"Dualar muayyen bir mesafeye kadar yukarılara aksedebilirler. Bu mesafelerin uzunluğu da o duaları yapanların duayı yaparken yukarılara arz ettikleri isteklerin samimiyetine, doğruluğuna ve şiddeti derecesine bağlıdır. Bâzı dualar uzun yollar katedemez, aşağılarda kalırlar. Bunlar zayıftırlar ve bu yüzden de kendilerini gerçekleştirebilecek kudretteki varlıklara rasgelmezler. Bunun da böyle olması icap eder. Bâzı dualar ise çok uzak mesafelere kadar gidebilirler. Bunlar özden gelen ve hakikî tekâmül ihtiyaçlarına dayanan kuvvetli isteklerdir. Kudretli varlıklara ulaşabilen bu duaların tahakkuk imkanları daha fazladır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Varlığın dünyadaki beden hayatına ait, çizilmiş olan mukadderat plânının icaplarını yerine getirmek için bedene inen bütün bu tesirler, üst plânların daima kontrol ve gözetimi altındadır. Dolayısıyla, bu tesirlerin en küçüğünden en büyüğüne kadar, hiçbiri boş, mânâsız ve lüzumsuz değildir. Bunların her biri, daha önce söz ettiğimiz vicdan mekanizmasıyla ilgili durumlar gösterir ve organizmada ayarlanır. Bu ayarlanış, varlığın dünya plânının icapları ve zaruretleri ahengi içinde vuku bulur.
İnsan denilen şey; bir varlığın, bağlı bulunduğu ruha hizmet etmek için, Yerküre'deki kaba maddeleri bir araya toplayıp, kendisine vâsıta olarak kullanmak maksadıyla, kurmuş olduğu bir bedendir.
Sevgi; müspet yolda, diğerkamlık cephesiyle, vicdanın vazifeye yönelik unsurlarını kuvvetlendirir ve inkişaf mekanizmasında hızlı ve idrakli bir yürüyüşü sağlarken; bencillik cephesiyle de, nefsaniyet unsurlarını tahrik eden menfî kudretleriyle, inkişafın yürüyüş temposunu ağırlaştırır ve insanı zahmetli, ıstıraplı şartlar içine sokar.