Vahide Yasemin Özkorul

Vahide Yasemin Özkorul
@yaseminozkorul
curator at Wiser
Sosyoloji| master student
Ankara
3 Ekim
57 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·56 syf.·
2023 8. kitabı
Carol J. Adams
8.5/10 · 35 okunma
Reklam
Feminizm karşıtı tepkinin büyük oranda hem genç hem yaşlı erkeklerin feminist düşünceye ve pratiğe yönelmelerini engellemek için başladığına inanıyorum. Cinsiyetçilik karşıtı “iyi erkekler” kendilerini gösterdiklerinde ve seslerini duyurduklarında, kadınlar ataerkil sessizliğin zindanında mahkum tutulan erkeklerden uzaklaşacaktır. Feminizm sadece kadınlar içinmiş gibi göründüğünde ataerkil kültür bundan rahatsız olmadı. Ancak daha da çok sayıda erkek dahil olduğunda, feminist kültürel devrim ataerkiye son verme tehdidinde bulundu. Bu umut verici ve yaşam dolu değişime karşı koymak için, feminist düşünce hunharca saldırılara maruz kaldı ve hala da kalıyor.
Cinsiyetçiliğe karşı olan yeni erkeklerin varlığı, kadınların ataerkil erkeklere karşı beslediği hayal kırıklığını daha da yoğunlaştırdı. Artık bazı erkekler değiştiğine göre, tüm kadınlar, bir zamanlar doğuştan geldiği düşünülen cinsiyetçi, erkek egemen davranışların öğrenilmiş olmakla kalmayıp zihinlerden çıkarılabileceği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Bu istisnai erkekler arkadaşlıklarında veya romantik ilişkilerinde kadınlara karşılıklı sevgiyi yaşama imkanı sunuyor. Toplumsal cinsiyete bağlı olarak birinin üstte diğerinin altta olduğu hiyerarşi ortadan kalktığında, paylaşmanın ve karşılıklılığın norm olduğu bir ortam yaratılır. Yıllar önce, ev işi, yani kimin çamaşırları yıkayacağı, yemek yapacağı veya çöpü çıkaracağı konusunda partnerimle ciddi sorunlar yaşamıştım. Bu konularda üzerine düşeni yaptığında “erkekliğin eksilmediğine” ikna edilmesi gerekiyordu. Bazen bu çok zordu. Erkek arkadaşları onunla sık sık dalga geçer, ona “kılıbık” derdi. Bugün, ev işi konusunda kendiliğinden sorumluluk üstlenmeyen bir erkek bana hiç çekici gelmez. Güzel haber şu ki, toplumsal cinsiyet eşitliğini canı gönülden kucaklayan erkekler var.
Erkekler beni ve tanıdığım diğer kadınları dağılmış haldeyken daha çekici buluyordu. Bunun nedeni kendiyle veya yaşamıyla ilgili iyi hislere sahip olmayan veya kendini sürekli güvensiz ve ürkek hisseden biri üzerinde tahakküm kurmanın daha kolay olmasıydı. Kadınlar başkalarının kendilerini istemeyeceğinden korktukları için mutsuz ilişkileri sürdürdüklerini söylemekten çekinmez. Tüm kadınlar, bir kadının kendi refahı için harekete geçmekte ne kadar becerikliyse ataerkil kültürde o kadar az arzu edilebileceğini içgüdüsel olarak bilir. Sağlıklı ve kendini seven kadınları daha az erkek “istese de”, bu erkeklerle kurulan bağlar daha destekleyici, kalıcı ve tatminkar olacaktır.