Bariz olarak anlaşılabilir ki putperestlik derin bir sağırlıktır. Sağırlığın da derini, sığı olur mu demeyin; çağdaş biçimiyle putperestlik iki yanlı vurdumduymazlığı temsil ediyor: Bir yanda hakikatten habersiz oluş, onun yanında taptığının güçsüzlüğünden habersiz oluş.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, “Tek olan, ortağı olmayan Allah’a, Muhammed’in Allah’ın kulu ve resulü olduğuna; işitmeyen, zarar ve faydası dokunmayan, kendisine kulluk edenle etmeyeni ayırt edemeyen taştan putlara tapmaktan vazgeçmeye davet ediyorum.” buyurmuştur.
Günümüzün putperesti, taştan putunun güçsüzlüğünden habersizdir. Örnek olarak aldığımız piyasa dini içinde iktisadi kanunların mutlak geçerliliğini kabul etmekle, itikadi olarak nerede bulunduğunu anlayamayacak kadar sağırdır.
Piyasa dininin salikleri, teşekkül eden fiyatın kendisi için mükâfat veya mücazat olduğunu anlayamayacak kadar; fiyatın teşekkül ettiği zamanın kendisi için bir “hesap günü” olduğunu kavrayamayacak kadar sağırdır.