Ahmet Telli

Ahmet Telli

Yazar
8.4/10
1.474 Kişi
·
5.682
Okunma
·
1.388
Beğeni
·
37251
Gösterim
Adı:
Ahmet Telli
Unvan:
Türk Öğretmen, Şair, Yazar
Doğum:
Eskipazar, Çankırı, Türkiye, 2 Aralık 1946
Yaşamı

2 Aralık 1946'da şimdi Çankırı'ya bağlı Eskipazar'da doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirmesinin ardından,  Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt'ta, Kırıkkale'de ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yaptı.

1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK'nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146'dan beraat etti. Cigerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.

Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı.

1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979'dan sonra yayınlamaya başladı.

1980'de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok'la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi.

2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi.

Özellikle 1972'den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergisi (Ocak - Şubat 2002, sayı:22), Gümüş - Deliler Teknesi eki - (Ocak 2007), Bireylikler dergisi (Mayıs - Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerdendir. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.

Ödülleri

1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Hüznün İsyan Olur kitabı ile (Metin Altıok’la paylaştı)

1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü Saklı Kalan kitabı ile

2011 Altın Portakal Şiir Ödülü Nida kitabı ile
Resimlerdeki kuşlar gibi el sallamıyor sana dostlar
Hala tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret
Ve hala başı bulutlarda bir çınar gibi esenliyorlar
Yanımızda değil, yanan kanımızdasın ey nazım hikmet
Ahmet Telli
Sayfa 74 - Everest - 19. Baskı - Aralık 2016
Sevda ile hasret varsa eğer
Zulüm varsa mapusluk varsa
Ayrılıklar yakıyorsa içimizi
Gurbet mutlaka olacaktır
Ahmet Telli
Sayfa 9 - Everest - 19. Baskı - Aralık 2016
Dersim sürgünden de öte bir şey
zilan bir kerbela'dır
halen anlatılır ki aşiret çocuklarına
bir zulümdür gurbet
zulümden de öte
Ahmet Telli
Sayfa 13 - Everest - 19. Baskı - Aralık 2016
Ne ki ömürsüzdür gül sevinci
parçalanmış bir gökyüzüdür yaşamak
Donup kalır dudaklarında bir hüzün
ve çiy tanelerine döner türküler
Türküler hüzne dönmüşse eğer
geriye ne kalmıştır zaten
paramparçadır yaşamak
paramparçadır dünya
paramparçadır sevdalar
Ahmet Telli
Sayfa 61 - Everest - 19. Baskı - Aralık 2016
85 syf.
·10/10
Yine çocukken, babamın dokunma yırtarsın diyerek beni uzak tuttuğu kütüphanesinden bir kitabı daha gizlice çalıp okumuştum. Babam bana oku dese eminim okumazdım. Yasak olunca ilgimi çekmiş sanırım.

Ortaokul sıralarındaydık. Bir gün öğretmenimiz kendimizi anlatan,
kendi kalemimizden bir şiir yazmamızı istedi. Sözlü yerine geçecek ve yarına şiirler hazır olacaktı. Şair miyiz öğrenci miyiz diyemedim.

İsteseydim yazardım ama neden yazmadım bilmiyorum. Herhalde puan kaygısından güzel bir şiir olsun istemişim. Hemen Ahmet Telli kitabından "Su Çürüdü" şiirinin bir bölümünü, ben yazdım diyerek öğretmene götürdüm.

Öğretmenimiz böyle manyak şiirler yazma bir daha diyerek düşük bir not vermişti. Yine de sınıfın en yüksek notunu almıştım. Çünkü arkadaşlarım bilinen tanınan şiirlerle gelmişti. Ayrıca dürüst!! olduğum için de teşekkür etmişti. Benim şiiri öğretmen o kadar acemice bulmuştu ki benim yazdığıma inanmıştı.

Öğretmenim anlamamıştı. Ahmet Telliyi tanımamıştı. Evet manyak yazardı ama kesinlikle acemi değildi.

SU ÇÜRÜDÜ
Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızı­yor içeri.
Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil.
O yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.
Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen.
Şimdi ne varsa, anahtar de­liğinden sızan havayla ışıkta...
Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?
Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıtla yaktım, jiletle kazı­dım.
Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül edip savurdum.
Adımdan gayrısını bilmiyorum.
95 syf.
·1 günde·9/10
Ahmet Telli'nin okuduğum ikinci şiir kitabı.
Kitap takibi ki yine güzel, beğendim.

İlk okuduğum Kalbim Unut Bu Şiiri adlı kitabıydı, her iki kitapta geçen şiirler aynı sadece ufak farklılıklar var o kadar ve kitap adları farklı.

Ben yinede tavsiye ederim. Keyifli okumalar :))
191 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İkinci kez okuduğum bir şiir kitabı, ve tekrar tekrar okunmaya değer bir kitap bence..!

Okurken kendinizden bir parça bulacaksınız çünkü hepinizin yüreğinde bir parça hüzün, bir parça hasret ve bir parça sevgi vardır.

Ahmet Telli şiirleri gerçektende çok kaliteli.
Okunmaya ve hatırlanmaya değer bir şair.

Okuyacaklar için keyifli okumalar :))
97 syf.
·10/10
"Ve ben dedim:
Ey Tanrı, konuşmayı bilmiyorum,
Çünkü çocuğum.
Ve o bana dedi:
Çocuğum deme..."

Seninle tanıştığımda bende çocuktum Ahmet Telli . Benim zamanımda Kahraman Tazeoğlu yoktu ben hep seni okurdum. O sebeple acılarım kavurucu, sevgilerim hırçın, duygularım asi, hüzünlerim isyankar olur.

Evet biliyorum bana en çok mutsuzluk yakışıyor. Yumuşak aşk, sevgi, çiçek-böcek hislerim olmaz parçalayıp yutmak isterim güzel duygu adına hissedilen her şeyi. Köprüleri dinamitleyip, cesetleri seyretmek isterim senin gibi. Hep mağlup hissederim kendimi. Sen mısralarında seslenirdin bana "kalbim bağışlanmayacak bir şey yap, katlanma kendine ve bu dünyaya". Bende en sevdiğim şiirleri avucumun içine yazıp pencereden atlamak isterdim arka bahçelere Nilgün Marmara gibi. Çocuklar siz Kahraman Tazeoğlu okumaya devam edin en iyisi.
167 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
- Şair misiniz ?
- Evet
- O zaman siz işkence çekmek zorundasınız. Bu ülkede şaire, yazara, aydına böyle muamele ederiz biz.

Sanırım ülkede demokrasinin işleyişi böyle oluyor. Nazım Hikmet'ten Sabahattin Ali'ye, Yaşar Kemal'den Aziz Nesin'e Ahmed Arif'e .. (liste uzar) işkence çektirmediğimiz, eserlerini yok etmediğimiz, zorlamadığımız bir sanatçı yok gibi geliyor. Sebep ? Dünyayı daha eşitlikçi daha yaşanabilir bir yer yapmaya çalışmaları ki bu asla affedilemez.

Ahmet Telli'den buraya nasıl geldim bilmiyorum ama muhteşem şairlerimiz var onu biliyorum. Ve her birinin her bir satırının anlamına bakınca bu adamlara neler yaptığımızı görüyorum. Bir sürü sapkına dolandiriciya verilen müsamahaların hıncı iki satır yazanlardan alınıyor ya dayanılır bir mantık değil.

Her satırı o kadar anlamlı ve güzel ki. Adamı 71 yaşındayken keşfetmiş olmama gerçekten utanıyorum. Tabi hiçbir şey için geç değildir diyor yine kendimi rahatlatiyorum. O zaman onun romantik satırlarıyla satırlarıma son vereyim:)

"Ey gülün pembesiyle
bir gülümseyişi paylaşan
kar yağıyor yatağıma
avuçlarım kutuplara döndü
gün kararmasın geldiğinde."
91 syf.
·10/10
Vedâ Divânı 5. bölüm ile bildigim özlediğim Ahmet Telliye tekrar kavuştum. Sevdaya, aşk acısına, terkedilmişliğe doydum. Öyle kararlı ve başı bozuk bir halde kendimden geçtim.

Kalbimde unutmak istediğim şiirlerimle kısa bir yolculuğa çıkmak istedim. Belki yine gelirim diyerek vuruldum yollara. Yüreğimin kıyısına demir atmış minicik sandala bindim. Geceydi ve yukarıdan ay bana el sallıyordu. Çektim küreklerimi acılar denizinin sığ sularında. Özlem çırası tutuşturmuştu bedenimi ağır ağır. Bu kaçış bir su misali söndürürdü belki de yüreğimi yakan sevdaları.

Gitmekle kurtulmak mümkün değildi işte. Ateşim içimde okyanuslar kadar büyümüştü. Kendimi sulara attım. Acılar beni boğarken belki de kurtulacağımı düşünüyordum. Gitgide dibe batıyordum. Çırpındım son nefesime kadar çırpındım ve o an bir mesaj sesi işittim. Kendime geldim. Bana ne oldu neredeyim ben diye düşündüm . Hayal kurmaya bile izin vermezler insana.
104 syf.
·7/10
Şair olmak demek içindeki duyguları kaleme yansıtmak demektir. Şairin en büyük aynası kelimeleridir. Kullandığı dizeler kendi hislerini hafifletirken, okuyanı kendi dünyasıyla buluşturur.

Şiirlerini okuyarak şairin nasıl bir ruh hali içinde olduğunu anlayabilmemiz mümkün. Bu kitapta en fazla gizlenemeyen duygu aşk, vatan sevgisi ve artık yaşlandığını düşünerek ettiği bolca veda. Kafamdaki klasik Ahmet Telli temasından biraz uzak buldum. Zaten kendisi de yorulduğunu belirtmiş.

BAKIŞIN SENİN

Unut ve öyle gel mi diyor bakışın senin
Hatırla atlas yatağındaki derin uykuyu
Şüphe ve sır, huzursuzluk ve endişe ve tam
Aklıma gelmişken dilimde acılaşan soru

Ödünç hüzünler kadar alıngan bir kuyudan
Çıkrık sesini al, suya değebilir mi şavkın
Gölgesiz kalınca hayatta karıncalanıyor
Susunca konuşan mevsim mi demeliyim
97 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çocuksun Sen, öğretmen, yazar ve şair Ahmet Telli'nin 1994 yılında yayınlamış olduğu şiir kitabıdır. Şair bu şiirlerinde insan derinliğine sözcükler ve imgelerle dalıyor, büyük bir ustalıkla. Kullanılan her sözcük, bir duyguyu veya bir anıyı inşa etmekte şiirlerde. Ahmet Telli bu şiirlerinde ayrılığı, ölümü, güzelliği, aşkı kısacası insanı anlatıyor şiir sevenlere. Şiirlerini büyük bir özenle yazmış bu yüzden. Semboller kullanmış duygularını ve düşüncelerini en iyi şekilde ifade etmek için. Zira Ahmet Telli insanların duygularını çok iyi anlayan ve bunları çok güzel aktaran bir şairdir.
Çocuksun Sen, sade ve anlaşılır bir dil kullanmasının yanısıra; duyguların ifadesinde metafor ve mecazları da büyük bir ustalıkla aktarabildiğinden kesinlikle okunması gereken bir eser olarak görülmelidir...
191 syf.
·4 günde·7/10
Uğuldayan ve hep uğuldayan
bir orman kadar üşüyorum şimdi
yanlış rüzgârlar esiyor dallarımda
yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık

Su ve ses kadar beklediğim
ne kaldı geride, bilmiyorum
uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
ve sarınmak o kocaman gözlerin
uğuldayan rüzgârlarına

Bir acıyı yaşarım ve zehrinden
çiçekler üretirim kömür karası
uçurum kadar bir yalnızlık
yaratırım kendime, atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgârların

Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
büsbütün viran oldu dağlarım
ezberimdeki türküler de savrulup gitti
ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü

Yanlış, daha baştan yanlış
bir şiirdi bu, biliyorum
ve belki ömrümüzün yakın geçmişi
bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri..
96 syf.
·8/10
Şiir; daha önce hissedilemeyen duyguları bile kağıt üzerinde görme şeklidir.

Şair; hislerini paylaşmayı sevmeyenlerin, yalnızlığına ortak olan kalem kağıda kaçış yolunu seçen bireylerdir. Hislerini bir dışa yansıtma aracıdır.

Şiir okuyucusu ise şairin hislerinden aldıkları kelimeleri kendi kalplerine doğru yönlendirir.

Çeşitli duyguları tadar insan şiirlerle. Kelimeler daha bir anlamlı gelir. Vurgular daha çok işler insan içine. İşte Ahmet Telli o duyguları siz yaşıyormuşcasına betimler sözcükleriyle. Bazen noktayı dizenin ardına değilde duygunun sonuna koyar.

Sevgilinin gözden kayboluşu, sabrın azalışı, atlıların gözden kayboluşunu seyredersiniz şiirlerde. Yitip giden bütün aşkların, bütün bilerek vazgeçişlerin ve bütün ayrılıkların ortasında buluruz kendimizi.


NİDA

Genciken,
Günler her şeye yeterken,
Berduş bulutlar gibi dolaşırken dünya denilen alacakaranlık güzergahta,
Cesaretimi ilk kez nerede keşfettim düşünsem hatırlarım.
Belki korkuyu tepeden tırnağa yaşadığım bir gündü,
Söz çakmaktaşından sıçrayan kıvılcım olsa nafiledir.
Hükmü hengâmedir artık kalbim dediğim muallakta
Geyiğini yitirmiş dağ, şiirini unutmuş dil neye yarar

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Telli
Unvan:
Türk Öğretmen, Şair, Yazar
Doğum:
Eskipazar, Çankırı, Türkiye, 2 Aralık 1946
Yaşamı

2 Aralık 1946'da şimdi Çankırı'ya bağlı Eskipazar'da doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirmesinin ardından,  Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt'ta, Kırıkkale'de ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yaptı.

1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK'nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146'dan beraat etti. Cigerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.

Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı.

1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979'dan sonra yayınlamaya başladı.

1980'de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok'la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi.

2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi.

Özellikle 1972'den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergisi (Ocak - Şubat 2002, sayı:22), Gümüş - Deliler Teknesi eki - (Ocak 2007), Bireylikler dergisi (Mayıs - Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerdendir. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.

Ödülleri

1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Hüznün İsyan Olur kitabı ile (Metin Altıok’la paylaştı)

1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü Saklı Kalan kitabı ile

2011 Altın Portakal Şiir Ödülü Nida kitabı ile

Yazar istatistikleri

  • 1.388 okur beğendi.
  • 5.682 okur okudu.
  • 100 okur okuyor.
  • 1.798 okur okuyacak.
  • 17 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları