Kinsella elimi avucuna alıyor. Elimi tutar tutmaz kendi babamın elimi bir kez bile tutmadığını fark ediyorum; bir yanım da bu hissi yaşamayayım diye Kinsella'nın elimi bırakmasını istiyor.
Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı.