1915 Tehciri: Devleti’nin Zorunlu Göç Politikası Değerlendirmesi
Puan vermedi·159 syf.··
2026 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:22
Sevk ve iskân kararının geçici olduğunu, Dünya Savaşı'nm bitiminden sonra, yani 18 Aralık 1918'de, Ermeniler için geri dönüş izninin verilmiş olması da ortaya koyuyor. "Savaş ve olağanüstü siyasi zaruret dolayısıyla başka böl­gelere nakilleri gerçekleştirilen Ermenilerin yerleştirilmele­ri, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının temini hakkında talimat­name. Gizlidir Madde 1- Nakli gereken halkın sevk edilmeleri, o bölge­deki devlet memurlarınca yerine getirilecektir. Madde 2- Nakledilecek Ermeniler, bütün kıymetli taşına­bilirlerini ve hayvanlarını birlikte götürebileceklerdir. Madde 3- İskân bölgelerine sevk edilen Ermenilerin, yol­culukları sırasında, can ve mallarının korunması, yiyecekle­rinin ve rahatlarının sağlanması, yolları üzerinde bulunan vilâyet görevlilerine aittir. Bu konudaki herhangi bir gecik­me ve ihmalden her kademedeki devlet görevlileri sorum­ludur. Madde 4- İskân bölgelerine varan Ermeniler, durum ve şartlara göre, ya bireysel olarak mevcut köy ve kasabalara eklenecek evlere veya hükümet tarafından belirlenecek köylere yerleştirileceklerdir. Yeni kurulacak köylerin sağlı­ğa zararlı olmayacak ve ziraat yapılabilecek yerlerde kurul­masına bilhassa dikkat edilecektir. Madde 5- İskân bölgelerinde, şayet köy kurulması için boş veya boşaltılmış devlet arazisi bulunamazsa, devlete ait çiftlik ve köyler bunun için tahsis edilecektir. Madde 6- Ermenilerin yerleştirilecekleri köyler ve kasa­balar ile yeniden kurulacak köylerin sınırlarının, Bağdat de­miryoluna yirmibeş kilometre uzakta bulunması şarttır. Madde 7- İlâve suretiyle köy ve kasabalara yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köyde iskân edilenlerin nüfus kayıtlarına esas olacak şekilde, her bir ailenin ismi, tanın­dıkları lakapları, hangi sanata sahip oldukları, iskân bölge­sine ne zaman geldikleri,
Sürgünden Soykırıma - Ermeni İddialarıYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2006219 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Yakın tarihin en başarılı fakat tarihte yerini alamamış paşasını bize tanıtan yazara çok teşekkür ediyorum. Halil kut paşa. Enver paşanın amcasıdır. Askeri okul sonrası osmanlı devletinde; Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan ve sırbistadaki çetelerle mücadele görevi verilir. Daha önceki komutanlar bu görevi yapamamışlardır. Halil paşa 40 ar askeri timler kurup yenilmez çeteleri yok etmiş Osmanlı içinde şöhret kazanmıştır daha sonra trablusgarp a gidip italyanları bozguna uğratır. İtalyanlar ağır kayıp verince avrupadan yardım ister ve Balkan savası çıkartır. Halil paşa orayı mecbur bırakıp Balkanlara gelir burdada başarı sağlar. Devlet onu kafkasya ya Rus mücadelesine gönderir. Orada ruslara ağır darbe vurur. Ordan İngiliz tehtidindeki ırak a gider. Güneş batmayan ülkeyi dize getirir. Kut da esi benzeri olmayan zafer kazanır. İngiliz generali tutuklar. Zafer sarhoşu olur buradaki askerleri İran üzerine gönderir orayı zapt etmek ister. Askerlerin gittiğini gören ingilizler kut u ,musulu ve kerlük ü ele geçiir. Yıldırım ordu komutanlığına atanır savas biter. İstanbul a gider. Orada ingilizler tarafından tutuklanıp cezaevine atılır. İttihatcılar onu kaçırırlar. Mustafa Kemal onu komünist rusyadan para ve silah temini görevi verir. Bu görevide yapar. Burdan sonra gerek Enver paşanın amcası olması, gerek ittihat terakki üyesi olması sebebi ile tbmm tarafından rusyadan atılması sağlanmış ordan ülkeye girişinde izin verilmemiş. Almanya ya mecbur giden Halil paşa ermeni tehlikesine karsı ülkeye gelmek istediğini Mustafa Kemal paşaya yazar Mustafa Kemal emekli olup birseye karışmamak kaydı ile gelişine izin verilir ve 35 sene daha İstanbul da eşi ve çocukları ile herşeyden uzak yasar. Mustafa Kemal den ırakdaki ingilizlerin elinden musul ve kerkük ü alabileceğini söylesede
Halil Kut PaşaMehmet Emin Dinç · Kronik Kitap Yayınevi · 201889 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·76 syf.··
2025 3. kitabı
Selmûn aleykûm ve rahmetullâh. Kitapta "Yahudilik'te, Hristiyanlık'ta, Cahiliyye'de Kadına Bakış Tarzı Nasıldı ve İslam Nasıl Konumlandırmış?" temasının kıyas yapıldığını görmekteyiz. Sayfa 15-26: "Muharref Ehl-i Kitab Gözünde Kadın: Şeytanın Oyuncağı" Talmud'a göre; bir erkek yahudi sabah kalktığında yaptığı il dua; "Tanrı'mın kendisini İsrailoğulları'na mensup kıldığı, kadın olarak yaratmadığı ve kendisini cahillerden/putperestlerden yapmadığı için Tanrı'ya şükretmelidir." (Menahot, 43b; A. Cohen, Le Talmud, trad. Jacques Marty, Paris, 1991, s. 211). (Talmut, Tevrat'ın açıklamasıdır)." Sayfa 18: "Hazret-i Havva'dan itibaren güya bütün insanlığı asli günaha bulayan, kadındı! Öyle ki Katolik kiliselerinde yapılan evlenme törenlerinde okunan duada "Günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiş annem bana gebe kalırlen." ifadeleri hâlâ tekrarlanmaktadır. Kadına, evliliğe ve aileye bakış böyle olunca Hristiyanlık'ta 'aile' bir şuc müessesesi, 'evlilik' bir kusur gibi telakki edildi. Erkek ve kadının evlenmeyip manastıra kapanöası, rahip-rahibe olması övüldü. Bu da fıtrata aykırıydı. Evlilik adeta bir ruhsat olarak kabul edilse de zaruri hallerde boşanmaya açık kapı bırakılmadı. Bütün bu fıtrat aykırı anlayışlar; zinaya, ahlaksızlığa, eşcinselliğe ve fuhşa revaç verdi." Küçük bir araştırma sonucu evliliğe karşı tabuların olunduğu hâlde en kötü boyuttaki ensest ilişkilerin rahip-rahibeler arasında kapalı alanlarda olduğuna dair araştırmalara erişilebilir. Allah'ın temiz kıldığı fıtrata zerre kadar bozukluk ve hastalık bulaştırmaya kalkınca herkes bunun ne kadar yanlış olduğu ile karşı karşıya kalıyor er veya geç.. Osmanlı'da 1400'ü aşkın vakıf, yardım kuruluşu, dernek, yardımcılarının ezilmemesi için, fakir olup evlenemeyen genç kızların masraf temini için vs.
1000Kitap
Sâliha HanımOsman Nuri Topbaş · Yüzakı Yayıncılık · 2017228 okunma
vahdettini aklıyorum gözlerim kapalı.. lol.
Puan vermedi·112 syf.··
2024 346. kitabı
okumuş olduğum bu kitabın girişinde kitabın yazarı kitapta yer alan konular temelli başından geçenleri şu şekilde açıklar; 'elinizdeki kitapçık gerçekte, 1989 yılı başında bir makale olarak kaleme alınmıştı. Mustafa Kemal aleyhindeki bazı iddiaları yanıtlayan içeriğinden ötürü çalışmanın, Atatürk dil, tarih ve kültür yüksek kurumuna bağlı, Atatürk araştırma merkezi başkanlığının, üç ayda bir düzenli olarak çıkarmakta olduğu dergisinde (Atatürk araştırma merkezi dergisi) yayımlanabileceğini düşünen yazar, yanıldığını anlamakta gecikmedi. adı geçen merkeze, birkaç kez iadeli taahhütlü olarak postalamış olmamıza rağmen, telefonla aradığımızda ısrarla, makalenin ellerine geçmemiş olduğunu söylüyordu. bunun üzerine, hocam prof. dr. ergün aybars tarafından elden götürüldüğünden olsa gerek, teslim alınmak zorunda kalınan makalenin, dergide neden yer bulamadığını, bir yıl sonra tesadüfen karşılaştığım merkezin gerçekte tarihçi olmayan sayın müdürü, "biz bunları her gün söylüyoruz" diyerek açıklayıvermişti.' bu olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra yazar bir sohbet esnasında bu olaydan bahseder ve durumdan haberi olan ayraç yayınları yazarın çalışmasını kitaplaştırıp yayınlar.. bu kitabın basılış hikayesi yazarın anlattığına göre bu şekilde gerçekleşmiştir. peki (yazarın dediğine göre) Atatürk araştırma merkezinin zamanında dergisinde yayınlamadığı bu çalışmanın konusu nedir? çalışmada nelerden bahsedilmektedir? bunlar; -anadoluda filizlenip yeşeren, büyüyen ulusal direniş hareketinin liderliğinin Mustafa Kemal'den alınıp aslı olmayan düşünce ve eylemlerle vahdettine verilmek istenmesi yönünde yapılanlar. -kadir sonofpopcornun Kurtuluş Savaşında Sarıklı Mücahidler ve Osmanoğulları'nın Dramı adlı
Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal ve VahdettinEngin Berber · Ayraç Yayınları · 19986 okunma
2023 Ekim Öncesi ve “Sapkınlığın Tarihi”
Puan vermedi·283 syf.·
2023 16. kitabı
“Yahudi yumruğunun gücü, üzerini kaplayan Amerika’nın çelik eldiveninden ve bu eldivenin içinde astar vazifesi gören dolarlardan gelir.” -Yahudilik ve İsrail, Yeşayahu Leibowitz * İsrail ikinci dünya savaşı sonrası kurulmuş bir devlet olmasıyla henüz 100 yaşında bile değil. Yani kendisinden yaşça büyük insanlar var; hem de o topraklarda, eğer hepsi öldürülmediyse. Bu bize neyi gösterir peki? Farzı muhal İsrail 10 senelik bir devlet olsun. Bu, İsrail’in pek çok konuda haksız olduğunu mu imler? Elbette bir devletin kuruluş tarihi tek başına haklı-haksız hükmünü idame ettirmez. Fakat en sıradan görülen ferdi dahi “Ben çalmazsam başkası gelip zaten çalacak” fikrine sahipse, yekünen hemen hepsi evde, tarlada, toprakta ve dolayısıyla koca coğrafyada sonsuz hak iddia ediyorsa, tüm bunların tesisi için çocuk öldürmeyi bile din biliyorsa, İsrail halkı gibi olanlara (yeryüzünde başka örneği varsa) ve onları destekleyenlere her şeyin bir tarihi olduğunu göstermesi adına çok şey gösterir. Garaudy kitabını “sapkınlığın tarihi” olarak tanımlıyor ve ekliyor; “vahyedilmiş bir kelamı harfiyyen ve seçmeci bir tarzda okumak suretiyle dini, kutsallaştırılan bir siyasetin aleti yapmaktan ibarettir.” Siyasetin, Yahudi inancının değil siyonizmin sonucu olduğunu da belirtiyor. Bahsedilen bu siyonizm, bugün beyaz ekranlar aracılığıyla duyduğumuzda ve şahit olduğumuzda nasıl sorularıyla aklımızın almadığı tutumların yansımasıdır. Üç maddeyle bu yansımayı (doktrini) açıklamak gerekirse; 1- Theodere Herzl tarafından 1896’da kurulan siyasi bir doktrin 2- Yine Herzl’in ifadesiyle esasen dini değil Avrupa menşeili milliyetçi bir doktrin 3- İşgali “vaad edilmiş toprak” olarak bilen sömürgeci bir doktrin Bu öyle bir yansıma ki düşünmesi dahi insanı kahretmeye kafi geliyor. Temelinden
Filistin
İsrail Mitler ve TerörRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 2007390 okunma
Nahid Sırrı Örik - Kıskanmak Üzerine
8/10
·240 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 19:40
1937 yılında tefrika(gazete ve dergilerde bölüm bölüm yayımlanma) edilen 1946 yılında ise kitap olarak basılan Nahid Sırrı Örik kitabıdır. Kitabı hemen hemen 2 günde bitirdim ve bu anlamda kitabın oldukça akıcı ve insanı yormadan ilerlediğini söyleyebilirim. Kitabın adında da olduğu üzere kitabın bize verdiği temel mesaj, kıskançlık, bu kıskançlığın insanda neden bulunduğu ve nelere yol açtığıdır. Açıkçası yazar bu temi gayet insanı okumaya teşvik edecek şekilde işlemiştir. Kitabı okumaya teşvik eden unsurlardan biri de kitabının kısa bölümler hâlinde ve özellikle kıskançlığı ömrü boyunca yaşayan Seniha'nın amacına ulaşacak mı bekleyişimdendir. Yazar, bu psikolojik durumu fena olmayan bir üslupla kaleme almıştır. Spoiler!!! Kitapta Seniha'nın abisinden intikam alma yolu, abisinin karısını başka biriyle aldatmasına yardım etmesidir. Zira Seniha ömrü boyunca abisi için ömrünü feda etmiştir. Ailesi sırf Halit(Seniha'nın abisi) yurt dışında rahatça okusun diye Seniha'nın okumasına izin vermemiş ve hatta masraf olmasın diye evlenmesine dahi izin vermemiştir. İşte Seniha'nın çocukluk yıllarında ailesi tarafından dışlanması ve Halit'in yurt dışından döndükten sonra yıllar boyu Seniha'nın evlenmesini dert etmemesi okuyucu olarak bizim Seniha tarafında olmamızı sağlamıştır. Seniha, sırf abisinden intikam alabilmek için yıllar boyu evlenmemiş, kendinden aşağı biriyle sırf abisi tarafından küçük görülmemek için evlenmemiştir. Nahid Sırrı, Seniha'nın intikamını herkesçe bilinen ''İntikam soğuk yenen bir yemektir'' atasözümüze uygun bir şekilde gerçekleştirmiştir adeta. Kitaptaki ''yasak aşk'' motifi pek çok romandaki gibi işlenmiştir. Genç ve güzel bir kız, kendinden hayli yaşlı biriyle sırf hayatında maddi sorun olmasın diye ailesi tarafından
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 20253,379 okunma