Merhabalar kitap dostları! 👋☕ ​Samet Karaevli’nin "Adada Bir Sabah" isimli kitabıyla tanışmak benim için çok özel bir deneyim oldu. Yazardan okuduğum ilk eser olması sebebiyle beklentim yüksekti ve beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. 🌊✨ ​Kitap, kapağına bakınca sizi hemen içine çeken, sakin ama derin bir atmosfere sahip. 120 sayfalık, elimize aldığımızda bitiverecek gibi duran ama aslında her cümlesiyle bizi düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor. 📖💫 ​İçerisinde toplam 8 farklı hikâye yer alıyor. Her biri birbirinden bağımsız gibi dursa da aslında hepsi aynı hayat telaşının, aynı hüzünlerin ve aynı umutların birer parçası gibi işlenmiş. 🕊️🌿 ​Yazarın dili gerçekten çok akıcı ve sade. Hiç zorlanmadan, sanki bir arkadaşınız size yaşadığı bir olayı anlatıyormuş gibi akıp gidiyor sayfalar. ☕🧡 ​Özellikle kitaptaki "Umay" hikâyesine resmen kalbimi bıraktım. Okurken çok başka bir duygu yoğunluğu yaşadım, etkisi hâlâ üzerimde. 🥺💖 ​Bazı anlar o kadar tanıdık geliyor ki, sanki kendi hayatımızdaki yarım kalmış bir cümleyi yazar bizim yerimize tamamlamış gibi hissediyoruz. 🧩✨ ​Gerçek hayatların, yaşanmışlıkların bu kadar amatörce ama bir o kadar da samimi bir dille anlatılması beni çok içine çekti. İçimdeki huzursuzluğa yoldaş oldu bu kitap. 😌🌟 ​Yazarın bu tarzı, kısa öykülerdeki başarısı beni gerçekten büyüledi. Kelimeleri seçişi, olayları kurgularken kullandığı o sade ama etkileyici üslup çok başarılıydı. ✍️🚀 ​Şimdi ise içimden geçen en büyük beklentim, yazarın bu yeteneğini daha uzun soluklu bir romana taşıması. Bu akıcılığı ve samimiyeti bir romanın sayfaları arasında görmek eminim harika olacaktır. 📚🎈 ​Samet Karaevli’den en kısa zamanda uzun ve soluksuz okuyacağımız bir roman bekliyorum! Bu kalem, daha çok hikâyeyi bizlere ulaştırmalı. ⏳🎁 ​Eğer hayatın yorgunluğundan biraz
Duygular Üzerine İçimden Geldiği Gibi
Bazen durup düşünüyorum aslında ben aşık oldum. Sevdim de, sevildim de. Ama yine de içimde garip bir eksiklik var. Çünkü hiçbir şey tam olmadı. Ve bu beni hâlâ “aşk neden olmuyor?” sorusuna getiriyor. Yani mesele artık o kişi değil. Onu düşünmüyorum bile. Ama geriye kalan o his o yarım kalmışlık hâlâ benimle. Sanki bir şey hep başlıyor ama tamamlanmıyor gibi. Diyorum ki kendime, ben hissedebilen biriyim. Hatta belki fazla hisseden biriyim. Birine anlam verebiliyorum, bağ kurabiliyorum. Karşı taraf da bazen hissediyor ama bir yerde kopuyor. Ya zaman yanlış oluyor, ya insanlar yanlış oluyor, ya da bir şeyler eksik kalıyor. Ve ben hep o “eksik” olan şeyin ne olduğunu düşünüyorum. Acaba ben mi yanlış zamanda denk geliyorum her şeye? Yoksa ben mi fazla derin hissediyorum da karşı taraf aynı yere gelemiyor? Ya da gerçekten herkesin yaşadığı o “karşılıklı, tam” aşk çok nadir bir şey mi? Bazen de şöyle hissediyorum sanki ben o şeyi yaşayabilecek biriyim ama bir türlü denk gelmiyor. Bu da insana tuhaf bir sabırsızlık veriyor. Çünkü biliyorsun yapabilirsin, hissedebilirsin ama ortada yaşayabileceğin doğru kişi ya da doğru an yok. Ve bu da zamanla insanın içinde bir sorguya dönüşüyor: “Acaba hiç olacak mı?” diye. Çok umutsuz değilim aslında. Ama çok emin de değilim. Daha çok arada kalmış gibiyim. Bir yanım hâlâ inanmak istiyor. Gerçekten uyumlu, karşılıklı, net bir şeyin var olabileceğine inanmak istiyor. Ama diğer yanım da diyor ki şimdiye kadar olmadıysa, belki de düşündüğün kadar kolay bir şey değil bu. Belki de aşk dediğimiz şey sadece hissetmek değil doğru zamanda, doğru kişiyle, aynı anda o hissi yaşayabilmek. Ve belki de en zor olan kısım tam olarak bu. Bilmiyorum. Sadece şunu hissediyorum: Benim içimde o duygu var. Ama sanki dış dünyada onun tam karşılığına henüz
Duygu ve Düşünce
Reklam
Bazı hikâyeler başlamadan önce bile yarım kalır...
Öğretmen ve öğrenci olanlar baksın saadece
Şimdi öğretmen varsa aranızda ayıptır sorması yarım puan bakın tam puan değil yarım puann ile bırakmanız mantıklımı soylermisiniz ödevim fln tam herşeyim yaa beni okula çağırman hangi akla mantığa uygun yaa yarım puan ver geçir işte niye takıyorsun bana yaaa. Buna cevap istiyorum öğretmenlerimiz bizim değişimiz ile hocalarımız
Boremess -yarım kaldı kelebeğim
Sessizlikle savaşırım sensizlikle savaş amam
İkinci kitap için silkelenme zamanı… 📚✨ Kaldığımız yerden devam. :) Aslında büyük bir heyecan ve azimle başlamıştım. Hatta nisan gelmeden epey yol almıştım. Sonra hayat araya girdi… Olaylar, koşturmalar derken her şey yarım kaldı. Ama bugün, bahaneleri bir kenara bırakıyorum. Zihnimi toparlıyor, kaldığım yerden yeniden başlıyorum. Detaylar şimdilik sürpriz… 🤍
Reklam
Reklam