Koskoca Fatih Sultan Mehmed Han'ı bile oğlancı yaptın be yazar bozuntusu. Batı da bahsedilen Osmanlı'yı anlatma çabası neden? Ahmet Yaşar Ocak adlı tarihçimiz bunu diyor deyip duruyorsun. Kim senin hocan? İlber Hoca, Feridun Hoca, Halil Hoca neden bunları anlatmıyor? Batı köpeği bir kitap çıkarmışsın ortaya. Rezalet bir kitap.
Şahane bir kitaptı. Bir tarih kitabı olduğu için çok detaylı ama buna rağmen kısa kısa bölümlerle, kolay diliyle gayet anlaşılabilir bir kitap olmuş. Neredeyse her dönemin Avrupa tarihinden bahsediyor. İtalya, İngiltere, Almanya, Osmanlı Devleti yapılan anlaşmalar, Naziler, Çingeneler ve sayamadığım bir çok ırk ve ülkenin siyasi, ekonomik, kültürel, savaş tarihi hakkında bir çok bilgiye sahip.
Fatih'in eline geçen İstanbul fakir bir köy olmuştur cümlesi kitabın amacını ortaya koyuyor. Kitap boyunca Bizans'ı öven yazar, son demlerde Osmanlı'ya da sallamadan geçmeyelim demiş.
Mütekellimler kelamcılar, Allah her şeye muktedirdir ve istediğini yapabilir derler. Bu da, Allah’ın kâfire küfrü ve zâlime zulmü istediği anlamına gelir ve bir anlamda da, küfür ile zulmün onun iradesi ve seçimi ile ortaya çıktığı demektir.
Ebu Ali İbni Sînâ ve benzerleri Allah’ın varlığının kendini gerektirdiğini zatı vacibdir söylerler. Yani onun varlığı kâinatın varlığından değişiktir; fakat kâinata etki yapmıştır demektedirler. Hâlbuki ikisi birbirinden ayrı ve farklıdır; tıpta ateşle su gibi arasında ters etki vardır.
Bu inançların ikisi de yanlıştır ve sırf cehalet ile bilgisizlikten ileri gelmiştir. Allah zâlimlerin söylediklerinden münezzehtir. Allah’ın isteği ve seçimi kâinatın isti’dâdına göredir. Ulu Tanrı’nın buyurduğu"Allahistediğini yapar ve dilediğini hükmeder" sözleri, bir şey için ne dilerse, onu yapar anlamına gelmez. Yani tasavvur ve tahayyül edilen, birbirine zıt olan İslâm, küfür, zulüm, adalet, taş, ağaç ve diğerlerinde istediğini gerçekleştirir anlamını taşımaz. Buradan çıkarılan anlam şudur: Allah’ın isteği ve dileği, o nesnenin isti’dadı doğrultusundadır. İsti’dâdında bulunmayanı istemez ve dilek isti’dada bağlıdır. Kâinatın tümü isti’dâdına göre ortaya çıkmıştır. İrade bu şekilde olup, bunun karşıtı ile ilişkisi yoktur. Allah istediğinden başka bir şey yapmaz ve istediği de isti’dâdın dışına çıkmaz. İstediğini yaparken, nasıl olur da özde ortaya çıkanı yapmasın?
Bir araştırma kitabı olarak sunulan ve standartların dahi altında olan bir kitap maalesef. Fazlası yok, eksiği var. Araştırma inceleme kitabı değil kesinlikle. Neredeyse sıfır bilgi veriyor. Yazarın kaçıncı kitabı bilmem ama zannedersem yazar, hikaye olayını uzun tutunca kitabı okurlara sevdireceği düşüncesinde. Mitolojik roman okuyor gibi hissettim. Beklentiler içerisinde başlamayın kitaba, sade bir dil. Anlaşılması kolay. Tamamen hayal kırıklığı maalesef