Bu kadının pek sevimli topal bir oğlu vardır, koltuk değneğine dayanıp sekerek yoldan geçenlerden samimi bir tavırla sadaka ister. Bu küçük adamla tanıdık gibi olmuştuk. Beni görür görmez gelir, iltifatlar eder, ben de sadakasını verirdim. Başlarda ondan çok hoşlandım ve bu sadakayı seve seve verdim. Bir süre bundan zevk aldım, konuşmasını pek tatlı bulduğum için, sürekli konuşturdum. Ancak, yavaş yavaş alışkanlığa dönüşen bu zevk sonunda da benim için bir göreve dönüştü. Özellikle, çocuğun tanıdığını göstermek için beni adımla çağırmaya başlaması, senli benli konuşmalarını dinlemek zorunda kalışım, beni rahatsız etmeye başladı. Bundan dolayı da, o günden sonra oradan geçmeyerek, başka yollara sapmaya başladım.
Sen