Atilla Dorsay

Atilla Dorsay

Yazar
8.4/10
11 Kişi
·
36
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.196
Gösterim
Adı:
Atilla Dorsay
Unvan:
Türk Sinema Eleştirmeni, Yazar, Gazeteci, Mimar
Doğum:
İzmir, 17 Mart 1939
1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyetgazetesinde sinema üzerine yazmaya başladı ve sonra bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet ve Yeni Yüzyıl’da yazdı. En son olarak Sabah'ta yazmaya başladı. 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı bir köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı.

Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV yürütme kurulu ve Siyad kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atilla Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1985'ten bu yana TRT 2'de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca dokuz yıl boyunca (1995'e kadar) TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Son olarak atv'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı programda yer almaktadır.

Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, FIPRESCI - Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu’nun Türkiye temsilcisidir. 1979'da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 45 kitap yazmıştır.

Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar'la röportajında şöyle anlatır: "Türk sineması da 60'ların sonlarında büyük bir atılım halindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney'in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70'li yıllarda yazdığını yazılar, biraz da 'Umut' filminden yola çıkarak "sinemamızın umut yılları" adıyla kitaplaştı.."
1928 yılı ABD'de sesli sinema olayının patlak verdiği ve birden tüm teknolojik yapının değiştiği yıldır.
İtalya'da otuz yıl boyunca Borjiyalar vardı. Yani savaş, kıyım, cinayet, ahlaksızlık. Ama Michelangelo, Leonardo da aynı dönemde var oldular. Oysa İsviçre'de kardeşlik, 500 yıllık demokrasi ve barış vardı. Ama ne yaratabildiler? Sadece guguklu saati!
316 syf.
·Beğendi·8/10
Amerikan sinemasının 1966-1977 dönemindeki popüler filmlerin Atilla Dorsay tarafından incelendiği bir kitap. O dönemin filmlerine meraklıysanız ilginizi çekeceği kesin.
328 syf.
·Puan vermedi
Atilla Dorsay'ın bu kitabını aldıktan sonra içindeki izlemediğim filmleri izleyip nasıl yorumlamış diye baktım. Değişik bir çalışma oldu:)

Yazarın biyografisi

Adı:
Atilla Dorsay
Unvan:
Türk Sinema Eleştirmeni, Yazar, Gazeteci, Mimar
Doğum:
İzmir, 17 Mart 1939
1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyetgazetesinde sinema üzerine yazmaya başladı ve sonra bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet ve Yeni Yüzyıl’da yazdı. En son olarak Sabah'ta yazmaya başladı. 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı bir köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı.

Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV yürütme kurulu ve Siyad kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atilla Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1985'ten bu yana TRT 2'de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca dokuz yıl boyunca (1995'e kadar) TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Son olarak atv'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı programda yer almaktadır.

Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, FIPRESCI - Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu’nun Türkiye temsilcisidir. 1979'da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 45 kitap yazmıştır.

Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar'la röportajında şöyle anlatır: "Türk sineması da 60'ların sonlarında büyük bir atılım halindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney'in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70'li yıllarda yazdığını yazılar, biraz da 'Umut' filminden yola çıkarak "sinemamızın umut yılları" adıyla kitaplaştı.."

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 59 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.