Dağcan Vural

9/10
·572 syf.··
2018 22. kitabı
Notre Dame de Paris Victor Marie Hugo'nun Dostoyevski gibi yayıncısının süre talebiyle konsantre olamadığı zamanlarda kıyafetlerini çıkarıp kendisini odasına kitleyerek 6 ay gibi bir sürede yazdığı yaklaşık 187.000 kelimeden oluşan kitabı. Kitabın asıl yazılış amacı o dönemde değeri unutulan Gotik Mimari'ye dikkat çekmek . Ki zaten Hugo'da Ahmet Mithat'ı anımsatan bir biçimde okuyucuyu bu konuda romanın akışını keserek bilgilendirmeye çalışıyor. Kitabın bana göre başkarakteri Başdiyakoz Claude Frollo. Onun psikolojik dalglanmaları değerlerinin duyduğu aşk karşısında paramparça olması ve en önemlisi de kitabın Frollo 'nun diğerlerine duyduğu sevgi ile var olması.Kitap aslında sadece aşka değinmiyor .Frollo'nun engelli Quasimodo'ya ,haylaz kendisi gibi yetim ve öksüz kardeşi Jehan'a ve yine bir başka yetim ve öksüz olan Esmeralda'ya duyduğu sevgi kitabı biçimlendiren en önemli unsurlardan. Kitapta ayrıca üç farklı insan tipinin üç farklı sevme tarzı anlatılmış. Yakışıklı,güzel giyinen ,havalı bir ismi olan Phoebus'un ama aslına inildiğinde beş para etmeyen sevgisi ,tam tersine son derece çirkin olan ismi Kurban Bayramı gibi bir şeye denk gelen Quasimodo'nun son derece temiz mükemmel sevgisi , kitaplarından başka hiçbir şey düşünmeyen hayatta Cicero , hitabet ,astronomi dışında şeyler olduğunu daha da önemlisi bir kalbi olduğunu sadece Esmeralda'yı görünce anlayan Frollo'nun sevgisi. Hugo ilk ikisi arasındaki kıyaslamayı Qusimodo aracılğıyla birçok kez mükemmel bir biçimde yapıyor. 'Köknar kavak kadar güzel değildir , ama kışın yapraklarını dökmez.' Quasimodo'nun koyduğu iki saksıdan parıltılı kristal olanın çatlayıp su sızdırması ve çiçeği soldurması ,kumdan yapılan biçimsiz olanın ise suyunu muhafaza edip çiçeğini dipdiri tutması. Kitap kesinlikle bir başyapıt ve
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Reklam
7/10
·56 syf.··
2018 23. kitabı
Sophokles kendisinin de büyük ölçüde etkilendiği Aiskhylosla birlikte en büyük tragedya yazarı kabul edilir.Kendisi Dionysos Bayramlarına 30 kere katılmış ve hep birinci ya da ikinci sırayı elde etmiştir.Tiyatroya üçüncü oyuncuyu eklemiş ve tragedyanın doruk noktasına ulaşabilmiş yarışmalarda üstadı olan Aiskhylos'a genelde üstün gelmiştir. Kral Oidipus yazarın en olgun ve en komple eseri kabul edilir . Sophokles tiyatroyu halk arasında bilinen bir hikayeden hareketle yazmıştır dolayısıyla zaten olay örgüsünü bilen seyirciyi oyuna ilgili tutması insanların hala Oidipustan umudunu kesmemelerine ve Sophoklesin oyunu ilgi çekici hale getirmesine bağlanabilir. Oyun bir günlük zaman diliminde geçmektedir . Oyun son sahnesi hariç içimde beklediğim heyecanı uyandırmadı. Ve kitapta Sheakspeare'in Marlowe'un başarıyla yansıttığı lirizm ,karakterlerin başarılı iç dünya tasvirleri ve yaşadıkları duygular yansıtılamamış.dediğim gibi Oidipus'un hikayesi bilinmesine rağmen insan bu hikayede duygusal bir detay veya söylenen başarılı bir söz bekliyor ama ben bunlara denk gelemedim ne yazıkki Oedipus Werther,Hamlet ,Raskolnikov'un yarattığı empati ve sempati duygusunu oluşturamadı. Detayala önem veren biri olarak Sophoklesten daha iyisini beklerdim ama bu eserin kendi zamanı için devrimsel bir nitelikte olduğu ve sahnelenmeye Hamlet'ten daha müsait ve daha akıcı olduğu gerçeğini değiştirmiyor
Edebiyat
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma