Aklı, ilmi ve ibâdeti bir ve aynı kabul eden bir medeniyet, günde yirmi dört saat çalışan mensupları sayesinde varoldu, bundan sonra da ancak ve ancak bu şekilde varolacak... Sözlük anlamında "yoksun olmak, bozulmak, durmak, ihmal etmek, kesilmek, hasara uğramak, felç ol-mak gibi pek çok olumsuz manâ bulunan tatil kavramı, hiç şüphesiz ne ilim, ne akıl, ne de ibâdet için geçerli olur; aklını tatile gönderen bir medeniyet sürekliliğini muhafaza edemez. Kısaca, akılda/akletmede tatil olmaz; ibâdet tatil kaldırmaz; ilim tatile çıkmaz.
Ya çıkarsa? Bu sorunun yanıtı için uzun söze ne hacet, mevcut durumumuza bakmak yeterlidir: Aklını, ilmini ve ibâdetini tatil eden, siyâdetini ve saâdetini de tatil etmek zorunda kalır.