Alev İnan Anne Işıkları Açık Bırak..
Kitabın ismi dikkatimi çekmişti. -Acaba bir çocuğun yüreğinden annesine söylemek istedikleri mi anlatılmak istendi- diye bir ön fikir sahibi olmuştum kitabı alırken. Yani bir anneyle, çocuğunun arasındaki duygu yoğunluğunun anlatıldığı bir kitaptır diye tahminde bulundum. Bende alıp okumak istedim. Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor. İlk öyküsü 6 yaşındaki küçük bir çocuğun kafasında kurguladığı korku tünellerinden, kaçıp annesine sığınıp onunla beraber olup hiç ayrılmak istememesine (hele özellikle geceleri tek başına yatarken) değindiği öykü hoşuma gitti. Bu öyküsüde kitabın ismi olmuş. Hele şu dönemde çocukların özellikle annelerine olan sevgi ve bağlılıkları büyük bir ihtiyaç.. Diğer kalan öykülerin çoğunda üniversite mezunu, hâli vakti durumu yerinde olan evli çiftlerin, mutlu görünüp aslında ne kadar mutsuz, şüpheci ve huzursuz olduklarına dair betimlemeler ve tasvirler dikkat çekiciydi. Yer yer sıkıldım okurken. Kitaptaki on üç öykünün hepsine katılıp, desteklediğim söylenemez tabii. Ama hoşuma giden, gerçekleri bazı yerlerde mizahi bir dille eleştiren yazarın değindiği noktalardaki haklılık payına katıldığım anlarda oldu. Kitap 103 sayfa Dharma Yayınlarından 2012 yılında çıkmış. 1-2 saatte kolaylıkla bitirip okuyabilirsiniz. Özellikle uzun sayfalı klâsik kitaplardan veya ağır bir roman okuduktan sonra sizi rahatlatacak bir kitap gibi durmakta. Kütüphanenizde olsa da olur olmasa da olur..
Antik dönemlerin, korkular üzerinde yeşermiş tanrıları. İnsanlar her daim korkularından ve güvenlik duygusundan ötürü sürekli güçlü buldukları bir şeylere inanma ihtiyacı duymuştur. Antik Yunan döneminde bunlardan biridir. Aslında anlamak basit insanlar kendi aralarındaki ilişkileri, devleti ile olan ilişkisi ve diğer milletlerle olan münasebetlerini düzenlemek için bir takım yasalara ihtiyaç duymuştur. İşte burda yasaları kimler yapmalı nasıl olmalı gibi sorular eni sonu tanrıları yaratmıştır. Antik Yunanın tanrı ve tanrıçalarını detaylı bir şekilde tanıyacağınız güzel bir eser.
Çok güzel ve çok özgün bir kitap olmuş. Mitolojik Tanrı’larından yola çıkarak günümüze uyarlanmış hikayelerle kitabı harmanlamış. Beğenerek bir solukta okunacak bir kitap.
Çok özgün bir metin bu. Okurken bitmesini hiç istemedim. Beni kendi anımdan çekip aldı ve bambaşka dünyalara sürükledi. Hakkında daha çok konuşulmalı...
Hayatı tepetaklak olmuş genç bir kadının hayatını ustalıkla ele alan sıradanlık, olağanüstü arasında ince bir çizgi üzerine yazılmış kitabın aklınızda ve hayatınıza iz bırakacak mutlaka.
İÇİNİZDEKİ TİLKİLEŞMİŞ KADININ RUHU, KEŞFEDİLMEK ÜZERE BEKLİYOR!..
.
.
Delilik ya da hiçlik, iki canavardan biri yutacaktı beni!...
.
.
Kızıl kuyruklu, turuncu gözlü o tilki, ansızın belirirse karşınızda sakın korkmayın... Çünkü, içinizde keşfedilmeyi bekleyen tilkileşmiş kadın ruhunuza merhaba diyorsunuz... Nasıl mı biliyorum? Karmen 'den öğrendim.. Kim bu Karmen dediğinizi duyar gibiyim.. Karmen ile tanışmanın vakti geldi öyleyse.. Haydi yoruma
.
.
Karmen, annesi hastalandığında herşeyi bırakıp yanına yerleşmiş ve annesi ile ilgilenmeye başlamıştı. Bu süreçte çok kan kaybetmiş, çok hırpalanmıştı.. Beş yıldır beraber olduğu adam tarafından terk edilmişti. Aslında bu ilk kaybedişi değildi.. Çünkü O, "SEVGİSİZ" di... Bu Sevgisizlik durumu, bir lanet gibi yakasına yapışmıştı... Ve o kara gün gelip çatmıştı.. Annesini kaybeden Karmen, cenazeden bir gün sonra, kendisini kuaförde bulmuştu.. Hastahanede tanıştığı Ayşegül, bu durumu tasvip etmese de üzerine gitmedi... Ama Karmen artık biliyordu... Hissediyordu... Ansızın karşısına çıkan tilki içinde bastırdığı tüm duygularına tercüman oluyordu aslında.. Bir anda beliren tilki aynı hızda masayı kan revan içinde bırakıyordu... Ve Karmen, o içi boş sevgilerden, sahte dostlardan, içinde bulunduğu durumdan bir tilkinin çevik adımları ile uzaklaşıyordu...
.
.
Özgün ve cesur bir kalem, bambaşka bir kurgu tam benlik diyorsanız doğru yerdesiniz. Severek okuduğum bu güzel eser tüm samimiyetimle tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim ️ Kitapla Kalın