8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Dedektif Maeve serisinin on ikinci kitabını da büyük bir keyifle okudum. Gizli Oda, serinin önceki kitaplarından farklı bir özellik taşıyor çünkü bu kez polisiyeden ziyade dedektiflerin özel hayatına daha fazla yer verilmiş. Maeve ve Derwent arasındaki ilişki derinleştirilirken, Derwent’in bir olay nedeniyle gözaltına alınması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Kitapta en çok sinir olduğum karakter ise Melisa oldu. Okurken kendimi nasıl kitaba nasıl kaptırdıysam artık, bir an onu boğmak istedim Finali ise gerçekten çok iyiydi, yüzümde bir tebessümle bitirdim. Kitap bitti ancak içim buruk çünkü yazarın yeni kitabı henüz yayımlanmadı. Anlaşılan o ki şu an yazım aşamasında ve biz okurlar olarak en az bir yıl daha beklemek zorundayız. Dedektif Maeve Kerrigan serisi ; 0,5 Ölüme Terk Edilenler 1- 5. Kurban 2- Acımasız 3- Sessiz Kurban 4- Parafili 5- Sakın Hata Yapma 6- 11. Kat 7- Ölülerin Konuşmasına İzin Ver 8- Sessizliğin Peşinde 9- Kapalı Kapılar Ardında 10- Çıkmaz 11- Ailede bir yabancı 12- Gizli Oda Jess Tennant Serisi; 1- Kimsenin Freya’dan Haberi Yok 2 - Bundan Kimseye Bahsetme 3 - Üçe Kadar Say Bağımsız;
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
2026 50. kitabı
Elimde süründü. Pek akıcı bir kitap değildi maalesef. Yazarı severim ama bu sefer sıktı beni. Çeviriden de kaynaklı mantık hataları çoktu ama genel anlamda da çok sevemedim. Okunur mu? Neden olmasın. Ama illaki okunacak diye bir şey yok. Spoiler içeren konuya gelelim En başında bile ilerleyişi tahmin edebiliyorsunuz. Zerre şaşırtmıyor. Kızımız Julliet senaryo yazarı. Babası bir mafya, bu kız da mafya dünyasından kaçıp başka bir yere yerleşiyor ve annesinin kızlık soyadını kullanıyor. Arada tehlikeli durumlar oluyor suç aileleriyle savaş başlıyormuş falan bu yüzden babası Wes isimli bir beyi koruma diye kızının yanına yolluyor. Ateşle barut yanyana durmaz. Bunlar düşüp kalkmaya başlıyor derken wes vuruluyor. Bu arada wes güya polislikten atılmış vince yani kızın babası da onu yanına almış. Daha başta anladım ben olayı. Oğlan muhbirlik yapıyor. Aslında hala polis. Sonra vurulma olayının peşine bunun üstleri baya gelip gidiyor falan bir ara buna telefon veriyorlar gizlice haberleşmek için. Bizim kız telefonu bulup olayı öğreniyor. Sonra wes e diyor ki ya hemen topla eşyalarını git ya da babama derim seni vurur. Adam da eşyalarını toplayıp gidiyor ama kıza aşık bir yandan falan. Üç ay sonra ger dönüyor. Annesi buna gaz veriyor iyi kızdı yapma etme diye. Arada kızın babası tutuklanıyot falan derken bunlar bir daha bir araya geliyorlar. Sonra da evleniyorlar bitti
CrookedVi Keeland · C. Scott Publishing Corp. · 20263 okunma
Reklam
Beklentimin üstünde
8/10
·152 syf.·
2026 3. kitabı
Doğu Asya Modern Edebiyat kitaplarını zihnimin çok dolu olduğu dönemlerde su gibi akıp gidecek, tabiri caizse çıtır çerez kitaplar olarak görüp tercih ediyorum. Bu kitabı satın alırken de büyük bir beklentim yoktu. Bana bir şey katmasını beklemiyordum şahsen. Ancak içerik olarak benzer kitaplara kıyasla beklentimin çok üstünde kaldı. Spoiler içerebilir. Öncelikle farklı karakterlerin hikayelerinin kısaca da olsa işlenmesi ve bu karakterlerin bir noktada birbiriyle bağlantılı olması; üstüne bir de bu karakterlerin geçmişte yaptığı bir iyiliğin karşılığında ödüllendiriliyor olması beni çok mutlu etti. Yetişkinlik hayatının getirdiği keşmekeş ve anlam arayışı içinde debelenirken bu tarz kitapları okumak bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. Dünyanın Kıyısındaki Kafe kitabını okurken de benzer hisleri tatmıştım ancak o kitap çok yüzeysel kalmıştı. Bu kitabın da yoğun bir derinlikte olduğu pek ala söylenemez ancak kitabı okurken internette araştırma yapma hissi yaşamam bile yeterliydi. En azından bu kitabı bitirdiğimde bana bir mesaj kaldı: bir şeyler yolunda gitmiyorsa yolumu değiştirmem şart değil; yalnızca nasıl yürüdüğümü ve yola nasıl baktığımı değiştirmem de yetebilir. Yazarın anlatımını çok beğendim. Diğer kitaplarını da araştırmak istiyorum. Bunda çevirmenin payının da büyük olduğu aşikar. Didem İpekoğlu . Kedilerle ve sevgiyle kalın.
Dolunay KafeMai Mochizuki · Dex Kitap · 202621 okunma
Yılın ailesi ödülünü kazandınız, tebrikler!!
Puan vermedi·488 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:35
En psikopat en ruh hastası en manyak aile ödülünüzü en içten dileklerimle kutluyorum efendim. Yazarın ne adını duydum ne kitaplarını gördüm, bir tesadüf 4. Maymun kitabını görüp puanı yüksek diye beni nelerin beklediğini bilmeden okudum. Evet türü hariç ne okuyacağımı bilmiyordum çünkü okumadığım kitapların incelemelerini de okumuyorum, sebebi malum, spoiler yemek en nefret ettiğim durum maalesef. Üç maymunun görmedim, duymadım, bilmiyorum öğretisine "kötülük yapma" diyen bir maymunu daha eklemeyi uygun gören seri katil ve bu katilin peşinde yıllarını harcamış ekibi konu alıyor kitap. Geçmişine derinlemesine bir yolculuk yaptığımız bölümlerde katilin psikolojisini biraz da olsa anlamamızı sağlamış yazar. Beklenmedik ters köşeleri, temposu hiç düşmeyen ve merak uyandıran kurgusuyla beklentimin çok üstündeydi. Psikolojik gerilim polisiye sevenlerin beğeneceğine eminim.
4. MaymunJ. D. Barker · Nemesis kitap · 20181,140 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:56
Her kesimden insana hitap eden İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? Kitabı’nda İlber Ortaylı basit bir dille anlatım yapıyor. Kitap 9 ana konu bağlamında oluşuyor. Her biri okuyana kılavuzluk edecek bilgiler sunuyor ve bu kılavuzlar hayat çizginiz yoksa nasıl oluşturacağınız, bu çizgi doğrultusunda nasıl ilerleyeceğiniz, kimliğinize bireysel katkılarınız ve bu katkılarınızın toplumsal bağlamdaki yerine ışık tutar bir nitelik taşıyor. Her bölümün sonunda İlber Ortaylı’nın sunduğu kitap önerileri de okuyuculara yeni kapılar açıyor. İlber Hoca yaptığımız her işte bir ölçü olması gerektiğini savunuyor. Kitapta da ölçünün ne olduğuna ve ölçünün nasıl bulunacağına değiniyor. Bir ölçü dahilinde hayat çizgimizi belirleyip ilerlemenizin benliğimiz için ne denli önemli olduğunu vurguluyor. Çizgimizde ilerleyebilmek için sizi ilerletecek bir duygunun olması gerektiğini söyleyen kitap insanı harekete geçiren temel duygulardan biri olarak merak duygusunu ele alıyor. Merak sayesinde araştırma yapma dürtümüzün geliştiğini ve böylece yeteneklerimizi fark etmemizin daha kolay olacağını belirtiyor Ortaylı. Yeteneklerimizi keşfederek bu doğrultuda yapılan işlerin beraberinde özgüven ve mutluluk getireceğini de not düşüyor. Kitaba göre mutluluk başarıyı doğurduğu için tüm bu ilişkiler aslında bir döngünün parçaları oluyor. İnsanın anlam arayışı bu döngüyü tanımlıyor ve yazar, arayışın hiçbir zaman son bulmadığını ileri sürüyor. Hep eksik hisseden insanların bu eksiklik hissiyle her yaşta araştırmaya, öğrenmeye ve keşfetmeye odaklandığını belirtiyor. İlber Ortaylı tam da bu nokta da dünyayı gezmeyi, görmeye, tanımayı ve keşfetmeyi istemenin sadece parayla değil istekle de mümkün olabileceğini ifade ediyor. Kitap sadece bireysel gelişime değil toplumsal gelişime de katkı sunuyor .Topluluk
İnsan ve Toplum Kişisel Gelişim
İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20227,9bin okunma
4/10
·592 syf.··
2026 12. kitabı
Benim için tamamen çerezlik bir kitaptı. Boş bir zamanda kafa dağıtmak, biraz eğlenmek ve vakit geçirmek isteyenler için uygun olabilir. Kitap sürüklüyor mu? Evet, sürüklüyor. Bu yüzden okuması zor bir kitap değildi. Ancak bunun dışında bana çok fazla şey sunamadı. Öncelikle 595 sayfalık bir roman olacak kadar güçlü bir konuya sahip olduğunu düşünmüyorum. Hikâye rahatlıkla daha kısa tutulabilirmiş. Özellikle bazı olayların ve karakterlerin yaşadığı ayrılık sürecinin gereğinden fazla uzatıldığını hissettim. Hatta bazı bölümler bana tamamen kitabın sayfa sayısını artırmak için eklenmiş gibi geldi. Bu kadar uzun olmasına rağmen olay örgüsünde derinleşen veya kitaba farklı bir boyut kazandıran bir şey göremedim. Erkek karaktere ise daha ilk sayfalardan itibaren nefret ettim. Sürekli kadınların fiziksel özellikleri hakkında konuşması, kalça ve göğüs gibi detayları ön plana çıkarması beni oldukça rahatsız etti. Kadınları bir birey olarak görmek yerine dış görünüşleri üzerinden değerlendiren tavrı hiç hoşuma gitmedi. Cinsel anlamda. Bu yüzden gözümde klasik "playboy erkek" kalıbından öteye geçemedi. Zaten karakterin genel yapısı da "ben kötü çocuğum, kimseye bağlanmam, istediğimi yaparım" tarzında yazılmıştı. İnsanları kullanıp atan, ilişkileri ciddiye almayan bir karakterken ilerleyen sayfalarda bir kadına âşık olup değişmeye başlıyor. Ancak bu dönüşüm bana hiç özgün gelmedi çünkü romantik kitaplarda artık defalarca gördüğümüz klişelerden biri. Kadın karakter ise kilosu ve görünüşü konusunda özgüven problemleri yaşayan bir karakterdi. Onun kendini kabul etme sürecini okumak yer yer hoşuma gitti. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri de buydu. Fakat hikâyenin genelinde yaşanan ayrılık ve barışma süreçleri bana oldukça yapay geldi. Özellikle ayrılığın bu kadar uzatılması
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024778 okunma
Reklam
Reklam