Hz. Hasan gibi vahdeti hayatının esası kılmak istiyorsan, yüreğin yansa bile ümmetin birliği adına kendi haklarından vazgeçmelisin. Düşmanlar alay etse, dostlar kınasa, cahiller ileri geri konuşsa ne yazar. 'el arrü hayrün minen nar' / 'utanmak ateşten hayırlıdır' deyip, vahdet adına adım atmalısın ki, paramparça olmuş ümmeti birleştirebilesin.
Hz. Fatıma gibi iffeti hayatının esası kılmak istiyorsan, Betül olmalı, el değmemiş, göz değmemiş bir şekilde Ali'ne yürümelisin. Allah kitabında kötü kötüye, temiz temize yakışır diyor. Vakarı, edebi, hayâyı hayatında diriltmelisin ki, adını iffet abidelerinin arasına yazdırabilesin.
Hz. Ali gibi istikameti hayatının esası kılmak istiyorsan, Rabbin ile irtibatı çok güçlü tutmalısın. İhsan şuurunu kuşanmalı, ihlas üzere yaşamalı; Allah'tan gayrı ne varsa hepsini yüreğinden silip atmalısın. Tevhid'i istenilen oranda hayatına hakim kılmalısın ki, savrulmadan yürüyebilesin.
Hatalı olmak değil; hatayı düzeltmemek bizim için büyük bir ayıptır. Çünkü insanız, çünkü Rabbimiz bizi bu şekilde yarattı ama 'düzeltin kendinizi, yürüyün, ilerleyin' diye de emretti.