5/10
·%61 (262/424 syf.)·
Ya yine kitabı yarım bıraktık ya... Kitap 2077 yılını anlatan bilimkurgu kitabıydı kendileri. Çok sevdiğim bir tür değil ama yine de şans vermek istemiştim. Olmadı, sonuna gelemedik maalesef. Kitabın konusunu nasıl anlatacağımı bilmediğimden arka kapağında yazan yazıyı yazacağım. Ekleyebilirsem aralara kendi yorumumu da katabilirim belki ama bunu yapmak cidden çok zor. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum gerçekten :') Neon ışıklarıyla kaplı Night City'de bir grup yabancı, gizemli bir konteyner taşıyan Militech konvoyunda cesurca bir soygun gerçekleştirir. Bu Militech'i banka gibi düşünebilirsiniz. İçerisinde diskler bulunan bir bina. Bu diskleri kendi vücudunuza taktırıp, daha güçlü, daha zeki ya da ne olmak isterseniz onu olmanızı sağlıyor. İleri teknoloji yaneee. Ve bu bina çok sıkı bir güvenlik sistemi ile korunuyor ama bu yabancı grup Militech'i soymayı çok iyi bir şekilde başarıyor. Sonra yazarımız soruyor ki, bu gruptakilerin ortak noktası ne? Bu sadece başarılı, eski moda bir şantaj mı? Valla bacım bilmiyorum, okuyamadım. Hiçbirinin de ne gibi bir ortak özelliği var öğrenemedim :( Mecburen yaptıkları bu operasyonda, işverenlerinin ne kadar ileri gidebileceği ya da konteynerin sırrı hakkında hiçbir fikirleri yok bu bir grup 'yabancıların'. Yaşlı bir hain, eski bir Militech casusu, amatör bir ağgezer (hecker yanee), bir kurumsal müzakerci, bir siberkasap ve bir teknisyenden oluşan (böcek ilaçlamacısı yane) yeni çete, sıradaki ölümcül soygundan önce sırlarının açığa çekmaması için farklılıklarının üstesinden gelip işbirliği yapmalıdır. Kitabımız aslında bilgisayarda oynanan güzel bir oyun (oynamadım izledim:)) ve bu oyunun kitabını çıkarmışlar. Büyük bir heyecanla alsak da kitabı oyundaki ve animesindeki heyecanı alamadım maalesef. Kitabı anlamak için eşimin
1000Kitap
Cyberpunk 2077Rafal Kosik · Athica Yayınları · 202410 okunma
Tahakküm Aracı Olarak Sağlık: İnsanın Potansiyeli Sınırsız mıdır?
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 11:33
André Spicer Carl Cederström Ay Tavsiye etmiyorum gibi bir inceleme olmayacak benimki tabiki. 1000 Kitap Uygulaması yalnızca ergenlerin girdiği bir facebook'a doğru hızla ilerlese de her ne kadar abudik gubidik tiplerin inceleme adı altında yorulmadan yorumlamalarına maruz kalsak da bu kitabı bugün incelemeye çalışacağım ve eminim bir çok kişi de zaten bu tarz incelemeleri okumayacak. Çünkü bugün aklımızdan geçenleri düşünce zannediyor, siyaseti Shorts'lar izleyerek takip ediyor, kendi yalnızlığına yabancılaşmış, kendi potansiyeline tapınan öznelere dönüştük. Kitap okuyanların da okumayanlardan pek bir farkını göremediğimiz bu dönemde bize düşen insanları umarsızca aşağılamak değil elbet. Bizim işimiz düşünceleri kurcalamak kimsenin ponçik inançlarıyla ilgilenmiyoruz. Hatta bize göre bütün inançlar yüzde yüz doğrudur. Ancak! Mesele düşünme sahasına girdiği anda da kimsenin gözünün yaşına bakmayacağımızı, aynı muamelenin de düşünce üretmek acısından bize de yapılmasını temenni ederek başlıyorum. İnsanın potansiyeli sınırsızdır! Kitap bu inancın bir tür kontrol toplumuna dönüştüğünü anlatırken insan bedeninin hakikatin kaynağı, hatta hayatın kaynağı olarak görülmesine kuramsal olarak sert bir eleştiri getirir. Bizim 1000kitap ponçikleri kendilerini kişisel kişisel geliştirirken dünya yansa saçını tarayan tiplerden oldukları için ay tavsiye etmiyorum demeyi bir tür "eleştiri" zannında zımbırdayıp dururlar. Gelgelelim kitabın asıl meselesi sağlığı yalnızca bedensel verilerden ibaret sanan, kendinin yeni versiyonun peşinde olan insan 0.1 versiyonları "ya kitap sağlıktan bahsediyo ama sağlıkla alaka kuramadım yanee" diyebiliyor. Sağlam kafa olmayınca sağlam da vücut olabilir gerçeği açısından Ulu Önderin en azından Türk gençliği ile ilgili özlemlerini bir başka bahara diyerek es
Düşünce
Sağlık HastalığıCarl Cederström · Erdem Gökyaran · 201738 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Egonu lego yap da gel diyen bir adam: Osho
Puan vermedi·374 syf.·
2019 54. kitabı
İncelemeyi geç görecekler için not: Oruçlu iken okunması tavsiye edilmez! Şunu baştan belirtmek isterim ki kendine Osho diyen yazarı hiçbir şekilde araştırmadım, kimdir necidir diye.. Çünkü bir kişi kendini en iyi yazdığı kitapta gösterir (yazılmış değil konuşmalarından derlenmişi de aynı kapıya çıkar), etki altında kalmadan yazar hakkında düşüncelerim kendi kendine oluşsun, sonradan araştırma yaparak üzerine katarım, yanlışların üzerini çizip doğruları da pekiştiririm dedim. Dolayısıyla yazar ile ilgili tüm görüşlerim yanlış da olabilir, eksik de. Ama bu kendisine lafları döşememe engel mi? Hayıııııırrr… İncelemeye bir fıkra ile girişeyim: Bir kadın Osho nun yanına gelir. Güzel, alımlı, şık... - Osho pirim, hep hayatta birinci olmaya, herkesi geçmeye çalıştım, her şeyin en iyisi benim olsun istedim ve hepsi oldu. Ama çok mutsuzum.. - egon seni dünya ile savaştırmış, mutlu olacak halin kalmamış. Egonu yok et, lego yap onu sonra da vur kır parçala!! - nasıl yapacağım onu? - sevişmen lazım. - ayy kimle? - bu ruhani yolculukta sana rehberlik ederim balım. Eveeet, böyle bir fıkra yok, bunu ben uydurdum. (Osho’nun uydurduklarının yanında bu ne ki?) Tabii gerçeklerden yola çıkarak uydurdum. Neymiş efendim ego sevişirken aktif olmazmış. Uykuda bilinçsizce kurtuluyormuşsun sevişirken ise bilinçli.. Bu yüzden özellikle ikincisi üzerinde o kadar çok durdu ve din adamlarına laf atarak savundu ki bu durumu "erkek zihniyeti işte, kadın avlama(!) nın bu yöntemini bulmuşlar" diye düşünmekten kendimi alamadım. Tabi ego uyurken, tehlike anında gibi zamanlarda da kaybolurmuş ama o maddelerin Osho ya faydası yok! Adam kısaca egoyla savaşma, egosuz seviş diyii.. Yerseeen! Egodan kurtulmak için çizdiği reçete: önce tam bir egoist olacaksın, tüm dünya benim için yaratıldı falan
EgoOsho · Ganj Yayınları · 20141,213 okunma