Oysa sürekli birilerini, bir şeyleri kaybetme korkusuyla yaşadığım, müthiş bir güvensizlik içinde kıvrandığım yıllardı. Bu duyguyu yaşamayan birinin anlaması mümkün değildir. Bu öyle bir haldir ki, en güzel, en mutlu anınızda bile yakanıza yapışıp sinsi sinsi didikler sizi.
Eğer benim de cebimde, aklımın kuytularında taşıyacak yeterince anım olsaydı, çocukluğumdan ve ilk gençliğimden yanıma kalanlar, beni daha güçlü, sağlam bir insan yapabilirdi.
Elbette korkuların sebepleri vardır. İnsan sadece dışarıdan gelecek tehlikelerden değil; içeridekilerden, kendi gizli yaralarından da korkar. Hatta en çok onlardan...