Cem Şancı

Cem Şancı

YazarÇevirmen
7.7/10
56 Kişi
·
165
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.243
Gösterim
Adı:
Cem Şancı
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar ve Senarist
Doğum:
Türkiye İstanbul, 1974
Cem Şancı (d.30 Ağustos 1974) Türk gazeteci, yazar, senarist.

Cem Şancı 1974 yılında, İstanbul'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik lisans bölümünde üniversite eğitimi aldığı sırada, ilk romanını 19 yaşında bitirerek Altın Kitaplar Yayınevi'ne teslim etti. 1996 yılında yayınlanan bu ilk romanla güçlü bir okur kitlesi kazanan Cem Şancı'nın bugüne dek 14 romanı yayınlandı. Yazar için basında çıkan eleştiriler keskin dilinin, cesur, sarkastik, sorgulayıcı ve özgün üslubunun onun metinlerini sürekleyici kıldığı noktasında yoğunlaştı.

Aynı zamanda gazeteci olan yazar, LeveL ve Chip dergilerinde editör, haber müdürü, yazı işleri müdürü gibi görevler üstlendi. Televizyon programları hazırladı. Sinema ve televizyon için senaryolar kaleme aldı. Türkiye'nin vizyona giren ilk uzun metraj 3D sinema filmi Cehennem 'in senaryosunu yazdı.
Kendisi ne kadar hoşgörülü ve barışçıl olursa olsun, kalabalıkların içinde mutlaka birinin düşmanlığına hedef olacağını bilince, insan yalnızlığa daha büyük bir değer biçer.
"Yaşamından pişman mısın?" diye sordum. "Sevmediğin biriyle evlenip, yalanların içinde yaşasaydın akıllı mı olacaktın?"
Sevgiyi ölçmenin yolu ayrılık olmamalıdır. Bir ilişkide ayrılık lafı gündeme gelmemelidir. Ayrılık demek, sen benim hayatım için vazgeçilmez bir etken değilsin demektir. Neden ayrılık konusunu gündeme taşıyabilen, ayrı yaşayabileceğini düşünen, benden vazgeçebilecek birinden ben niye vazgeçmeyeyim?"
"Tek tek şişeleri, torbaları toplayarak denizi temizlemek mümkün değil," dedim. Bütün Marmara'ya kocaman bir file batırmak lazım."
Bir toplumun fertleri birbiriyle yabancılaşır,selamı sabahı keser, komşusunun halini vaktini,derdini,tasasını umursamazsa o toplum çöker,yok olur.
"Sevdiklerinin, ailenin yanında olmamasını, yalnız kalmayı, yalnız yaşamayı iyi bilirim.Bir süre sonra yalnızlığı sevmeye başlarsın. İnsanlar gözüne düşman gibi görünmeye başlar. İnsanlardan tiksinirsin,uzak durursun. Sonunda da yalnız ölürsün."
"Niye alkışlıyorsunuz?" diye çıkıştım. "O sizin rakibiniz, attığı her golle, sizi eleyip, galibiyete yaklaşıyor. Neden alkışlıyorsunuz?"
'Başarıyı alkışlamak suç mu," diye karşılık verdi Didem. Sesi alaycıydı.
305 syf.
·367 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda okuduğum ilk kitaptır kendileri. Eve nereden geldiyse gelmiş bir şekilde evimize konuk olmuştu, belli bir süre cereyandan odamın camı çarpmasın diye camın arasında durma görevi görüyorken cereyandan olacak ki nerden estiyse kitabı aldım elime birden okumaya başladım. Herhalde lise 1 zamanında olmamdan, isminde de kızlar olmasından ötürü kitap bir şekilde ilgimi çekmişti. Romanın başlarının çocukluğumun geçtiği Yeşilköy, Yeşilyurt civarında geçmesi de beni ayrı sevindirmişti. Edebi tarafı hiç olmayan (ilk kitabım olmasından belli) ama okurken hiç sıkılmadığım, evin içinde acaba ne oldu nerelere gitti dediğim, sevdiğim beğendiğim bir kitaptı.
128 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Yıllar sonra tekrar Cem Şancı okumak iyi geldi. Akıcı diliyle okuru hiç sıkmıyor. Yazarın en sevdiğim yanı ise kalıplaşmış düşünce ve yaşam standartlarını mantıklı yönleriyle eleştirmesi. Bu kitabında da fazlasıyla gördüm. Üstelik yalnızlık gibi toplum tarafından çok yanlış anlaşılmış ve kötülenmiş bir olguyu yine mantık çerçevesinde çok güzel ifade etmiş. Kişinin kendisini keşfetmesinde yalnızlığın ne kadar önemli olduğu ve kendimizi tanımadan başkalarını hayatımıza dahil etmenin sağlıksız ilişkiler doğuracağı gibi çok yerinde tespitleri var.
480 syf.
·6 günde·6/10
Kitabı bir yıl önce Sahafçı’ nın önerisi üzerine almıştım ama bir türlü fırsat bulup elime alamamıştım ,alınca da elimden düşüremedim. Gerçekten sürükleyici ve yalın bir anlatım diliyle gizem ve sürprizlerle dolu bir kitap.

Kitap 17yy Amsterdam’da geçen bir olayı anlatıyor. 18 yaşındaki Nella kendisinden oldukça büyük ama yakışıklı ve zengin bir tüccar olan “evlendiği” Johannes Brandt’ın Amsterdam’daki eve gelişiyle başlıyor. Nella evde Johannes’in kız kardeşi Marin ve genç hizmetçi Cornelia tarafından hiç de dostça karşılanmaz, evde adeta bir yabancıdır, Johannes onu daha sıcak karşılaşa da yine de karı koca arasındaki sevgiye dair bir işaret yoktur. Kısa süre sonra bu evliliğin gizemi açığa çıkar. Ancak Johannes’in Nella’ya düğün hediyesi olarak yaptırdığı gerçeğinin aynısı minyatür evin gelişiyle genç kadının hayatı birden heyecanla dolar. Nella şehirdeki tek ve gizemli minyatürcüye bazı siparişler verir, zamanla Nella’yı hayata bağlayan bu siparişler bambaşka anlamlara bürünür.

Yazar büyük ihtimalle gerçekten o tarihlerde Amsterdam’da yaşayan Petronella Oortman’ın halen Rijkmuseum’da sergilenmekte olan minyatür evinden esinlenmiş olmalı. Yazarın ilk kitabı olmasına ragmen bazı tecrübeli yazarlara dili açısından ve kurgusu açısından taş çıkaracak cinste.

Kadın karakterlerini çok etkileyici buldum kendimi onların yerine rahatlıkla koyabiliyordum bu da kitabı çabuk bitirmemde etkili oldu aynı zamanda genç ve tecrübesiz bir genç kızın sorumluluk sahibi bir kadına dönüşmesinin de hikayesini anlatmış olması,minyatürcünün son ana kadar gizemli olması her ne kadar birkaç cümle ile öyküsü ortada kalsada genel olarak bendim.

Yani kısacası kitabı okuyun derim, sonuçta okumaktan kimseye bi’ zarar gelmez ama okuduktan sonra ikinci bir kez elinize alacağınızı zannetmem. İyi okumalar 
480 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Etkileyici, şaşırtıcı, tam anlamıyla gizemli ve merak uyandırıcı. Farklı bir şeyler okuyayım diyorsanız, doğru adrestesiniz.
480 syf.
·Beğendi·7/10
Kitabın içindeki çoğu betimlemeler çok detaycı olduğundan olsa gerek anlatımı da daha detaycı bekliyordum. Anlatım dili sürükleyiciydi ancak olayların gelişimi daha farklı bir sona çıkmalıydı diye düşündüm kitabı bitirirken.
480 syf.
·Beğendi·9/10
Amsterdamdaki o müzeye Jessie Burton'dan önce gidip o minyatür evini görsem , ben de böyle bir kitap yazardım sanırım.
480 syf.
·Puan vermedi
Kitabın başı çok güzel gidiyordu heyecanlıydı bazı yerlerinde korktuğum bile oldu . Fakat beni rahatsız edici bir nokta vardi lgbt içerikliydi kitap . Sonlarında hayal kırıklığına uğradım . Başında böyle gizemli bir kitap bütün gizemleri yitirmiş olarak bitti ..
480 syf.
·8 günde
Tarihi romanları pek sevmiyorum fakat bu tarz romanların film ve dizilerini izledikten sonra tarih sever oluyorum. :) Konu itibariyle bu kitap sizi sıkmıyor. Karakter kadınları seviyorsunuz. o dönem Amsterdam' ı hayal ediyorsunuz. "Her kadın kendi kaderinin mimarıdır." sözü sizi etkiliyor. Minyatür bir ev ve bu ev içindeki karakterler ile gerçek hayattaki benzerlikler ve ürkütücü gerçek. Okumanızı tavsiye ederim.
480 syf.
·Beğendi·9/10
Gerçekten farklı ve sürükleyici bir roman. Yazar cinsiyet, ırk, sınıf farkı gibi önemli konuları harika bir kurguyla anlatmış. Gizemli ve merak uyandırıcı anlatımı ve olaylarıyla kitap daha da güzel bir hale gelmiş. Herkesin kütüphanesinde olması gereken bir kitap.
110 syf.
·Beğendi·8/10
Günümüzde çirkef ve ne istediğini bilmeyen kadınlar için kullanılan genel bir tabir olan kezban ve kezbanlık hakkında deyimi bulan ve katkıda bulunan yazarların yazdıklarından oluşan bir kitap. Dikkat çekici tespitler var. Okunabilir bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cem Şancı
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar ve Senarist
Doğum:
Türkiye İstanbul, 1974
Cem Şancı (d.30 Ağustos 1974) Türk gazeteci, yazar, senarist.

Cem Şancı 1974 yılında, İstanbul'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik lisans bölümünde üniversite eğitimi aldığı sırada, ilk romanını 19 yaşında bitirerek Altın Kitaplar Yayınevi'ne teslim etti. 1996 yılında yayınlanan bu ilk romanla güçlü bir okur kitlesi kazanan Cem Şancı'nın bugüne dek 14 romanı yayınlandı. Yazar için basında çıkan eleştiriler keskin dilinin, cesur, sarkastik, sorgulayıcı ve özgün üslubunun onun metinlerini sürekleyici kıldığı noktasında yoğunlaştı.

Aynı zamanda gazeteci olan yazar, LeveL ve Chip dergilerinde editör, haber müdürü, yazı işleri müdürü gibi görevler üstlendi. Televizyon programları hazırladı. Sinema ve televizyon için senaryolar kaleme aldı. Türkiye'nin vizyona giren ilk uzun metraj 3D sinema filmi Cehennem 'in senaryosunu yazdı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 165 okur okudu.
  • 71 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.