Puan vermedi·%49 (145/293 syf.)·
Kitabı yarım bıraktım. Tek bir sebebi var: Hayat artık bu tarz kitapları okumak için çok kısa. Dönemsel bir hikaye olması açısından dikkat çekici olabilir ama ben artık her hareketin ama her hareketin betimlendiği bir kitap okumak istemiyorum. Bu tarz “Agnes kaşını kaldırdı, söze başlamadan önce dudaklarını büktü.” şeklinde düz tasvirciliğe indirgenen kitapların miadının çoktan dolmuş olması gerekiyor bana göre. Modern edebiyat artık çok daha farklı akımlar, teknikler ve yaratıcı imgeler, çağrışımlarla doluyken hikayeye hiçbir katkısı olmayan kişilerin bile yüzünün saçının betimlendiği bir kitap “edebi” olmaktan çok okuru sıkıyor, okumayı da zorlaştırıyor ve tekdüze hale getiriyor. Uzun zaman sonra yarım bıraktığım tek kitap. Kitabını okumakla zaman kaybetmektense filmini izlemeyi yeğlerim.
1000Kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma
9/10
·280 syf.·
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Arthur Conan DoyleSherlock Holmes - Gümüş Şimşek Arthur Conan Doyle'un kaleme aldığı Gümüş Şimşek, Venedik Yayınları tarafından yayımlanan ve Sherlock Holmes'un en başarılı kısa öykülerinden oluşan seçkilerden biridir. Yaklaşık 280 sayfalık bu baskı, yalnızca tek bir macerayı değil, Holmes'un farklı dönemlerine ait birçok önemli vakayı bir araya getirerek okura zengin bir okuma deneyimi sunmaktadır. Kitaba adını veren Gümüş Şimşek, yalnızca kaybolan bir yarış atının hikâyesi değildir. Doyle, görünüşte basit olan bir olayın arkasında insan hırsını, para tutkusunu ve dikkat edilmeyen ayrıntıların gerçeği nasıl ortaya çıkardığını ustalıkla anlatır. Özellikle Holmes'un "gece havlamayan köpek" çıkarımı, polisiye edebiyatının en unutulmaz mantık yürütmelerinden biri olarak kabul edilir. Hikâye, okura suçun her zaman görünen yerde değil, gözden kaçan ayrıntılarda saklı olduğunu gösterir. Kitaptaki ikinci önemli öykü olan Sarı Surat, klasik Sherlock Holmes anlatılarından farklıdır. Bu hikâyede cinayet ya da büyük bir suç örgütü yerine, önyargılar ve aile sırları ön plana çıkar. Holmes bu vakada yanlış bir sonuca ulaşır ve sonunda kendi hatasını kabul eder. Bu yönüyle Sarı Surat, Holmes'un kusursuz olmadığını gösteren ender öykülerden biridir. Borsacı Katibi, kimlik hırsızlığı ve finansal dolandırıcılık üzerine kurulmuş oldukça zekice hazırlanmış bir hikâyedir. Doyle burada şiddetten çok planlı suçlara odaklanır. Holmes'un küçük ayrıntıları birleştirerek büyük resmi ortaya çıkarması, öykünün en güçlü yönüdür. Gloria Scott, Sherlock Holmes'un gençlik yıllarında çözdüğü ilk vaka olması bakımından ayrı bir önem taşır. Hikâye, yalnızca bir gizemi çözmekten ibaret değildir; Holmes'un dedektiflik yeteneğini ilk kez keşfedişini ve geçmişten kaçmanın mümkün olmadığını anlatan dramatik bir öyküdür. Musgrave Töreni,
Edebiyat
Sherlock Holmes - Gümüş ŞimşekArthur Conan Doyle · Venedik Yayınları · 20192,226 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Let's Play serisinin dördüncü kitabında ana konunun mihenk taşı olan Sam'in yarattığı Ruminate oyununun derinliğine doğru bir yolculuk bekliyor okuyucuyu. Marshall'in Sam'e verdiği sözü tutmak için kanalında yerle bir ettiği oynaması bu kitabın en önemli olaylarından sadece birisi... Tabi bu oyunu sadece Marshall oynamıyor, Sam'in hiç unmadığı bir kişi daha oyundan haberdar olacaktır. Aynı zamanda Charles'in geçmişinden bir anın şu andaki karakterini oluşturmasında önemli bir etken olduğu kendisini belli ediyor. Link'in de Sam'in kırılgan yapısını bilerek davranması, Marshall'ın yaptığı hatayı telefi etmeye çalışması da çizgi romanın insan duyguları üzerindeki derinliği düşünülerek çizildiği ve yazıldığını gösteren unsurlardandır. Bu kitapta Sam'in kırılgan yapısının altında aslında ne kadar zeki bir kadın olduğunu bir kez daha görecek okuyucu. Ailesi tarafından cam bir fanusun içerisinde yetiştirilse de -geçirdiği hastalıklardan dolayı- kendi dünyasında yarattığı Ruminate ve oynadığı oyunlar ile yaratıcı gücünü ortaya koyuyor. Özellikle Ruminate bölümlerinde oyuncunun yapması gereken görevlerin zekice seçilmesi ve yazarın da bu kurguyu ilmek ilmek işlemesi takdire şayandı. Seride sevdiğim bir diğer yanı ise oyun ve gerçek yaşamın iç içe işlenmesidir. Bu sayede karakterler ile bağ kurulma olasılığı daha da artıyor. Marshall'ın Ruminate'i oynadığı kısımlar ise aslında yapılan veya ortaya konulan her eylemin en doğru şekilde yorumlanması gerektiğini çarpıcı ve uygulamalı bir şekilde sunuyor., Öncelikle bu seriye başlamak isterseniz mutlaka serinin ilk kitabından başlamalısınız. İkinci, üçüncü veya dördüncü kitaptan başladığınızda olay örgüsü havada kalacaktır ve ana konu net bir şekilde anlaşılmayacaktır. Çünkü ikinci, üçüncü ve dördüncü kitaplarda daha çok
Let's Play: Oyun Başlasın 4Leeanne M. Krecic · Artemis Yayınları · 20267 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 12:52
922 yılında Bağdat'ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac, o günden bugüne, bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta, hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir. Doğu'da ve Batı'da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır. Hallac'ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur "Ene'l-Hakk" (Ben Yaratıcı Hakikatim) sözünü de bilir. Vahdet-i vücudu yaşayan birinin, içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış, onun "Ben Tanrı'yım" dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır. Oysa Hallac'ı Ahmed Yesevi'nin, Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin gözünden görmek gerekir. Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi. Hallac, varlığını İslam'ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti. O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu; bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu. Onun, şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı'yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir. Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var: Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac'ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak.
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011168 okunma
Puan vermedi·
Değerli dostlar, Heyecanla beklediğimiz, kıymetli hocamızın "İslam ve Hayat" adlı eseri yayımlandı. Bu eser, adeta karanlıkta yolumuzu aydınlatan bir aracın uzun farları gibi önümüzü görmemize, istikametimizi daha net belirlememize vesile oluyor. Rabbim hocamıza sağlık, afiyet ve bereketli bir ömür ihsan eylesin. Yolumuzu aydınlatan, ufkumuzu genişleten ve bizlere rehberlik eden nice güzel eserler kaleme almasını nasip eylesin. Amin "İslâm; insanın, fıtrat / yaratılış düzeni üzere, bir başka ifadeyle; ruh-beden, akıl ve vicdanının gereklerine göre hayatı yaşamasıdır. Bu manada İslâm, evrendeki ilâhî düzenin; insan hayatındaki izdüşümü mesabesindedir. Ne var ki diğer varlıklar; istem-dışı (zorunlu olarak) bu yaratılış düzenine tâbî olarak varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürürken; insanoğlu, yaratıcı kudret tarafından biyolojik yaşamında bu kurallara zorunlu olarak tâbî kılınmış, ancak manevî / ahlakî yaşamında kendi irade ve isteğiyle yaşama özgürlüğüne ve sorumluluğuna sahip kılınmıştır. İnsanın bu özelliği; bir taraftan ona özgürlüğü armağan ederken, diğer taraftan da sorumluluğu getirmektedir ki insanın sınav alanı da burasıdır. Bu sınav, insanoğlunun; hayatın her alanında ve bütün faaliyetlerinde, yaratan ve yaratılanlarla iletişiminde, insanîliği, ahlakîliği gözetmesidir.
İslam ve HayatHasan Elik · Marmara Akademi Yayınları · 20260 okunma
'Kendinizi dizginleme kaslarınızı güçlendirin.'
Puan vermedi·320 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:51
Hikâye 9 ay kıştan sonra sürekli evde olmaktan sıkılmış annemin bütün arkadaşlarını aramamla ve tek tek evlerinden alıp onları pikniğe götürmemle başlıyor. Yaş ortalaması yetmiş, rüzgar çıkınca olası firelere engel olmak için taşıdığım şallar da cabası :) Sonuç kikir kikir gülüşlerle ve -olmazsa olmaz- yaşaran gözlerle müthiş bir grup terapisi... Sözü edilen yaşamlara hiç bir kitapta denk gelemeyeceğimi, hiç bir anlatımın bu kadar keyif veremeyeceğini çok iyi biliyorum. Çünkü hâlâ içinde olduğumuz bu zihin bulanıklığına bulaşmamış, şanslı, ender, narin ve gerçekler... İnternetle tek bağları, gelen Cuma mesajlarında izledikleri videolar ve açabiliyorlarsa whatsapp görselleri, ses dosyaları, torunla torbayla görüntülü aramalar... Neyi kaybettiğimizi görmek isteyenlerin bunu tecrübe etmesini şiddetle tavsiye ederim. Onlardaki yaşam soluğu kimsede yok, maalesef artık dahasını istemekten başka bir şey düşünemeyen çocukları da dahil ederek söyleyebilirim ki; onlarda eksilmeyen bir şeyler var. Çocukların ve torunların ahvalini anlayamayacak kadar duru ve anlamlı bakıyorlar hâlâ... Matt Haig internetin bize neleri getirdiğini ve bizde nasıl etkiler bıraktığını güzel izah etmiş. Bir psikoloji kitabı değil ama kendi psikolojik sorunlarını adım adım içtenlikle anlatıyor olması, kısmen bir vaka incelemesine dönüştürmüş eseri. Öneriler de oldukça mantıklı ve not edilesi. Yine de kendini kişisel gelişim kitaplarının, tekrara düşen, alıntılar ve mottolar defterine dönen, uzak doğu felsefesine ekmek banan atmosferinden kurtaramamış. Çok satanlar listesine giren kitaplardan uzak durmanın doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyorum :) Yaşadığı ağır depresyonun, ekran başında geçirdiği süreyle ilişkisini çok iyi kavramış ve an an bunu aktarabilmiş olması okura çok şey
Kişisel Gelişim
Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20191,724 okunma