İbret nazarıyla tefekkür etmek bir ibadet biçimi haline gelir; çünkü ibadet, insanın ruhunu Allah'a yakınlaştırması ve teslim etmesidir. Tefekkürün nihai amacı insanın aklını, kalbini ve ruhunu, varlığın kaynağı olan Yaratıcı'ya yakınlaştırmasıdır.
Allah'ın "Ol!" emriyle yarattığı varlık hakkında düşünmek, son tahlilde O'nun bir buyruğu üzerinde tefekkür etmek demektir.
Varlık üzerinde düşünmek suretiyle Allah'a yakınlaşmaya çalışmak, ubudiyet yani kulluk makamının bir hasletidir. Burada düşünmek, muhasebe yapmak, dua etmek, Allah'ı yüceltmek ve anmak (tesbih ve zikir), tek bir eylem haline gelir. Ebu'd-Derda'dan rivayet olunan "Bir saat tefekkür, kırk gece nafile ibadetten üstündür." hadisi bu noktanın altını çizer.