Önümüze dikenler sermeyin, dünya halidir, belki siz bize yalın ayak gelirsiniz.
1000Kitap
Benim yalın ayak koştuğum dikenli yollarda,atlar bile ağlayarak yürümüş. Ben ah bile diyememiştim.....
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İbn Hazm, "güneşin süslenmeye ihtiyacı yoktur, gül daha pembe görüneyim diye boyanmaz" der. Güzellik fıtrıdir: tabiattaki her şeyin süsü, yine ve bizzat kendisidir . Yaratılmışlar yalın hâliyle güzeldir, insan yalın hâlinde güzeldir; aslına yaklaşırsa güzel, uzaklaşırsa çirkindir."
Keşke yanımda olsan, sensiz çok yalın ve kimsesizim.
Duygu ve Düşünce

Silva

@XXIII
·
| Charles Baudelaire - Kötülük Çiçekleri şiirlerden esinler ve bende esenler'
Şiir
İnsan, çoğu zaman içinde bir yerlerin eksik olduğu hissiyle uyanır. Bu, fiziksel bir boşluktan ziyade, ruhun kendine ait bir parçayı başka bir yerde, başka bir zamanda veya başka bir kalpte unutmuş olması gibidir. Bizler, o parçayı ararken aslında kendi iç dünyamızın mimarlarıyız. Ancak bu arayış, çoğu insanın sandığı gibi huzurlu bir yolculuk değil; daha ziyade sessiz bir esarettir. "Her eksik duygu, bir diğerine tutsaktır; onu tamamlayana kadar!" Bu cümle, ruhumuzun neden sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığını, neden bazen huzursuz olduğunu en yalın haliyle açıklıyor. Duygularımız serbest değildir. Bir duygu doğduğunda, kendine ait tamamlayıcı parçayı bulana kadar o eksikliğin ağırlığı altında kıvranır. Tıpkı bir kilit ve anahtar gibi; biri diğeri olmadan, kendi potansiyeline kavuşamaz, sadece tutsak kaldığı o eksiklik hissini besler. Tamamlanmak, aslında bir sona varmak değil, bir hapishanenin kapısını içeriden açmaktır. O parça yerine oturduğunda, artık tutsaklık biter ve insan kendi bütünlüğüne kavuşur. Ancak unutmamak gerekir ki; bu tamamlanma süreci, hayatın bize sunduğu en büyük imtihanlardan biridir. Çünkü bazen eksik olanı ararken, aslında kendimizi tamamlamamız gerektiğini unuturuz. Hayatın her anı, bizi bu eksik parçalara götüren bir köprü gibidir. Önemli olan, o parçayı bulduğumuzda onu tanıyıp tanımayacağımızdır. Çünkü her eksik duygu, sadece kendi dengesini bulduğunda özgürdür.
"Kurulsa pazarın hiçe gidersin, sen zatını âlemde cevher mi sandın." demişler ya... Öyleyiz insanoğlu; bir nakış gibi alnımıza işlemek gerek. Dünyaya adım attığımız andan itibaren bitmek bilmeyen bir aidiyet, mülkiyet ve üstünlük yarışına giriyoruz; oysa hakikat terazisi kurulduğunda elimizde kalacak olan koca bir 'hiç'ten ibaret. Bu mutlak acziyetin ve faniliğin farkında olmak ruhun bu dünya sürgünündeki en güvenli sığınağıdır. Bu yüzden adını hırs, öfke ya da kin koydukları o ağır, insanı tüketen yükleri çoktan heybemden indirdim. Bir daha görmeyeceğim bu dünyanın o tantanalı, büyük iddialarla dolu pazarında bir cevher gibi parıldamak yerine; kendi sessiz köşemde, iç huzuruyla harmanlanmış küçücük isteklerimle yaşıyorum. Huzurlu anlar, gülen yüzler, gerçek sevgi, hala var olduğuna inandığım samimiyet ve cesaret. Benim pazarım da cevherim de ancak ruhumu doyuran bu yalın ve samimi anlarda saklı 🌸✨️
Alıntı