Muhabbete başlamayı bekliyordu Butimar. Kendinde gizlediği onca sırrı, özlemi ve yitirmişlikleri anlatmak için bekliyordu. Neticesinde muhabbet doğacaksa güzeldi beklemeler. Bizde bu nahif davete icabet etmek mecburiyetiyle başladık Butimarla yolculuğumuza.
Yusuf'un kendi kuyusunu bir gülistandan zindana çevirişine hayretle, öfkeyle acziyetle ve üzüntüyle şahit olduk. Yusuf nefsinin girdabında ailesini, dostluklarını, vefayı, inancını, sevdiğini ve kendini yok eden kuyunun sahibi. Yusuf, kitapların sevdalısı hakikatin yoldaşı. Yusuf, insanın iç sesinin kelimelerde vücut bulmuş hali.
Yusuf Butimar için benliğinden geçip, 'ben' uğruna Butimar'ı ziyan edendi.
Hem Yusuf hem Butimar ince bir sızı oldu bizlerde. Sonun verdiği hüzünle bir kez daha hüsran kuyusuna düştü gönlümüz. Her satır bir duygu, her duygu yeni bir ufuk oldu. En cok hüzün çaldı kapımızı. İnsan olmanın her türlü hasletini hissettik satır aralarında.
Çizdiğimiz satırlar bize bizi anlatan muhabbetin kelimelerdeki seyri gibiydi. Yazarın, kâinatta dillenmiş her kelimeyi bilme ve onu kendisiyle sadeleştirme gayretine hayret ve hayranlıkla şahit oldum. Butimar duygularımızın üst sınırlarını zorlarken istedim ki sizlerde bu gayretten nasiptar olun Ve tabii ki bu kalemin sahibi kıymetli @kaanmuratyanik, kaleminiz nice bilinmeyen kelimelerin hikayeleriyle buluşsun ve bizlerin de nasiptar olmasına vesile olsun. Butimar, bende yarım kalan bir hikaye oldu içimi sızlatan. Dilerim devamıyla okurlarınızın gönlünde sûrur vesilesi olursunuz. Kaleminiz var olsun