Kitabı Farika

Kitabı Farika
@yasingivanc
İstanbul üniversitesi
İstanbul
101 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Kitabı Farika

, bir kitabı okumaya başladı
İskender Pala
8.7/10 · 12,3bin okunma
Allah Teâlâ gökyüzünü kusursuz bir nizamla yaratmış, onu insanın huzur bulacağı şekilde süslemiştir. Kur’ân’da şöyle buyrulur: “Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız! Onda hiçbir çatlak da yok.” (Kâf, 6) Semâ; yıldızları, Ay’ı ve enginliğiyle insana hem Rabbini hatırlatır hem de kalbine ferahlık verir. Gökyüzü, âdeta bir evin tavanı gibi yükseltilmiş; yeryüzü sergi gibi yayılmış; yıldızlar kandil misali yerleştirilmiştir. Her şey insanın istifadesi için hazırlanmıştır. İnsan semâya baktığında: • Kalbi huzur bulur, sıkıntısı hafifler. • Allah’ın kudretini ve ilmini daha derinden hisseder. • Korku ve vesvesesi azalır. • Kalbinde Allah’a karşı tâzim duygusu artar. Yıldızlar yalnızca göğün süsü değil; aynı zamanda yön bulmaya vesile olan ilâhî işaretlerdir. Bu kusursuz düzen, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Allah’ın varlığına açık bir delildir. “Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen Allah’ın şânı ne yücedir!”
Varlığın ve evrenin anlamının olduğunu kabul etsek de reddetsek de anlamdan yoksun bir hayat yaşamak mümkün değil. İnsanın en küçük mutlulukları da en büyük başarıları da anlam ve önemle doğrudan irtibatlıdır. Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey, kendi varlığının hiçbir anlam ve kıymetinin olmadığı fikrine mahkum edilmesidir. Sömürgecilik bu yüzden özünde kötüdür; çünkü baskı altına alınan bireyleri ve toplumları bir hiç mesabesine indirger ve varlıklarının hiçbir anlamının olmadığını söyler. Bu, onları diri diri gömmekten farksızdır. Yine bu sebepten dolayı emek hırsızlığı en büyük hırsızlıktır. İnsanın emeğini değersizleştirmek, alınıp satılır bir meta haline getirmek ve bütün bunların üstüne o emeği çalmak, insanın bizatihi varlığını metalaştırıp çalmaktan farksızdır.
Alıntı
Bazıları için hayat bir oyundur. Bedeli ne olursa olsun kazanılması gereken bir oyun. Kimileri içinse bir şovdur. Ekranın cazibesine esir olmuş, alkışların ve "beğeni"lerin hayatındaki dramı ortadan kaldıracağını zanneden ruhların başrolde olduğu bir hayalet şov. İletişimin modern ve sanal biçimleri tüm hayatı bir küresel maskeli baloya çevirmiş durumda. Herkes bir markanın, imajın, unvanın, formanın, tabelanın, apoletin, avatarın, maskenin arkasına saklanarak yaşamayı artık normal kabul ediyor. Böyle bir dünyada hayatın anlamı meselesinin bir mesele olarak ortaya konmasına bile izin verilmez.
Alıntı