Dağcan Vural

Bence tarihteki en güzel aşk şiirinden, Lamartine'in sevgilisi Julie Charles'ın vefatından sonra en sevdikleri buluşma yerlerine; Göl'e tek başına dönüşünü anlattığı Le Lac(Göl)'tan bir parça J'ai trop vu, trop senti, trop aimé dans ma vie; Je viens chercher vivant le calme du Léthé. Beaux lieux, soyez pour moi ces bords où l'on oublie : L'oubli seul désormais est ma félicité. (Çok fazla gördüm, çok derinden hissettim, çok sevdim bu hayatta; Şimdi hayattayken Lethe'nin (Unutuş nehri) huzurunu aramaya geldim. Ey güzel yerler, benim için unutulan kıyılar olun artık: Artık yalnızca unutmak, benim mutluluğumdur.)
Reklam
“Ma pauvre muse, hélas! qu'as-tu donc ce matin? Tes yeux creux sont peuplés de visions nocturnes, Et je vois tour à tour réfléchis sur ton teint La folie et l'horreur, froides et taciturnes” (Zavallı ilham perim, ah! Nedir bu halin bu sabah? Çökük gözlerin gece görülerinden dolup taşmakta; Ve sırayla yansıyor tenine, Delilik ve dehşet — soğuk ve suskun.)
Aşkını hiçbir zaman itiraf edememiş tarihin en büyük sanatçısı Michelangelo'dan “Amor, se tu se’ dio, non puo’ ciò che tu vuoi? Deh fa’ per me, se puoi, quel ch’i’ fare’ per te, s’Amor fuss’io.” “Aşk, eğer sen bir tanrıysan, istediğini yapamaz mısın? Ah, yap benim için — eğer gücün yetiyorsa — ben senin yerinde olsaydım, senin için ne yapardım!”
Tarihteki en kötümser sesin Eski Ahit'tteki mezmurların çözemediği bir soru ; Soruyorum kendi kendime: “İnsan ne ki, onu anasın, Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?” Nerdeyse bir tanrı yaptın onu, Başına yücelik ve onur tacını koydun.” Mezmurlar VIII: 3-5
Peygamber Yeremayah da kendinden ve zamanından şüpheye düşüyor “Neden sürekli acı çekiyorum? Neden yaram ağır ve umarsız? Lanet olsun doğduğum güne! Kutlu olmasın annemin beni doğurduğu gün! “Bir oğlun oldu!” diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun! Vay başıma! Herkesle çekişip davacı olayım diye Doğurmuşsun beni, ey annem! Ne ödünç aldım ne de verdim, Yine de herkes lanet okuyor bana.”
Reklam