Lübnanlı Hıristiyan bir aileden gelen Hourani, 1915’te Manchester’da doğdu. Oxford’da Madalen College’da okuduktan sonra bir süre Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde okutmanlık yaptı. Chatham House’da Arnold Toynbee’yle çalıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Kahire’de Britanya Ortadoğu Bürosu’nda çalıştı ve Filistin davasına ilgi gösterdi. 1948’de Oxford’a döndü, 1980’deki emekliliğine kadar akademik çalışmalarına orada devam etti. 1958-1971 yılları arasında St. Antony’s Koleji'nde Ortadoğu Merkezi’nin müdürlüğünü yaptı. 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyılın başlarındaki Arap milliyetçiliği hakkında çok sayıda makalesi yayımlandı.Arabic Thought In The Liberal Age (1962) ve A History of Arab Peoples (1991) başlıklı kitaplarıyla büyük ün kazandı. Hourani 1993’te İngiltere’de öldü.
Çölde yaşayan ve deve besleyen göçerler kendilerini en şerefli kişiler olarak görüyorlardı, çünkü en özgür hayat onlarınkiydi,en azından dışsal bir otoriteyle sınırlanmış değildi.
Çin ya da Güney Asya tarihiyle karşılaştırıldığında, Müslüman ülkelerin çoğunun tarihi hala altgelişmiş bir araştırma alanıdır. Bunun nedeni kısmen, Müslüman tarih ve toplumlar üstüne, bu konuların özgül söylemiyle oluşturulmuş ciddi araştırmaların görece yeni olması ve bu alanda pek az uzman bulunması; kısmen de, bu toplumlar içinde çalışan düşünür ve uzmanların -kimi istisnalarla- kendi açıklama kategorilerinin otoritesini dayatamamalarıdır.