Öfke doluyuz. İlk yapılması gereken şey öfkemizi tanımak ve onun bize söylemek istediğini anlamaktır. Öfkeden kurtulmak değil, öfkenin söylemek istediğini anlamak ve üzerinde düşünüp farkına varmak. Farkına varabilmek için de kişinin ara sıra bir adım geri atıp dışarıdan bir gözle kendine bakabilecek bir varoluşa ulaşması gerekir.
Yazının da bir yaşamı var sanırım; hem kağıdın üzerinde zuhur etmek için kendi zamanını bekliyor hem de kafamdakilerin kağıtta nasıl şekilleneceğine kendi karar veriyor.