Sizin değerli olarak algıladığınız şey zaman değil, zamanın dışındaki tek noktadır: Şimdi. O gerçekten değerlidir. Siz zaman -geçmiş ve gelecek- üzerinde ne kadar odaklanırsanız, şimdiyi, var olan en değerli şeyi de o kadar kaçırırsınız.
Yazar eserinde Atatürkçülüğün ideolojik yönünü kanıtlamaya çalışıyor. Marksizm'den Faşizme, çağ dışı kalmış birçok dogmatik ideolojinin karşısına; sürekli yenilik arayışı içerisinde bulunan Atatürkçü modern ideolojiyi koyuyor. Kitabın ilk bölümünde pozitivizm ve pragmatizm üzerinde durulmuş. Geri kalan iki bölümde ise Atatürkçülüğün siyasal ve akılcı yönü anlatılmış. Kitabın son cümlesinde çok basit bir dille Atatürkçü düşünce sistemini özetleyen yazar bize büyük bir bilgi birikimi sunuyor: Atatürkçü düşünce sistemi; Milli Egemenliğe dayandığı için "Demokratik", dogmalara değil akıl ve bilime dayandığı için "Pragmatik", yani demokrasi içinde ve laikliğe dayalı bir modernleşme ideolojisidir.
Gözlerimizi kapayıp tek başına yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alâkasız yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medenî bir millet olarak medeniyet düzeninin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız. Ve her millet ferdinin kafasına koyacağız.
Netice olarak Kemalizm; aşırı sağ ve aşırı sola ödün vermeyen, kişi haysiyet ve onuruna inanan, millî, akılcı, insancıl ve statükoculuğu reddeden hamleci bir görüştür.