Konuşunca sadece şiir konuşurdu Sohrab, ya da susardı. Aramızda olması bile yeterdi bize. Sohrab'ın bir yerde bulunmasıyla sanki tanımadığımız bir çiçeğin kokusu yayılırdı ortalığa. Bir dinginlik kokusu.
Bilmediğim bir şeyler var.
Biliyorum, koparırsam yeşilliği, ölecek.
Çıkıyorum doruğa; kanat uçuşuyum ben.
Yol görüyorum karanlıkta; fener doluyum ben.
Işık ve kum doluyum ben.
Ve ağaç yeşillik dolu.
🤍