Atatürkçülüğün bir "ulusal modernleşme" ideolojisi olduğuna ve milliyetçilik dışında pragmatizm, laiklik, ulusal egemenlik ve ampirik devletçilik gibi ilkelere de dayanan sürekli bir dinamizmi oluşturduğuna inanıyoruz.
Acı-bedeni, var olan diğer her varlık gibi, varlığını sürdürmek ister ve o ancak sizin onunla bilinçsizce özdeşleşmenizi sağlayabilirse varlığını sürdürebilir.
Düşünmek bir hastalık haline gelmiştir. Hastalık bir şeylerin dengesi bozulunca ortaya çıkar. Örneğin, bedende hücrelerin bölünmesi ve çoğalmasında yanlış bir şey yoktur, ama bu işlem tüm organizmaya aldırmadan sürdüğünde, hücreler dengesizce çoğalır ve biz hastalanırız.
Şayet Büyük Selçuklu İmparatorluğu kurulmasaydı, Anadolu Türkleşemez ve bu ikinci vatan üzerinde bir takım irili ufaklı Türk devletleri arasında Osmanlı Devleti de kurulamazdı.
Şam’daki garnizonda basit bir nedenle kavga eden biri Türk diğeri Arap kökenli iki eri karşısına alan nöbetçi subayın, kimin haksız olduğunu bile araştırmadan, “ Sen kim oluyorsun da, kavm-i necibden olan birisine hakaret ediyorsun? “ diye Türk erini suçlaması ve aşağılaması Mustafa Kemal’de, İmparatorluk içerisindeki üstün kavim anlayışına karşı büyük bir tepki doğurmuş, Türklük duygularını kamçılamıştır.