Angela Nanetti

Angela Nanetti

Yazar
8.7/10
115 Kişi
·
327
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.494
Gösterim
Adı:
Angela Nanetti
Unvan:
İtalyan Yazar
Doğum:
İtalya, 1942
1942’de İtalya’nın kuzeyinde, Bolonya’ya bağlı Budrio’da doğan Angela Nanetti, Bolonya Üniversitesi Ortaçağ Tarihi Bölümü’nü bitirdi, İtalyanca öğretmenliği yaptı. 1995’te öğretmenliği bırakıp kendini yazmaya adayan Nanetti, 2003’te Il Mondo dell’infanzia (Çocukluk Dünyası) adlı kitabıyla Hans Christian Andersen Ödülü’nü kazandı. Le memorie di Adalberto (Adalberto’nun Anıları), Cambio di stagione (Mevsim Değişikliği) ve Angeli (Melekler), özellikle çocuk ve gençlik kitaplarıyla tanınan yazarın çeşitli dillere çevrilmiş eserlerinden bazıları. Yaklaşık yirmi dile çevrilen ve Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Dedem Bir Kiraz Ağacı (Mio nonno era un ciliegio, 1998) adlı çocuk romanı, 2002 Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne aday gösterildi, 2006 Chronos Ödülü’nü kazandı. Son kitabı La compagnia della pioggia (Yağmur Topluluğu, 2009) olan yazar, İtalya’nın Adriyatik kıyısında, Pescara’da yaşıyor. -
- "Öldüğüne üzülmüyor musun?"
- "Ama benim için o ölmedi ki Tonino,
'birileri seni sevdiği sürece ölünmez,' bunu unutma."
Angela Nanetti
Günışığı Kitaplığı
"İnsanlar çabuk kırılır. Karşısındaki kişiyi kırınca kendi de üzülür. Ve herkes biraz ilgi görmeyi sever. Yemek yemekten ve bir şeyler içmekten hoşlandıkları gibi şefkat görmekten ve teselli edilmekten de hoşlanırlar."
Annem doğduğunda, dedem kasabaya inmiş; anneannem için bir çift altın küpe ve bir kirazağacı fidanıyla eve dönmüş. Bahçeye gidip birçukur kazmış, çukurun içini sıcak gübreyle doldurmuş ve ağacı dikmiş; sonra bir çakı alıp, ateşte kızdırmış ve ağacın gövdesine bir isim yazmış: FELICITA(mutluluk).
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İsminde büyük bir anlam taşıyan bu güzel kitap, bir çocuk için ve bence bir yetişkin için de okunabilecek en güzel kitaplardan biri. Bu yazı da kendi dünyasını, başka zihinlerle genişletmek isteyen, kendini keşfe çıkan bir okurun incelemesi.

Tonino (Antonio'cuk) beni aldı, özlemimin her gün kat be kat arttığı çocukluğuma götürdü. Birkaç saat çocuk oldum ben. Saçımda şeker figürlü tokalarım, ayağımda bez ayakkabılarım, ceplerine bir sürü çekirdek doldurabildiğim kapüşonlularımın olduğu günlere döndüm. Henüz bardağın boş tarafının tozlu olmadığı, oradan bakınca da pırıl pırıl karşıyı gördüğüm, dolu tarafına bakınca rengarenk balıkları yüzdürdüğüm, bazen bir yunusun sırtına atılıp benim de yüzdüğüm o güzel günler. Hatta bazen bir bardağın olmadığı, suyu içip bardağı attığımız günler...

Kitapta bir çocuğun ailesi ve dedeler, anneanne ve babaannenin olduğu birçok olay çocuk gözüyle anlatılmış ve o kadar başarılı anlatılmış ki kitabı bir çocuğun yazdığını düşünmek imkansız değil.

Annesinin babası olan dedesi, benim dedemle o kadar benzer ki şu an dahi gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor. Benim kel dedem, tonton dedelerden değildir. Hiçbir zaman da olmadı. Her gün sinek kaydı traşını olur, Ayhan Işık tarzı bıyıklarını düzeltir, erkenden hayata atılır ve bol bol bal yer. :) Bal onun için bir yaşam tarzı. :) Tonino'nun dedesi Ottaviano (Ottavyano) da kırsalda bostanında, evinde kümesiyle ahırıyla doğal hayatın içinde eşi Teodalinda ile çok hoş bir hayat yaşamaktadır. Arada Tonino torununun hayatına öyle güzel dokunuşlar yapar ki, şu an dahi hıçkıra hıçkıra ağlayabilirim. Bir kalbe dokunmak, inanın bana hiç zor değil. Sadece deneyin.. Tonino'ya kiraz ağacına tırmanmayı öğretirken, dedemlerin artık yerinde yeller esen evinin bahçesindeki kayısı ağacını anmak isterim. Orada bazen haftalarca kalırdım ve o ağaca tırmanır, saatlerce otururdum. O ağaçta kitap okuduğumu dahi hatırlıyorum. Dedem işten gelirdi elinde mutlaka gofretler olurdu. Yemek yedikten sonra dondurma yemeye götürürdü. Gece gündüz fırsat bulduğu her an parka götürürdü. Hala benim hayatımı kolaylaştırmak için yaşayan fedakar bir adam dedem. Allah uzun ve dinç nice seneler versin.

Kitap, çocuk dünyasını, büyüklere saçma gelmeden önce sadece basit bir nezaketle dinlemek ve onları birkaç küçük soruyla anlamayı öğretiyor. Küçük Tonino bazen annesinin sinirlerinden bir tokatla nasibini alsa da dedeciği ve Teodalinda anneannesi ile oldukça renkli günler yaşamış. Teodalinda ile ilgili bir altı çizili kısım vardı: ''O zamanlar daha gençmiş ve benim anımsadığım gibi şişman değilmiş; ama onun bir kolu, babaannemin iki kolu kadardı. Göğüslerine gelince! Anneannem beni kucağına aldığında, o iki kocaman yumuşak, kuştüyü yastığa gömülüp hep uyumak istediğimi anımsıyorum.'' Çok sevimli değil mi? :)

Birkaç senede anneannesi ve dedesi, bu akıllı çocuğun hayatına öyle şeyler kattı ki, hepimizin onlardan öğreneceği çok şey var.. Kiraz ağacına gelince, ben gözlerimle çok suladım ama yeşermesi için daha çok göz gerek.

Yahu ben daha fazla yazamayacağım, çünkü kendimi tutamıyorum. Bu kitap çok hüzünlü, çok yol gösterici ve çok değerli. Çocuklarınıza okumanız ve okutmanız açısından gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.
160 syf.
·2 günde
Yeni bir inceleme ile sizlerle birlikteyim . İyi okumalar :)

Kahramanımız Tonino, şehir hayatının içine sıkışmış bir çocuk.Yaramaz ve zeki olması okurken Şeker Portakalı tadı veriyor. Ailesi ile birlikte babasının anne ve babası da onlar ile yaşıyor .Tonino’nun annesinin köyünde yaşayan anneanne ve dedesini ise çok özlüyor ve sürekli onları ziyarete gitmek istiyor ve bunu başarıyor.

      Tonino ne zaman evden uzaklaşıp köydeki eve gitse babasından uzaklaştığı için seviniyor. Babasından uzak kaldığı zamanlarda kendini daha özgürlük, eğlenceli, mutlu ve keyifli hissediyor. Baskıcı ,biraz da kötü biri babası, çocukların özgür kalması gerektiğini bilmiyor. Ama Zeze babasından vazgeçmedi ,onu mutlu edebilmek için ayakabı boyadı. Tonino ise ondan uzaklaştığı zaman özgür bir kuş gibi hissediyor. Acı bir durum bir insan bir çocuk babasından uzaklatığı zaman neden mutlu olur ki ?


Bu köy evinde bir kiraz ağacı bulunmaktadır. Bu kiraz ağacının özelliği annesinin doğduğu gün Tonino’nun dedesi tarafından dikilmiş olmasıdır. Adını da FELİCE koymuşlar. Bu aynı zamanda annesinin ismidir. Dedesine göre ağacın ismi de annesinin ismi de aynı olmalıymış. Felice 'nin anlamı ise Mutlu demek galiba dede güzel bir seçim yapmış.


Bu köy evinde birde oralara canlılık katan anneannesinin biricik kazı ALFONSİNA bulunuyor. Kiraz ağacı ve kaz Tonino için çok önemlidir.


Tonino , dedesi ve kiraz ağacı ile birlikte yaşadığı birkaç olayı anımsıyor . Ve bunları bizelere aktarıyor.

      Tonino 'nun anneannesi vefat ediyor. Bu vefat olayından sonra kiraz ağacına ve kaz’a dede bakmaya başlıyor. Yazın Tonino ve annesi köye geliyor ve dedesi ile yaşamaya başlıyor. Daha sonraki süreçlerde dedesi hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor . Bu süreç içinde anne ve babası boşanmış ayrı yaşamaya başlamışlardır. Galiba Tonino buna üzülmüyor . Artık sonsuza kadar özgür ..
      Anneannesi ile ilgili hatırladığı ilk şeylerden biri banyo sonrası kokusudur. Aynı annesinin kokusu gibi gelmektedir. Üzücü bir olay değil mi

      Günler böyle devam ederken Tonino’nun dedesi hastalanır ve sonra vefat eder. Artık köydeki ev Tonino ve annesine kalır. Bu evde yaşamaya karar verirler ve yaşamaya başlarlar. Daha sonraki günlerde Tonino’nun babası da burada kalmaya başlar ve ayrılmaz.

      Kahramanımız resimlere bakarak dedesini ve anneannesi ile ilgili hatıralarını hatırlar.


Kitabın sonu biraz hüzünlü ,buruk ama mutlu.. karar veremedim. Dedesi ölüyor ,anneannesi ama sonunda köy evinde özgür ,mutlu ve annesi ile babası ile geçiyor..


Çocuklar özgür kalsın... sizler de kitap ile kalın :)
160 syf.
·1 günde
Tonino köyde yaşayan dedesine ninesine düşkün bir çocuktur onların köydeki sevgi dolu yaşamı'nı anlatan harika bir roman İtalyan edebiyatının güçlü yazarlarından hans christian andersen ödülü olan angela nanetti çok güzel çocuk diliyle yazmış bence herkes bu romanı alıp okumalı.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
“Uzun uzun düşündükten sonra, dedemin dediği gibi, birileri seni sevdikçe ölünmeyeceğine ikna olmuştum. Ölen insanı göremeyeceğimize göre, başka bir şeye dönüşüyor demekti. Ve eğer bir dönüşüm söz konusuysa, eskiden çok hoşuna giden bir şeyi seçiyordu.”
İtalyan yazar Angela Nanetti, ödüllü kitabı Dedem Bir Kiraz Ağacı’nda, ölüm gibi zor bir temaya çocukların dünyasından yaklaşıyor. Aynı zamanda kent ve kır yaşamı arasındaki belirgin çizgileri takip ederek iki dünyaya da perde aralıyor.. Hem güldüğüm, hem ağladığım şahane bir öyküydü. İnsanın içini ısıtan cinsten.. En sevdiğim çocuk edebiyatı eserlerinden biri oldu. Geç de olsa iyi ki yolum düşmüş bu kitaba ️
160 syf.
·2 günde·8/10
Çok naif çok içten çok duygusal bir kitaptı. Okurken boktan hayatımın ne kadar yozlaşmış ve saflığını yitirmiş olduğunu bir kez daha anladım.

Bir sigara yak, bir bara gir iki bira göm bir herifle tanış. Herifle o gece takıl sabah kalktığında hıyarın tekine zaman harcadığını anla. Toplan ajansa git. Aynı döngü bok gibi. Hayat bu değil abi...

Hayat tam da dedem bir kiraz ağacındaki gibi işte. Duygular var düşünceler var huzuru aramak var huzuru mümkün kılmak var. Hiçbir şey demeyeceğim okuyun sadece. Okuyun ve gülümseyin.

Teknik olarak ise kitabın çevirisini pek başarılı bulmadım okumayı zorlaştırmak için bir hayli çabalamışlar sanki.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bazı kitapları o kadar seviyorum ki nasıl yorum yazacağımı bilmiyorum. Bu kitap da onlardan biri.

Kitapta; bir çocuğun gözünden şehir ve köy yaşamını okuyor, köyde yaşayan dedesi ile güzel ilişkisinin sıcaklığını hissediyor, o kiraz ağacının dallarına çıkmak ya da gölgesinde oturmak istiyorsunuz.

Çocuk kitabı olarak yazılan ama okuyan herkese güzel mesajlar veren kitapları okumak o kadar güzel ki... Bu kitabı okumayı da çok sevdim. Duygusal, etkileyici ve sıcacık bir kitaptı.
160 syf.
·4 günde·8/10
Köy ve şehir hayatı arasında bir tercih yapmamız istense neyi seçerdik acaba?
Gün ağarırken kümeste bekleyen kazımız olsa mesela, yumurtlamaya hazır tavuğumuz, derede yüzen ördeğimiz... Neden olmasın ki!

Ninemizin, dedemizin içinde olduğu anılar çok değerlidir. O hatıralar hem tatlı hem acıdır, hayatlarımızdan gittiklerinden beri.

İyi bir edebiyat eseri bulmak zor. İyi bir çocuk edebiyat eseri bulmak daha da zor!
Bulmuş iken okuyalım o vakit.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı 9 - 10 yaşlarımın okumaya aç vakitlerinden hatırlıyorum. Daha zamanı var, demişti öğretmen olan yengem. Seneler sonra e-pub versiyonu üzerinden bir çırpıda okudum. Güldüm, ağladım, sevdim, çok sevdim.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Biliyor musun,ben de buna benzer bir şey düşündüm. Peki, ben neye dönüşebilirdim? " diye sordu.
Hiç kuşkum yoktu.
"Bir kiraz ağacına,"diye cevap verdim.
"Ya sen?"
"Henüz düşünmedim,belki bir kuş olmak hoşuma gider. Böylece,gelip seninle arkadaşlık eder ve bütün kirazlarını yerdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Angela Nanetti
Unvan:
İtalyan Yazar
Doğum:
İtalya, 1942
1942’de İtalya’nın kuzeyinde, Bolonya’ya bağlı Budrio’da doğan Angela Nanetti, Bolonya Üniversitesi Ortaçağ Tarihi Bölümü’nü bitirdi, İtalyanca öğretmenliği yaptı. 1995’te öğretmenliği bırakıp kendini yazmaya adayan Nanetti, 2003’te Il Mondo dell’infanzia (Çocukluk Dünyası) adlı kitabıyla Hans Christian Andersen Ödülü’nü kazandı. Le memorie di Adalberto (Adalberto’nun Anıları), Cambio di stagione (Mevsim Değişikliği) ve Angeli (Melekler), özellikle çocuk ve gençlik kitaplarıyla tanınan yazarın çeşitli dillere çevrilmiş eserlerinden bazıları. Yaklaşık yirmi dile çevrilen ve Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Dedem Bir Kiraz Ağacı (Mio nonno era un ciliegio, 1998) adlı çocuk romanı, 2002 Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne aday gösterildi, 2006 Chronos Ödülü’nü kazandı. Son kitabı La compagnia della pioggia (Yağmur Topluluğu, 2009) olan yazar, İtalya’nın Adriyatik kıyısında, Pescara’da yaşıyor. -

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 327 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 107 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.