• "Kendini beğenmiş Batı'nın ilim sevdası bu dünya ile sınırlıdır; görünür olanla yetinir, aynaya yansıyanla ilgilenir. Oysa Doğu'ya bu dünya yetmez; aynaları kırarak, ardındaki alemi görür. Allah aşkına sen, Hz. Mevlana'nın, Yunus'un, İbn Haldun'un, İbn Rüşd'ün, Arabi'nin, Farabi'nin, Hayyam'ın, Hafız'un doğduğu bir dünyayı bırakıp ecnebi feylesozoflarının sözlerine nasıl kulak verirsin? Bunca kıymetli ismi layığıyla özümsemeden Batı'nın çıkmazlarına saplanmış, yaratıcı konusunda ileri geri şeyler öne süren bir düşünce küresine heves etmekte neyin nesi?"
    Kaan Murat Yanık
    Sayfa 198 - Everest Yay.
  • Acı içimizde sessizce çığlık attığında, alışageldiğimiz insan ilişkilerini ve toplumsal ilişkileri koparmaya ve genellikle içsel, yaratıcı yalnızlığın değilde, öylesine hassas ve kırılgan, yıkılabilir ve parçalara ayrışabilir, acılı, olumsuz yalnızlığın sınırlarına hapsolmaya meylederiz.
    Eugenio Borgna
    Sayfa 13 - Yapı Kredi Yayınları
  • Tek yüzüğün duvarlarında inşa edilmiş Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi kitapları Tolkien'in yüce bir yaratıcı olduğunu bize kanıtlarken arkasında sakladığı ve okuyucunun bundan daha ihtişamlı bir geçmişi olacağını düşündürtür hep ve Silmarillion'ın bizi aydınlatmasında öncü olan Christopher Tolkien'e şükranlarımı sunmak isterim. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit'e göre okunması çok daha zor bir eserdir. Bu koca iki destanı Silmarillion'ın son sayfalarında özet halde görüyoruz ki bir kez daha ne kadar olağanüstü bir fantezi ortaya konduğunu bizlere kanıtlıyor. Kemerlerinizi bağlayın. Bu bir yeniden yaratış ve yok edişin mitolojisi.

    Zaman içerisinde evrilen, farklı isimler üzerine yansıtılan ama bize aynı mücadeleyi anımsatan bir çemberin varlığını gözlemlemekteyim. Bu çemberin içerisinde tanrı, onun görevlendirdiği yarı-tanrısal yaratıcılar ve onların yaratıları içerisinde iyi ve kötünün harmonisi insanı büyülüyor adeta.

    Bütün hikaye Silmarillion'da Orta Dünya'nın yaratılışıyla başlıyor -bu Orta Dünya Hobbit ve Y.E.'nden tanıdığımızdan daha farklı bir Orta Dünya; çünkü defalarca farklı şekillere evrildiğine şahit oluyoruz. Bu yaratılış hikayesi tek ve gerçek tanrı Eru Ilúvatar'ın Valar'ı (yarı-tanrısal yaratıcıları) yönetici/idareciler ve onların daltında Maiar'la (ölümsüz ve olağanüstü kabiliyetlerle donatılmış varlıklar) başlıyor. Lucifer'ın (İblis) Orta Dünya'da replikası Melkor isimli Vala'nın ve altında ona hizmet eden Vala Eulë'nin Maia'sı Sauron ve hikayenin sonlarında yol göstericiler olarak Orta Dünya'ya gönderilen İstari'lerden Curumir (Y.E.'den tanıdığımız Ak Saruman) kötücül karakterleri oluştururken karşısında ise Eru dahil altındaki diğer yaratılan yaratıcılar da iyi kutbu oluşturur.

    Valar Orta Dünya'yı ve içerisindeki bütün varlıkları aşama aşama yaratılır. Başlangıçta kötücül olmayan Vala Melkor giderek yok edici, kötücül bir Vala'ya dönüşür. İlk doğanlar olarak elfler yaratılır ardından İnsanların gelmesi planlanır. Arda kalan Valar'dan habersizce Vala Aulë cüceleri yaratır.

    Melkor, Eru Ilúvatar'ın gücüne ve yaratışına özenirken karanlığa yönelir. Melkor diğer Valar'ın faaliyetlerini çarpıtmak veya yok etmek için çalışır; ki Orklar'da elflerin çarpıtılmaları sonucu var olagelen yaratıklarıdır. Mitolojinin diğer yakasına oturan önemli olan bir diğer unsursa Silmarillerdir. Silmariller 3 adet olup antik elflerden Fëanor'un ürettiği kutsiyeti bulunan mücevherlerdir. Daha sonradan elfler tarafından Morgoth olarak da anılacak Melkor'un, bu kutsi mücevherleri/Silmarilleri tacına kakmak için çalmasıyla macera başlar.

    Silmarillion destanına konu olan hikayeler yüzyıllar sürer. Morgoth'un oyununa gelen ve oyuncağı olan varlıkların devinimi müthiş bir şölen sunar hayal gücümüze. Silmarillion'ta anlatılan ve ayrıca daha detaylıca romanlaştırılmış Beren ve Lúthien'in Hikayesi, Húrin'in Çocukları da dilimize çevrilmiştir ve çok nadide kitaplardır.

    Kabul etmek gerekir ki Silmarillion Tolkien'in okunması en zor eseridir. Anlatısı çok da basit olmayan, zaman-mekan kurgusunun çok hızlı aktığı bir destandır Silmarillion.

    Tolkien'i epik fantezi edebiyatının babası yapan eser Silmarillion'dur. İlk olması hasebiyle, onu okumadan ardıllarını değerlendirebilmek çok da mümkün değildir diye düşünüyorum. Silmarillerin özünün geldiği 2 Valar Ağaçlarındandan Ak Telperion'un ışığı bu edebiyat akımına bir meş'ale tutmuştur.

    Silmarillion'un Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi'nden önce okunması gerekir ama bu çok zor bir deneyim olacağından naçizane tavsiyem sırasıyla: Hobbit , Yüzüklerin Efendisi ve Silmarillion ve Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi bir tur daha dönülmelidir. Beren ve Lúthien'in Hikayesi'ni henüz okuma fırsatım olmadı ama Húrin'in Çocuklarını okuyabilme şansına eriştim. Şimdi aklımda daha da iyi yer etti haliyle. Beren ve Lúthien'in Hikayesi'ni okumamın ardından Húrin'in Çocukları, Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi'ni bir kere daha okuyacağım.

    Lúthien Tinúviel'in bir fanart'ını burada paylaşmak istiyorum; çünkü bende o cesur elf prensesinin etkisi çok büyük.
    http://orig12.deviantart.net/...ahaladar-d8sinw2.jpg

    Bu uzun incelememi okuma zahmetinde bulunanlara yürekten teşekkürlerimi sunarım.

    Orta Dünya hakkında beni çokça bilgilendiren içerikleri ile Murat Beyin kanalını da buradan paylaşmakta bir mazur görmüyorum : https://www.youtube.com/...RXESaUXNdNJSdJDRCvWA

    Sevgiyle kalın.

    Oğuz Beyiniz
  • Sahici kin, öldürmekle bile hafifletilemeyen hem yaratıcı hem bitirici, müthiş bir duyguydu.
  • Çıkarcı CEO'ları baş tacı ettik; aşırı servetlerini, sayısız villa ve köşklerini, mega yatlarını ve lüks jetlerini yere göğe sığdıramadık. Kapitalizmin yaratıcı potansiyelinden uzaklaştıran hastalıklı eylemleri onları mahkûm etmek yerine, birer kahraman ilan ettik.
  • Tyco International Ltd. (TYC) şirketinin CEO'su Leo Dennis Kozlowski, çağımızın düzenbaz CEO'larından biri olarak her geçen gün biraz daha öne çıkıyor... En hızlı zamanlarda, yılda 200 şirket yutarak -neredeyse her iş günü bir tane- tarihteki en yaratıcı şirket alıcısı.
    (...) Ve Kozlowski sadece bunlardan biri. Meydanda en azından bunun kadar, hatta çok daha kötü bir sürü CEO var...
  • Bazı akılsızlar dünyanın bir Yaratıcı'nın elinden çıktığını söylüyorlar. Dünyanın yaratıldığı görüşü yanlıştır. Reddedilmelidir.
    Dünyayı Tanrı yarattıysa, yaratılıştan önce neredeydi?..
    Şunu bil ki, dünya yaratılmış değildir. Zaman gibi dünya da yaratılmamıştır. Bir başlangıcı ve sonu yoktur.
    Ve kurallara bağlıdır...
    - Mahapurana, Jinasena (Büyük Efsane) Hindistan 9. yüzyıl