“yine de bu, hayatımdaki en romantik yılbaşlarından biri olsa gerek; çünkü ölüyorken Sevgi beni diriltti. sevgi, insanların nesli tükendiğinde dahi baki kalacak.”
“coşkuyla sevmek, coşkuyla yaşamak demektir. sonsuza dek sevmek, sonsuza dek yaşamak demektir. sevgi olmadan sonsuz yaşam mümkün değildir. sonsuz yaşamla sevgi arasında sımsıkı bir bağ vardır. neden hepimiz sonsuza dek yaşamak isteriz? çünkü yanımızdaki insanla bir gün daha geçirmek isteriz. çünkü hayatımızı hem sevgimize layık hem de bizi kendimizi layık gördüğümüz şekilde seven biriyle geçirmek isteriz.
çünkü yaşamak sevmektir.
evcil hayvanlara —mesela bir köpeğe— duyulan sevgi dahi insanın hayatına anlam katabilir. hayatla arasında böyle bir sevgi bağı bulunmayanların yaşamaya devam etmek için de sebepleri kalmaz.
hayatta önceliği Sevgi’yi aramaya vermeliyiz, gerisi zaten kendinden gelir.”
“maruz kaldığın bilgileri ayıkla. gözlerinle kulaklarına birer süzgeç takıp sadece kendini kötü hissetmeni sağlayacak şeylerin geçmesine izin ver çünkü günlük işler zaten kendimizi kötü hissetmemiz için yeterli. beni de işyerimde eleştirip arkamdan konuşmadıklarını mı sanıyorsun? hem de neler konuşuyorlar! ama ben sadece kendimi geliştirmemi ve hatalarımı düzeltmemi sağlayacak şeylere kulak vermeyi seçtim. geriye kalan her şeyi duymazlıktan geliyor ya da geri çeviriyorum.”
“her gün bir bilgi yağmuruna tutuluyoruz: makyajlı ergen kızların kadın kılığına girerek ebedi güzellik vaat eden mucizevi güzellik ürünlerini sundukları reklam afişleri; evlilik yıldönümlerini kutlamak için Everest’e tırmanan ihtiyar bi çift; yeni model masaj aletlerinin ilanları; zayıflama ürünleriyle dolup taşan eczane vitrinleri; hayatı olduğundan farklı gösteren filmler; müthiş sonuçlar vaat eden kitaplar; kariyerde yükselmek ya da iç huzuru bulmak konusunda insanlara öğütler veren uzmanlar. bütün bunlar yüzünden kendimizi yaşlı hissediyoruz, maceradan yoksun yaşamlar sürüyoruz, bu esnada cildimiz pörsüyor, fazla kilolar kontrolsüzce birikmeye başlıyor, sırf “olgunluk” adını verdiğimiz şeye ters diye duygularımızı ve arzularımızı bastırmaya zorlanıyoruz.”