• Cihan Alptekin'i bütün yönleriyle ele alan başka bir yapıt var mıdır bilmiyorum. Kitabın sayfalarını her çevirişimde daha da yakın hissettim kendimi Cihan Alptekin'e. Belki yaşadığı coğrafyadan kaynaklanıyor bu yakınlığım, belki Cihan Alptekin'in kişiliğini kendi kişiliğime benzettiğimden, belki de toplumun böyle insanlara olan ihtiyacından.
    Cihan Alptekin'in ve Onlar'ı tanımak, bilmek ve neden bu kadar çetrefilli bir yolda mücadele ettiklerini daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken bir eserdir bence.
  • -Orjinal adı "Skeleton Crew"
    -Stephen King'in öykülerinden oluşan toplama bir eser.

    Stephen King’in sınır tanımayan hayal gücünün ve yaratıcılığının kısa öyküyü de kapsadığını gösteren bir yapıt.

    ilk önce kitabını sonralarında flimini izlediğim ve oldukça beğendiğim başyapıt. Gerek kurgusu gerek kitabın sonu sizleri şaşırtacak. Okunması gereken nadir kitaplardan ..
  • Beklediğimden çok daha' sını bulduğum, nükteli, düşündürücü, hayret uyandırıcı kitaplar listesinde kendine güzel bir yer bulan yapıt.

    Bir öyküden diğerine sıçrarken, cümlelerin içinden, kendinize, yaşanmışlığa ve yaşanabilecek şeylere dair (z)engin bir seçki ile karşılaşıyorsunuz. Fantasik ile gerçeği, öykü ile felsefe ve matematiği buluşturabilen nadir kitaplardan birisi.
    ...

    Birçok insan ilişkileri yarı kararlıdır, buzun erimesiyle kaynama noktası arasında bir yerdedir; ilginç bir şekilde yarı kararlılık çok büyük bir direnç gösterir.
    Gerçek aşk objesi daimi olarak değişir ve bugün birisi seni, ancak dünkü sana ihanet ederek sevebilir. S.56 -57

    Herkes güneşin siyah noktalarla kaplı olduğunu biliyor. Ama kaç insan güneşin kendisinin, gezegenlere siyah ışınlar vuran siyah bir noktadan ibaret olduğunun farkında?
    Gece, öğle vaktinde bile asla çekip gitmez: On binlerce gölgeye bölünüp burada, günün içinde saklanır; bir dulavratotu yaprağını kaldır, orada siyah bir tutam gece hemen köke gidiverir. Her yerde -kemerli geçitlerde, duvarlarda, yaprakların altında- ufak, siyah parçalara ayrılmış gece bekler.. S. 109

    Ve daha nicesi..
  • Zamanın bir adım ötesinde yaşayan Sartre, felsefesindeki kaygısızlığın, kayıtsızlığın ve belirsizliğin bir nedene bürünüşünü açıklıyor bu kitapta. “Varoluşçuluk Bir İnsancılıktır” adlı konferansının kitaplaştırılmış hâli olup özellikle varoluşçuluğa yöneltilen eleştirilere karşı ses getirmiş bir yapıt. Felsefeyle ilgiliyseniz ve varoluşçu yazarlardan hoşlanıyorsanız Kierkegard’ı Nietzsche’i, Heidegger’ı ve tabii ki Sartre anlamak adına diğer eserlerini okumadan önce okumanız gereken bir kitap.
  • Ankara'da bakanlıkların yer aldığı yeni yerleşim yerindeki parkta açılan ve jandarmayla polisin savaşta ve barıştaki başarılarını yansıtan "Güven Anıtı" da uluslararası değerde bir yapıttır. Anıtın yontusu AvusturyalI sanatçı Anton Hanak'a, mimari tasarımı ise, günümüzde Viyana Plastik Sanatlar Akademisi'nin rektörü olarak görev yapan Profesör Clemens Holzmeister'e aittir. Dev boyutta iki alegorik figürün, polisin türlü etkinliklerinin yanı sıra, maddi manevi kültür değerlerini ve barışın erdemini simgeleyen rölyeflerle tamamlandığı bu yapıt izleyenlerde güçlü bir etki yaratmaktadır.
    August R. Von Kral
    Sayfa 148 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
  • KaplanKaplan bir intikam hikayesiyle örülü bilim kurgular arasında başyapıt sayılan bir eser 24. yüzyılda geçen roman; Jaunte adında bir biliminsanının laboratuvarında başlıyor, bir kazanın ardından gelişen olaylar insan zihninin bilinmeyenlerini ortaya çıkarıyor.esas olaylar kaza yapmış bir uzay gemisi olan Göçebe'de hayatta kalan tek kişi olan Gully Foyle'un hayata tutunma mücadelesini izliyoruz. Geminin hava yalıtımı zarar görmeyen tek odasında aylarca yalnız başına yaşayan ve her saatini zorlukla geçiren Gully Foyle...insana kötümser yaklaşan insanın neler yapabileceği üzerine intikam hırsıyla yanan insanın sokaktaki, toplumun her katmanında görmenin mümkün olduğu bir yapıt...
  • Şehrengiz: Divan Yazını’nda, bir kentin güzelliklerinin, kadın ve erkek güzellerinin anlatıldığı koşuk yapıt. (TDK)

    Livaneli, Şehrengiz tarzını okuyucularına hatırlatmak için kaleme almış eserini. Çok etkilendim...
    Fotoğraflar içerik ile öyle güzel betimlenmiş ki...

    Tek bir sorun var ki, öykü toplasan toplasan 30 sayfa ya tutar ya tutmaz. 30 sayfalık bir kitap 30 lira etmez azizim. Doğan kitap okuyucuları bir nev-i kazıklamış. (Ayıp olmayacak)

    Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk, Halide Edip Adıvar, Yahya Kemal Beyatlı, Reşat Nuri Güntekin, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Orhan Veli Kanık, Yaşar Kemal, Atilla İlhan, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer...

    Resmen Şampiyonlar Ligi. Fakat konuşturmalar o kadar kısa ki. Yani harikulade bir kurgu, über bir öykü, 300 sayfa yazılacak kadar zengin bir altyapısı olmasına rağmen bir iki haftalık bir çalışmayla sanki okuyucudan para tırtıklamak için Zülfü Livaneli ikna edilmiş gibi duruyor. Yani ağzınıza bir parmak bal çalınmış ama o bal hem çok lezzetli hem de edebi anlamda çok fazla aşermenize rağmen yetmemiş gibi... Yarım kalmış bir aşk gibi... Yemek sonrası içilmeyi bekleyen bir çayın dökülmesi gibi... Ya gerçekten çok sinir bozucu. 10 üzerinden 10 verdim ama içimde gerçekten bişeyler yarım kaldı.

    Yapılan kurnazlığı edebiyatın ta dışında tuttuğum için bu puanlama...

    ~~Keyifli okumalar~~
    ~~Kitapla kalın~~