Ernest Becker

Ernest Becker

Yazar
8.8/10
5 Kişi
·
14
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.242
Gösterim
Adı:
Ernest Becker
Unvan:
Amerikalı Akademisyen, Kültürel Antropolog ve Yazar
Doğum:
Springfield, Massachusetts, Amerika Birleşik Devletleri, 27 Eylül 1924
Ölüm:
Burnaby, British Columbia, Kanada, 6 Mart 1974
(27 Eylül 1924 - 6 Mart 1974) bir Yahudi-Amerikan kültürel antropolog ve yazar idi. 1974 Pulitzer Ödüllü ''The Denial of Death'' adlı kitabı ile dikkat çekiyor.

Piyadede görev yaptığı ve Nazi toplama kampını kurtarmaya yardım ettiği askerlik görevini tamamladıktan sonra New York'taki Syracuse Üniversitesi'ne girdi. Mezuniyet sonrası Paris'teki ABD Büyükelçiliğine idari görevli olarak katıldı. 30'lu yılların başında Syracuse Üniversitesi'ne döndü ve kültür antropolojisi alanında yüksek lisans eğitimine devam etti. Doktorasını tamamladı. Dokuz kitabından ''Zen: A Rational Critique (1961)''nın ilki doktora tezine dayanıyordu. Kanada'daki Simon Fraser Üniversitesi'nde profesör oldu.

6 Mart 1974'te kolon kanserinden öldü.
İnsan yaşamak için yalan söylemek zorunda olan korkmuş bir hayvandır. Toplumlar ölümü inkâr etmek üzerine kurulmuş standart sistemlerdir.
Savaşlarda insanların toplu halde yakın mesafeden ateşe yürümeye devam etmelerini sağlayan şey,narsizmdir. Aslında insan kendinin öleceğini düşünmez, yalnızca yanındaki adama acır.
Ernest Becker
Sayfa 29 - İz yayıncılık
Benlik sonluluğu yenmek zorundadır, sonluluktan emin olmak ve onun ötesini görmek için "ölmek" zorundadır. Neye doğru? Kierkegaard cevaplar: Sonsuzluğa, mutlak aşkınlığa, yaratıkları sonlu kılan yaratılışın nihai gücüne doğru...
... Norman O. Brown'nun , Freud'a ilişkin kendi düzenlemesinde öne sürdüğü gibi, Ödip Kompleksi tam anlamıyla Freud'un erken çalışmasında iddia ettiği cinsel şehvet problemi ve rekabet DEĞİLDİR. TERSİNE ÖDİP KOMPLEKSİ, Ödipal proje, çocuğun hayatının temel problemini özetleyen projedir. ÇOCUK KADERİN PASİF BİR NESNESİ, BAŞKALARININ UZANTISI, DÜNYANIN BİR OYUNCAĞI MI YOKSA KENDİ İÇİNDE AKTİF BİR MERKEZ Mİ OLACAKTIR, kendi kaderini kendi güçleriyle kontrol edecek mi yoksa edemeyecek midir?........
Eğer çocuğun en önemli görevi çaresizlikten ve yok olmaktan bir kaçışsa, o zaman cinsel sorunlar ikincil ve talidir.
Gerçekten kendini kaybettiğini hissetmeyen insan, feragatsizdir; yani, kendini asla bulamaz, asla kendi gerçekliğini karşılayamaz..
....Fakat genellikle hayat bizi standartlaşmış aktivitelere sürükler. İçine doğduğumuz sosyal kahramanlık sistemi, kahramanlık tarzlarımızı, itaat etme ve başkalarının bizden olmamızı bekledikleri şey haline gelerek onları memnun edebilmek için kendimizi şekillendirme yöntemlerimizi belirler...
Her şeye rağmen, insanın COCUKLUK DENEYİMLERİ HAYATI GÜVENLİ ŞEKİLDE DESTEKLEDİĞİNDE ve benlik duygusunu, gerçekten özel, kainatta bir numara olma duygusunu güçlendirdiğinde temel narsisizmin de arttığını biliyoruz. Sonuç, bazı insanlar psikanalist Leon J. Saul'un tam yerinde olarak "GİZLİ TAHAMMÜL" dediği şeye daha fazla sahiptirler. GİZLİ TAHAMMÜL, kişinin birçok hayat bunalımını ve hatta keskin kişisel değişikliği daha kolay atlatmasını sağlayan, hayat karşısındaki bedensel bir güven duygusudur..
Frederick Perl'ün nevrotik yapıyı, inşa edilmiş dört katlı kalın bir yapı olarak tasavvur etme tarzını tercih ediyorum;
İLK İKİ KAT gündelik katlardır, çocuğun hazır onay elde etme ifadelerini yüzeysel kullanımıyla, toplumda varlığını sürdürmek ve başkalarını sakinleştirmek, ona eşlik etmelerini sağlamak için öğrendiği TAKTİKLERDİR.. Bu taktikler, süratli konuşma, BOŞ KONUŞMA, KLİŞE VE TAKLİT KATLARIDIR.

BİRÇOK İNSAN, HAYATLARI BOYUNCA YÜZEYİN ALTINA İNMEDEN YAŞAR.

ÜÇÜNCÜ KAT, İDRAK EDEN ISTIRAPLI BİR KATTIR. Boşluk ve kaybolma duygumuzu, karakter savunmalarımızı inşa ederken, zihnimizden çıkarıp atmaya çalıştığımız duyguları örten KÖRDÜĞÜM'dür. Bu katın alt yüzeyinde DÖRDÜNCÜ VE EN ŞAŞIRTICI KAT VARDIR; "ÖLÜM" ya da "ÖLÜM KORKUSU KATI"; bu kat bizim HAKİKİ VE TEMEL HAYVANİ KAYGILARIMIZIN, KALBİMİZDE TAŞIDIĞIMIZ DEHŞETİN KATIDIR. Perls, YALNIZCA BU DÖRDÜNCÜ KATI YIKTIĞIMIZDA "OTANTİK BENLİĞİMİZ" diye adlandırabileceğimiz bir kata ulaşacağımızı söyler.

Taklit, gizlenme, korkuya karşı savunmalar olmaksızın GERÇEKTEN OLDUĞUMUZ ŞEY.....
376 syf.
·Puan vermedi
Her sayfası tokat niteliğinde bir kitap. Tabuları olan yıkmaya niyeti varsa okusun. Bir sayfasında uyanış veya farkındalığın her zaman mutlulukla sonuçlan mayacağını belirtiyor. Ölüm bir içgüdü diyor. Tekrar tekrar okunacak kitaplardan.
376 syf.
·91 günde·Beğendi·10/10
Başka bir kitabın (Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı) bir kısımda bu kitaptan bahsedildiği için merak edip aldım. Zaten dışarıdan da bir çekiciliği var kitabın. Dili biraz ağır gelse de iyi ki okumuşum dedirtti. Bir çok şeye karşı yeni bir bakış açısı kazandırdı. Ufkunu genişletmek isteyen okuyuculara tavsiye edeceğim kitaplardandır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ernest Becker
Unvan:
Amerikalı Akademisyen, Kültürel Antropolog ve Yazar
Doğum:
Springfield, Massachusetts, Amerika Birleşik Devletleri, 27 Eylül 1924
Ölüm:
Burnaby, British Columbia, Kanada, 6 Mart 1974
(27 Eylül 1924 - 6 Mart 1974) bir Yahudi-Amerikan kültürel antropolog ve yazar idi. 1974 Pulitzer Ödüllü ''The Denial of Death'' adlı kitabı ile dikkat çekiyor.

Piyadede görev yaptığı ve Nazi toplama kampını kurtarmaya yardım ettiği askerlik görevini tamamladıktan sonra New York'taki Syracuse Üniversitesi'ne girdi. Mezuniyet sonrası Paris'teki ABD Büyükelçiliğine idari görevli olarak katıldı. 30'lu yılların başında Syracuse Üniversitesi'ne döndü ve kültür antropolojisi alanında yüksek lisans eğitimine devam etti. Doktorasını tamamladı. Dokuz kitabından ''Zen: A Rational Critique (1961)''nın ilki doktora tezine dayanıyordu. Kanada'daki Simon Fraser Üniversitesi'nde profesör oldu.

6 Mart 1974'te kolon kanserinden öldü.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.