Varlığın hakikatini onun “görüngü”lerine indirgeyen modern teşhircilik düşüncesi, huzurda bulunarak tanıklık etmenin yerine imajı ve görselliği ikame etme çabası içindedir. Bugün “görmek” dediğimizde aklımıza sadece çıplak gözle bakma eylemi geliyor. Daha kötüsü, görme eylemini bir ekrana bakmaya indirgiyoruz. Gerçeklikle ilişkimiz ekran ontolojisi üzerinden tanımlanıyor: Hakikat giderek ekrandaki imgelerden, mesajlardan, logolardan, avatarlardan, emojilerden, profil resimlerinden ibaret hâle geliyor. Bir çınar ağacına baktığımızda varlığın tezahürlerinden birini değil, resmedilecek, kopyalanacak, renkleriyle oynanacak, ekran uygulamasına konacak, paylaşılacak bir “nesne”yi görüyoruz. Huzurda bulunmanın, bakmanın, müşahede ve tanıklık etmenin yerine imajı ve emojiyi koyarak baktığımızı ve gördüğümüzü zannediyoruz.