim sizler de merak ediyorsunuzdur.
Yıllar geçtikçe içimdeki münzevi kendini daha çok göstermeye başladı, Mary. Hayat, sonsuzluğun ve sevginin sunduğu tüm olasılıkların parıltısı. İnsanların bu yalın hakikat karşısında küçücük oluşları, beni onlardan uzaklaştırıyor.