Belê platoncum belê, ev çîrok ji cihekî nêzîk tê. Gelo çima ¿ bersivê dizanim mixabin, lê naxwazim bifikirim jî. Em di nav sîstema wan de kpss dişuxilin, piştî ku meriv hişyar dibe ev gelek zehmettir tê. Bi qasî 9 sal e bi vê hestê difikirim.
Platon bir mağarayı betimler. Bu hayali mağarada, yüzleri duvara dönük, zincirlerle bağlı insanlar vardır. Önlerinde, gerçek şeyler olduğuna inandıkları titreşen gölgeleri görebilirler. Gördükleri gerçek değil, arkalarında yanan bir ateşin önünde duran nesnelerin meydana getirdiği gölgelerdir. Bu insanlar tüm yaşamlarını, duvara yansıyan gölgelerin gerçek dünya olduğunu düşünerek geçirirler. Sonrasında içlerinden biri zincirlerini kırar ve ateşe doğru döner. Gözleri ilkin bulanıktır, ama sonra nerede olduğunu görmeye başlar. Mağaradan sendeleyerek çıkar ve nihayet güneşe bakabilir. Mağaraya geri döndüğünde, dışarıdaki dünya hakkında söylediklerine kimse inanmaz. Zincirlerini kıran kişi bir filozof gibidir. Görünüşlerin ötesini görür. Sıradan bir insan gerçeklik hakkında az bir fikre sahiptir, çünkü onu derinlemesine düşünmektense, hemen önünde duran şeye bakmaktan hoşnuttur. Ne var ki görünüşler aldatıcıdır. Gördükleri gölgelerdir, gerçeklik değil.
İkna olmak istemeyeni ikna edemezsiniz. Bu gezegende herkesi mutlu etmenin bir yolu yoktur. Kimi sizi misyoner olmakla suçlar kimi ateizm propagandası yapmakla.. Ancak siz doğru bildiğinizi anlatmaya devam edersiniz. Kim ne derse desin hak yolda olmaya, helal dairesi içinde kalmaya devam
etmeniz gerekir. "Sıratı Müstakim"de kalmaya devam etmeniz
gerekir.
İç dünyanızdakiler dışarıya yansır. Kafanızın içinden geçenler, bir radyo vericisi gibi etrafınızdaki insanlara ulaşır. Bu nedenle çevrenizde bir değişiklik istiyorsanız, önce kafanızdaki radyo kanalını değiştirmeniz gerekir.