Ahmet Telli

Ahmet Telli

Yazar
8.4/10
2.422 Kişi
·
9,7bin
Okunma
·
1.821
Beğeni
·
48,7bin
Gösterim
Adı:
Ahmet Telli
Unvan:
Türk Öğretmen, Şair, Yazar
Doğum:
Eskipazar, Çankırı, Türkiye, 2 Aralık 1946
Yaşamı

2 Aralık 1946'da şimdi Çankırı'ya bağlı Eskipazar'da doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirmesinin ardından,  Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt'ta, Kırıkkale'de ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yaptı.

1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK'nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146'dan beraat etti. Cigerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.

Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı.

1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979'dan sonra yayınlamaya başladı.

1980'de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok'la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi.

2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi.

Özellikle 1972'den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergisi (Ocak - Şubat 2002, sayı:22), Gümüş - Deliler Teknesi eki - (Ocak 2007), Bireylikler dergisi (Mayıs - Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerdendir. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.

Ödülleri

1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Hüznün İsyan Olur kitabı ile (Metin Altıok’la paylaştı)

1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü Saklı Kalan kitabı ile

2011 Altın Portakal Şiir Ödülü Nida kitabı ile
85 syf.
·10/10 puan
Yine çocukken, babamın dokunma yırtarsın diyerek beni uzak tuttuğu kütüphanesinden bir kitabı daha gizlice çalıp okumuştum. Babam bana oku dese eminim okumazdım. Yasak olunca ilgimi çekmiş sanırım.

Ortaokul sıralarındaydık. Bir gün öğretmenimiz kendimizi anlatan,
kendi kalemimizden bir şiir yazmamızı istedi. Sözlü yerine geçecek ve yarına şiirler hazır olacaktı. Şair miyiz öğrenci miyiz diyemedim.

İsteseydim yazardım ama neden yazmadım bilmiyorum. Herhalde puan kaygısından güzel bir şiir olsun istemişim. Hemen Ahmet Telli kitabından "Su Çürüdü" şiirinin bir bölümünü, ben yazdım diyerek öğretmene götürdüm.

Öğretmenimiz böyle manyak şiirler yazma bir daha diyerek düşük bir not vermişti. Yine de sınıfın en yüksek notunu almıştım. Çünkü arkadaşlarım bilinen tanınan şiirlerle gelmişti. Ayrıca dürüst!! olduğum için de teşekkür etmişti. Benim şiiri öğretmen o kadar acemice bulmuştu ki benim yazdığıma inanmıştı.

Öğretmenim anlamamıştı. Ahmet Telliyi tanımamıştı. Evet manyak yazardı ama kesinlikle acemi değildi.

SU ÇÜRÜDÜ
Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızı­yor içeri.
Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil.
O yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.
Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen.
Şimdi ne varsa, anahtar de­liğinden sızan havayla ışıkta...
Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?
Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıtla yaktım, jiletle kazı­dım.
Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül edip savurdum.
Adımdan gayrısını bilmiyorum.
95 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Ahmet Telli'nin şiirlerinden oluşan bu eserde yaşamınıza dair birçok iz bulacaksınız. Siz de okuduğunuzda fark edeceksiniz ki okurken kısa ama düşünürken uzun bi kitap olacak her satırın bıraktığı etki ile. Şiirlerin her biri sanki bir yaşanmışlığı hissettiriyor her sayfada. Şair kelimeleri o kadar güzel kullanmış ki kafiye bile olmadan birçok yerinde bu kadar güzel karşısındakine hissettirir. Okumaya değer çok güzel bir kitap alın ve okuyun. Şiirlerde kaybolun. Keyifli Okumalar...
103 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
"Birer kanlı gömlekti günler
yılan dilli bir yangındı tenimizde
sanki nesimi'ydik derimizi yüzüyorlardı
ama biz hep aynı coşkuyla
yineliyorduk sevdamızı
'yaşasın halklar kahrolsun faşizm!'
Ve tarih
o bilge tavrıyla
yaşanan günlere
'yangın yılları' diye sayfa açıyordu"

Etkileyici bir giriş yapan Ahmet Telli'nin 'Yangın Yılları' diye andığı kitabı dönemi temsil eder. Şair bu yangın yılının hâlâ sürdüğünü belirtir.
İlk basımı 1979 olan kitap 1966-1976
yılları arasında yazılan şiirlerdir. Dönemin sosyal, ideolojik ve politik'i ele almaktadır.

Ahmet Telli 'Yangın Yılları' adlı bu kitabında giriş bölümünde bir açıklama yazısı yer alır ve bu yazısında şöyle der: "Toplumsal gerçekliğin belirlediği duruş, sanatçıyı, inanç zeminine sürüklüyorsa, burada bir terslik var demektir. Çünkü değiştirilmesi gereken gerçeklik, onun dışına çıkılarak kavranabilir. Buysa, bastığımız zeminin inanç zemini değil, bilime - anlama zemini olmasını gerektiriyor. Sanatçı doğrulardan, gerçeklerden, haklılıklardan örülü bir egemenlikçi oluşum karşısında da, her türlü egemenlik ve eşitsizlik ilişkisinin meşruiyetini reddeden bir zeminde olabilmelidir. İşte o zaman politika, sanatçı için bir olanaktır. Aksi halde verili estetik ve etikten kopamaz. Buysa, kendi ütopyası için yürüdüğü vadinin önünü tıkamaktan başka nedir ki!" bu açıklamada aslında şair kendini ve kitabı yazma amacını ifade eder.

Halkı yönlendiren, aydın kesim 'Yazar/Şair' dir. Halkın derdini, sorununu bir nevi yazar/şair dile getirir. Peki bu yazar/şair'in işi mi? Elbette hayır! Halkın derdine kulak veren bir siyasetçi yok. Sanatçı sanatıyla ilgilenmeli fakat ülke gidişatı kötü, yöneticiler kötü, siyasetçiler kötü ise sanatçı bir aydın olarak ortaya çıkar. Sanatçının işi sanatı olduğu halde dönemi kötüyse, ne olursa olsun buna sanatında yer verir. Şöyle düşünün; halkı açlıktan, sefalet çeken bir ülkenin sanatçısı mutluluktan, aşktan bahseddebilir mi? Hayır öyle değil mi? Bu yüzden Yaşar Kemaller gibi halkı, mazlumu ele alan yazarlar çıktı. Ahmet Telli'de elbette dönemini ele aldı.

Şiirleri oldukça etkileyici.. Beni çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Kitabın sadece sonunda yer alan şiirleri beğenmedim, nedeni ise biraz bağımsız kalması ve etkileyiciliğini yitirmesi. Belki bana öyle gelmiştir bilemiyorum. Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Yaşayarak okuyun..

Okuyacaklar için keyifli okumalar :)
191 syf.
Ahmet Telli'nin okuduğum ikinci şiir kitabı ve gerçektende çok beğendim. O kadar çok şiirin altını çizdim ki hangi birini sizlerle paylaşacağımı bilemiyorum açıkçası. En beğendiğim dizeleri sıralarsam eğer şunlar olur.

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı:
- Güzeldi yine de

"Hiç kimse senin kadar
yakıştıramamıştır hüznü kendine"

"Belki bir sağanak boşanır apansız
yüzyıllık bir yağmur başlar."

"Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada"
191 syf.
·1 günde
Ülkenin 80'ler saçmalığının çarkında ezilip yeterli derecede bedel ödemiş bir yazar ve o dönem aforoz edilmiş bir Öğretmen. Lirik şiirler yazan ancak şiiri kuru öneri metinler olmaktan kurtarmak için, estetik anlamda insanın bireysel ve doğal durumlarından devinerek şiirini zenginleştiren bir şair. Toplumsal olduğu kadar da her donanımlı şairde olduğu gibi aşkla beslemesini de bilmiş şiirlerini.

Seçme şiirlerinin olduğu Kalbim Unut Bu Şiiri kitabı elimde olduğu için bu kitapla başladım kendisine. Karma olarak çok da iyi oldu. Toplumsal ve bireysel şiirleri okurken içtiğim çay gibi demlendim gecenin kuytusunda. Çok gerçekti yazdıkları. Telli'yi Telli yapan da yaşamın gerçekliğinden süzülen, toplumsala, eşitlikçiliğe, bireysel ya da başka istemleri içeren önerilerde bulunan bir şair olması. Biyografisini ezberledim, şiirlerini hissettim. Toplumcu, gerçekçi ve aşık olan herkes kitaplarını bir Türbe olarak görüp ziyaret etmeli. (Telli Baba Türbesine çaput asanlardan geldi aklıma :))

Çok kadınsı olan kadınların ruhunda bir erkek, çok erkeksi olan erkeklerin de ruhunda bir kadın yatarmış. Bu aralar şiirlere sardı ruhumdaki kadın. Bunu da hakkını veren şairler vasıtasıyla alabildiğince yaşıyorum. Geceler uzun, geceler zor.

Ama acılara alışılmaz
bir şeyler var değişecek
bir şeyler var
değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak...diyecek gerçekçi ve güzel adamlar lazım geceye. Şiirden söz açılınca fazla söze gerek yok vesselam. Aşktır onun tarihçesi. İyi okumalar.
95 syf.
·Beğendi·Puan vermedi


↬Gülüşün Eklenir Kimliğime..~

Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar

Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de

Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de

kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece

Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur

eski bir eylüle gireriz böylece
Sığındığım her yer adınla anılır

ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime..
~


Ahmet Telli/Belki Yine Gelirim okundu.✓
Tekrar okunacak.✓
Hoş, gerçi bu şiiri sadece hoş demek de haksızlık. Müşkül bir sevda.. Şiirle başlamak istedim inceleme, çünkü şiir insana iyi gelir, huzur verir kimi zaman hüzünledirse de ruha iyi gelir..

Ahmet Telli'nin okuduğum ilk kitabı, kitaptan okuduğum şiirleri vardı ama bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Tekrar okunacak çünkü bu kitap tekrar tekrar okunmalı bir kez okumak yeterli değil. Daha kitabın ilk satırlarını okurken bu denli bağlanmak..Neredeyse her şiirden üç, beş cümlenin altı çizli duruyor. Her şiirde sizi kendine çeken cümlelere hayran kalabiliyorsunuz.Kelimelerin birbiriyle uyumu, ahengi birbirlerini bu denli tamamlaması..
Hüzün satırlarını sığmayıp taşıyor, kelimeler gözyaşına boğruluyor ama yine de şiirden bir tutam umut da eksilmiyor, umut hep ekli duruyor şiirde..Belki uzaktaki sevgiliye sessizce, duran içi kan ağlayan bir güle, eskiyen hüzüne, kentin kuşlarına, doğaya, dağa, taşa, söylenemeyene, yağmura, güneşe, buluta, ölünesi kara gözlere, saçının siyah teline, buruk bir gülümsemeye, şiir yazıyor, şiir yaratıyor, şaşıp kalmamak mümkün değil bunca şeyi zorlanmadan nasıl da sığdırıyor satırlıara bir de en uygun şekilde, daha başka nasıl tamamlanabilir diyorsunuz.. buruk bir yürekten dökülen sancılı, çırpınışlar yüreğinizin taa en derinlerine dokunuyor..

Okuyacaklara eklenip kısa zamanda okunmalı, Ahmet Telli şiire başka bir anlam katıyor..Umarım yazdıklarım bir nebze birseyler katar yararlı ve de faydalı olur.. Son olarak incelemelerim sonuna kadar okunmadığı için ya da direk beğenip geçildiği için.. okuyanların belli olması açısından eğer sende okuduysan yorum kısmına okuduğuna dair küçük bir işaret bırakırsan sevinirim..

Kendinize İyi Bakın Kitapla kalın.~
97 syf.
·10/10 puan
"Ve ben dedim:
Ey Tanrı, konuşmayı bilmiyorum,
Çünkü çocuğum.
Ve o bana dedi:
Çocuğum deme..."

Seninle tanıştığımda bende çocuktum Ahmet Telli . Benim zamanımda Kahraman Tazeoğlu yoktu ben hep seni okurdum. O sebeple acılarım kavurucu, sevgilerim hırçın, duygularım asi, hüzünlerim isyankar olur.

Evet biliyorum bana en çok mutsuzluk yakışıyor. Yumuşak aşk, sevgi, çiçek-böcek hislerim olmaz parçalayıp yutmak isterim güzel duygu adına hissedilen her şeyi. Köprüleri dinamitleyip, cesetleri seyretmek isterim senin gibi. Hep mağlup hissederim kendimi. Sen mısralarında seslenirdin bana "kalbim bağışlanmayacak bir şey yap, katlanma kendine ve bu dünyaya". Bende en sevdiğim şiirleri avucumun içine yazıp pencereden atlamak isterdim arka bahçelere Nilgün Marmara gibi. Çocuklar siz Kahraman Tazeoğlu okumaya devam edin en iyisi.
167 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
- Şair misiniz ?
- Evet
- O zaman siz işkence çekmek zorundasınız. Bu ülkede şaire, yazara, aydına böyle muamele ederiz biz.

Sanırım ülkede demokrasinin işleyişi böyle oluyor. Nazım Hikmet'ten Sabahattin Ali'ye, Yaşar Kemal'den Aziz Nesin'e Ahmed Arif'e .. (liste uzar) işkence çektirmediğimiz, eserlerini yok etmediğimiz, zorlamadığımız bir sanatçı yok gibi geliyor. Sebep ? Dünyayı daha eşitlikçi daha yaşanabilir bir yer yapmaya çalışmaları ki bu asla affedilemez.

Ahmet Telli'den buraya nasıl geldim bilmiyorum ama muhteşem şairlerimiz var onu biliyorum. Ve her birinin her bir satırının anlamına bakınca bu adamlara neler yaptığımızı görüyorum. Bir sürü sapkına dolandiriciya verilen müsamahaların hıncı iki satır yazanlardan alınıyor ya dayanılır bir mantık değil.

Her satırı o kadar anlamlı ve güzel ki. Adamı 71 yaşındayken keşfetmiş olmama gerçekten utanıyorum. Tabi hiçbir şey için geç değildir diyor yine kendimi rahatlatiyorum. O zaman onun romantik satırlarıyla satırlarıma son vereyim:)

"Ey gülün pembesiyle
bir gülümseyişi paylaşan
kar yağıyor yatağıma
avuçlarım kutuplara döndü
gün kararmasın geldiğinde."
95 syf.
·2 günde·9/10 puan
.
İlk defa okudum Ahmet Telli'nin şiirlerini. Çok çok beğendim. Şiir anlayışı çok naif geldi bana. Güçlü bir kalemi olduğu her halinden belli. Sanki yazar hep böyle konuşuyor.
.
91 syf.
·10/10 puan
Vedâ Divânı 5. bölüm ile bildigim özlediğim Ahmet Telliye tekrar kavuştum. Sevdaya, aşk acısına, terkedilmişliğe doydum. Öyle kararlı ve başı bozuk bir halde kendimden geçtim.

Kalbimde unutmak istediğim şiirlerimle kısa bir yolculuğa çıkmak istedim. Belki yine gelirim diyerek vuruldum yollara. Yüreğimin kıyısına demir atmış minicik sandala bindim. Geceydi ve yukarıdan ay bana el sallıyordu. Çektim küreklerimi acılar denizinin sığ sularında. Özlem çırası tutuşturmuştu bedenimi ağır ağır. Bu kaçış bir su misali söndürürdü belki de yüreğimi yakan sevdaları.

Gitmekle kurtulmak mümkün değildi işte. Ateşim içimde okyanuslar kadar büyümüştü. Kendimi sulara attım. Acılar beni boğarken belki de kurtulacağımı düşünüyordum. Gitgide dibe batıyordum. Çırpındım son nefesime kadar çırpındım ve o an bir mesaj sesi işittim. Kendime geldim. Bana ne oldu neredeyim ben diye düşündüm . Hayal kurmaya bile izin vermezler insana.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Telli
Unvan:
Türk Öğretmen, Şair, Yazar
Doğum:
Eskipazar, Çankırı, Türkiye, 2 Aralık 1946
Yaşamı

2 Aralık 1946'da şimdi Çankırı'ya bağlı Eskipazar'da doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirmesinin ardından,  Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt'ta, Kırıkkale'de ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yaptı.

1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK'nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146'dan beraat etti. Cigerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.

Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı.

1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979'dan sonra yayınlamaya başladı.

1980'de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok'la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi.

2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi.

Özellikle 1972'den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergisi (Ocak - Şubat 2002, sayı:22), Gümüş - Deliler Teknesi eki - (Ocak 2007), Bireylikler dergisi (Mayıs - Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerdendir. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir.

Ödülleri

1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü Hüznün İsyan Olur kitabı ile (Metin Altıok’la paylaştı)

1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü Saklı Kalan kitabı ile

2011 Altın Portakal Şiir Ödülü Nida kitabı ile

Yazar istatistikleri

  • 1.821 okur beğendi.
  • 9,7bin okur okudu.
  • 144 okur okuyor.
  • 2.605 okur okuyacak.
  • 32 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları