Cüneyd Suavi

Cüneyd Suavi

Yazar
8.6/10
160 Kişi
·
764
Okunma
·
34
Beğeni
·
2.853
Gösterim
Adı:
Cüneyd Suavi
Unvan:
Yazar
Doğum:
Adapazarı, 1948
1948 Yılında Adapazarı'nda doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. Daha sonra, günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi olarak bilinen Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni yüksek mimar ünvanıyla bitirip Sakarya Üniversitesi'nde asistanlığa başladı. İleriki yıllarda profesörlüğe kadar yükselen Cüneyd Suavi, evli ve üç çocuk babasıdır.

Zafer Dergisi'nde 1982 yılından beri hikayeleri yayınlanan yazarın en tanınmış eseri, Hayatın İçinden adlı hikaye kitabıdır. Türk insanı tarafından büyük bir rağbet gören bu eserin tamamı Korece'ye; bir bölümü de İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Arnavutça, Tatarca, Özbekçe ve Makedonca'ya çevrilerek dünyanın dört bir yanına ulaşmıştır. Bu eserin devamı olan Hayatın İçinden-2 adlı kitap da, 2003 yılında basılmıştır.

Cüneyd Suavi'nin Kırk Gram Tebessüm, Mucizeler, Bilmeceler ve Çocuklar İçin Peygamberler Tarihi adlı eserleri dışında, .ocuklar için yazdığı İki Çuval Altın, Huzur Ormanı, Gökten İnen Balık, Cennete Davet ve Sevgi Marketi adlarını verdiği beş hikaye kitabı daha bulunmaktadır.
TOKAT

Emektar Öğretmen, dersini bitirip sınıftan çıkarken; öğrencilerinden birinin diğerine çelme taktığını gördü. Düşen çocuk, en sevdiği öğrencisiydi ve canı yandığı için ağlıyordu. Öğretmen, onu yerden kaldırdıktan sonra üstünü temizleyip eve gönderdi ve öbür çocuğu kolundan çekerek öğrencilerin terk ettiği sınıfa soktu. Kendisi, aynı köyün ilkokulunda yirmi yıldan bu yana hizmet vermiş, o köyden evlenmiş ve tayini büyük şehirlere çıkmasına rağmen; bir yuva olarak bildiği okulunu terk etmemişti. Bu yüzden, öz evlatları gibi gördüğü öğrencilerin haylazlıklarına dayanamıyordu. Çelme takan çocuğu şiddetle azarladıktan sonra, onun korkudan tir tir titremesine aldırış bile etmeden suratına bir tokat patlattı.

Küçük çocuğun cılız vüzudu, tokadın şiddetinden bir yaprak gibi savrulmuş ve yeni çıkmakta olan dişlerinden akan kan, öğretmenin ceketine sıçramıştı.

Öğretmen, yedi yaşındaki bir çocuğa yaptığı bu hareketten hemen sonra pişmanlık duymasına rağmen, bunun kendisi için iyi bir ders olacağını düşünüyordu. Öğrencisini bırakıp gitmeye hazırlanırken, çocuğun elini cebine attığını görüp telaşa düştü.

En yakın arkadaşını bile düşüren bir yaramaz, öğretmenine de bir çakıyla saldırabilirdi. Ona karşı korunmaya hazırlanırken, küçük çocuk teyzesinin bayramda hediye ettiği mendili çıkarttı ve düştüğü yerden kalkmaya çalışırken:

- Ceketiniz kanlandı öğretmenim!. dedi. Sileyim isterseniz...
..Askerlerden bazıları bir karınca yuvasına yakın bölgede ateş yakmışlardı. Peygamberimiz onları ikaz ederek:
"Siz yerdekilere merhamet gösterin ki, göktekiler de size merhamet etsin."buyurdu.
Peygamberimiz:
"İnsanlara verecek bir şeyim yok!" diyenlere: "Güler yüzün de mi yok?" diye sorar, güler yüzün bir sadaka olduğunu söylerdi.
YEŞİL ELBİSE
Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
-Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.
-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi
-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.
-Ne bileyim olmuyor işte, dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?
-Ciddi söylüyorum, dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.
Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-Peki, dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?
-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim, dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
-Hani, dedim. Camiye gelmeyecektin?
Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
ANNE KALBİ
Delikanlı,katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerek:

-Senin sevgini ölçmek istiyorum,dedi.Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin.

Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti.Annesi,belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi.Ve çocuk,annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.Delikanlı,kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken,ayağı bir taşa takıldı.Kendisi bir tarafa,mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı.Canının acısından,ağzından ister istemez"Ah anacığım!"sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:

-Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?
Peygamberimiz'in en fazla gülmesi gülümsemekti. Ve bütün hayatı boyunca kahkaha atmamıştı. "Çok gülmeyiniz!
Zira gülmenin fazlası kalbi öldürür." derdi.
265 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İçinde bazen sizi duygulandırabilecek bir sürü hikaye var.Cüneyd Suavi'nin gerçekte yaşanmış hikayeleri toplamış ve bu muhteşem kitabı hazırlamış.Harika bir kitap.Okumanızı tavsiye ederim.
654 syf.
·33 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öncelikle bu incelemeyi yazıp yazmamak konusunda çok ikilemde kaldım fakat böyle güzel, heleki Efendimiz (s.a.v) konu alan bir kitabın incelemesini yazmasaydım içimde ukte kalıp, eksik olacağının farkına vardım, böylelikle yazma kararı aldım kendimce. Aslında ne kadar yazarsam yazayım hala eksik kalacaktır kelimeler...

Kitabın içeriğinden bahsedersek: dili o kadar yalın, anlaşılır ki içerisindeki hikâyeler alt başlıklarla bölümlere ayrılmış olması kitabı daha da akıcı, sürükleyici hale getirmiş. Bu sayede keyif alarak sıkılmadan okuyorsunuz.

Iki Cihan Güneşi'ni okurken Peygamberimizin (a.s.m) hayatı yanında, hayatını adadığı iman davasını da anlayacak ve "Ben kimim?", "Nereden geliyorum?", "Nereye gideceğim?", "Bu dünyadaki görevim nedir?" sorularının cevaplarını rahatlıkla bulacaksınız.

Efendimiz (s.a.v) her anlamda örnek oluşu, İslam dinini yaymak için bütün zorluklara katlanması, sırf bir kişi müslüman olsun diye her türlü işkenceden işkenceye uğradı. Fazladan bir kişinin iman etmesi için bu işkencelerin tamamına razıydı. Tek derdi ümmetini o kavurucu cehennem ateşinden kurtarmaktı. Çünkü o, Rahmet Peygamberiydi.
 
Fazlaca alıntı paylaştığım için incelemeyi çok uzun tutmak istemiyorum..Ve son olarak kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Keyifli Okumalar dilerim..
265 syf.
·2 günde·6/10
Gerçekten güzel bir kitap sizi sıkmayan , içinde kisa oykulelerle içinizi ısıtacak güzel bir eser. Cüneyd Suavi hayatin gerçeklerini bize oykulerle sunmuş ben keyifle okudum sizede tavsiye ederim
265 syf.
·5 günde·9/10
"Küçükken yatağımdan her kalkışımda, yerdeki yastık ve minderleri görerek annemin dağınıklığından dolayı söylenip dururdum. Büyüdüm, evlendim ve 'nur topu' gibi bir erkek çocuk sahibi oldum. Oğlum da herhalde bana benzemiş olmalı ki, geceleri kıpır kıpır dönüyor ve ikide bir yatağından düşüyor.Ve şimdi ben, rahmetli anacığıma fatihalar okuyarak, yavrumun düşebileceği yerlere minderler seriyorum."

Bu küçük hikayede bile insanın içini titretip durgunlaştırabiliyorsa her hikayeyi ayrı bir tebessümle okutmayi başarıyorsa bu hikayeler gerçekten"Hayatın içinden'dir" diye düşünmüştüm ki öyle de oldu. Yaşanmışlıklarla dolu hayat hikayeleri beni çok etkiledi.

İnsanın okurken hayatın icin bir hikayeden beklenen mesaj eğer bir çırpıda veriliyor ve kalpleri yumuşatırken, gönül pusulalarını manevi güzelliklere çeviriyorsa herkesin okuması gerekli diyebiliyorum.
265 syf.
Parça parça hikayeler hoşuma gittiği için zevkle okudum ve kimi yerde üzüldüm kimi yerde güldüm yani duygudan duyguya geçsemde çok beğendim.
Yazarın her hikaye sonunada kalp koyması hoşuma gitti . Yazara bunu sorduğumuzda "Sevgi bildirmek için koyduğunu" belirtmişti. Ayrıca yazarın uslübü insana kitap sevdirmeye çalışması ayreten hoşuma gitti.
Kısa kısa hikayeler sevenlere tavsiye ederim...
265 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuyalı yine bir kaç sene oldu ama hâlâ hikayelerinin bazıları taptaze aklımda, ismini görünce direk hatırladım. Her yaştan herkese hitap eden bu kitabı okuyup derim :)
265 syf.
·Beğendi·9/10
Hayatın içinden ders verici, ahlaklı, bilgilendirici ve keyif verici hikayelerin olduğu bir kitap, kitabın çok sayfası olmasına rağmen çerez gibi keyif alarak kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap.
148 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bilmem ne denir? Aşırı ponçik bir kitap okudum. İşin ilginç yanı kitabın ismini kitabı bitirdikten sonra okudum. İlme Vefa'da kütüphane düzeltiyorum. Kitabı yaz öğrencilerinden biri hediye etmiş kütüphaneneye. Bana sormuştu, kabul etmiştim. Elime geçince zaten ufak bir ebat okuyayım dedim. Bir saatte bitti zaten. Güzeldi. Bu anlamda yani yanlış bir zamanda yanlış kişiye aşık olup, gözü kör olmuş gençlere okutulabilir, yararı dokunur zannediyorum. Ben Cüneyd hocayı küçüklükten tanıyorum, kitaplarından. Küçükken onun kitaplarını okurduk ve çok severdik. Sonra bu yıl kitap fuarında tanışma fırsatı bulduk. Aşırı tatlı bir insan. Rahatlıkla amcanız, dayınız yerine koyabileceğiniz biri. Derdi var ve bu uğurda yıllardır çalışmalar yapıyor. Kitap yazıyor, konferans veriyor. Kitapları daha çok genç - ufak tayfaya yönelik. Okunabilir.
192 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap gerçekten çok gerçekçi. Bazı hikayelerde ağladım . Hayatın içinden 2ve 1i de okudum gerçekten çok güzel . Herkesin okumasını istiyorum . Sadece bu kitabı değil Cüneyt Suavi hocamızın bütün kitaplarını okumanızı istiyorum . Cüneyt hocama sevgilerle ...
265 syf.
·Beğendi·8/10
Harika. Okumaktan çok zevk aldım. Her bir hikaye bir fener karanlıkta önünü göremeyene. Okuyalı yıllar oldu ama tadı damağımda kitaplardan biri. Meyve tadında bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cüneyd Suavi
Unvan:
Yazar
Doğum:
Adapazarı, 1948
1948 Yılında Adapazarı'nda doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamladı. Daha sonra, günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi olarak bilinen Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni yüksek mimar ünvanıyla bitirip Sakarya Üniversitesi'nde asistanlığa başladı. İleriki yıllarda profesörlüğe kadar yükselen Cüneyd Suavi, evli ve üç çocuk babasıdır.

Zafer Dergisi'nde 1982 yılından beri hikayeleri yayınlanan yazarın en tanınmış eseri, Hayatın İçinden adlı hikaye kitabıdır. Türk insanı tarafından büyük bir rağbet gören bu eserin tamamı Korece'ye; bir bölümü de İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Arnavutça, Tatarca, Özbekçe ve Makedonca'ya çevrilerek dünyanın dört bir yanına ulaşmıştır. Bu eserin devamı olan Hayatın İçinden-2 adlı kitap da, 2003 yılında basılmıştır.

Cüneyd Suavi'nin Kırk Gram Tebessüm, Mucizeler, Bilmeceler ve Çocuklar İçin Peygamberler Tarihi adlı eserleri dışında, .ocuklar için yazdığı İki Çuval Altın, Huzur Ormanı, Gökten İnen Balık, Cennete Davet ve Sevgi Marketi adlarını verdiği beş hikaye kitabı daha bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 764 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 139 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları