“kim acısının üstüne çıkarsa, o yükselecektir.” der Hyperion. Hölderlin can alıcı adımını atmıştır, ... artık kaderini duygusal-arayış içinde değil, bilakis trajik-farkındalık içinde yaşar.
şimdi bile bu fikirdeyim. sanat her zaman bizim sanımızdan daha soyuttur. biçim ve renk bize biçim ve rengi anlatır, hepsi bu. çok zaman bana öyle gelir ki sanat sanatçıyı gözler önüne sereceği yerde büsbütün gözden gizler.
en sonunda, o unutulmuşluk yıllarında bu yüce beden de yorulur, başın ağırlığı altında -ne korkunç bir sembol!- öne doğru eğilir ve elli yıl sonra, gençlik fotoğrafından yarım yüzyıl sonra, karakalem bir çizimin bu “ilahi köle olarak satılmış” ruhu ilk defa, tekrar somut bir şekilde resmettiği gibi görürüz, dehşetle bakarız bir zamanların Hölderlin'ine;