Seneca’nın bu eserinde değindiği belli başlı noktalar var. Bilgenin, Tanrısal özellikler taşıdığını söyler Seneca, bu yüzden de onun sarsılmaz olduğunu vurgular. Herhangi bir insan yumruk yediğinde, hakarete uğradığında ve hakir görüldüğünde tepki gösterirken gerçek bir bilge ne olumlu ne de olumsuz bir tepki gösterir, olayların yaşanmadığını varsayarak yaşamına devam eder. Bunun nedeni karşısındakine cevap vermekten kaçınmak veya korkmak demek değildir. Seneca bilgeyi halktan tamamen ayırmış ve onu en üst noktaya çıkarmıştır. Onu diğerlerinden üstün görmüştür. Kitabın ikinci kısmı olan İnziva ise Epikurosçuluk ve Stoacılık perspektifinden incelenir. Bu kısımda yaşam; haz ile geçen, temaşa ile geçen ve eyleme adanmış yaşam olmak üzere üçe ayrılıyor. Bilgenin gerektiği dönemlerde kalabalıkların içinde olmak yerine inzivaya çekilmesinin gerekliliğini, temaşa ile gerçeği aramasını anlatıyor. Seneca düşüncelerini pekiştirmek içinse biri evreni barındıran diğeri ise dünyadaki olmak üzere iki devlet anlayışını okura yansıtıyor.