Gonca Çiftçioğulları

Gonca Çiftçioğulları

8.6/10
166 Kişi
·
341
Okunma
·
47
Beğeni
·
3.059
Gösterim
Adı:
Gonca Çiftçioğulları
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Kayseri, 1968
1968 Kayseri doğumluyum. İlk öğretimimi Kayseri de, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Ege üniversitesi Felsefe bölümü mezunuyum. 13 yıl ilkokul öğretmeni olarak görev yaptım. Sanata, özellikle resim sanatına olan ilgim nedeniyle yağlı boya ve kolaj resim çalışmaları yaparak Adıyaman'da sergi açtım. Okumaya düşkünlüğüm zamanla yazma isteği de uyandırdı. "Gece Gelen Ölüm ve Öyle bir Bedel ki" romanlarım yanında yazım aşamasında olan "Güneşin Kızı" isimli polisiye kitabım da yakında okurlarıyla buluşmak üzere hazırlanıyor. Yazarak üretenlerin yanında olmak için buradayım.
Artık geçmişi değiştiremezdi fakat hatalarını telafi edebilirdi.
Kimi insan nereye gittiğini bilmeden karanlık yollarda yürürken, kimisi de geçtiği yolların aydınlık olmasını isterdi.
Yıllarca toprak altında gömülü kaldı bu sırlar. Ama hiçbir gerçek su yüzüne çıkmadan kaybolup gitmez.
Hayatın temel taşları umutlarımızdır. Eger umudumuzu kaybedersek asıl o zaman yetim kalmış gibi yapayalnız hissederiz kendimizi.
İnsanın hayattan beklentisiyle yaşadıkları birbirine tamamen zıt olabiliyordu.Bu zıtlık şekil veriyordu belki de bakış açılarına.
Şeytanın kulu olmuş bu zavallılara dair içinde sadece acıma hissediyordu.
Sevgili yazar arkadaşım Gonca Çiftçioğulları' nın Yüzleşme serisinin ikinci kitabı. Kitap polisiye türünde olduğu için, ipucu vermemek adına konusu hakkında bir şey yazmayacağım. Zekice kurgulanmış, sade bir dille kaleme alınmış, daha sonraki bölümde ne olduğunu merak ederek sayfaları hızla çevirirken, bir anda biten çok güzel bir kitap.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabın konusu güzel olsa da anlatımını pek beğenmemiştim. Bu kitap bir kaç kademe daha yüksekte. Zaten yürümeden koşma olmuyor. Konu polisiye olsa da ben aşk yönünü daha ağır buldum. Kitabın devamı olduğu için olsa gerek.

En güzel tarafı da hiç gitmediğim, bilmediğim bir şehri bedavadan zahmetsiz gezmiş tanımış oldum. Biraz Canan Tan kalemi hissettim. Okurken yeni şeyler öğrenmek romanlarda en sevdiğim kısımlardır. Başarılar dilerim kendisine yazarlık hayatında
Şahane bir kurgu, şahane bir anlatım. Polisiye , psikoloji ve aşkı çok güzel harmanlamış yazarımız :-) başından beri heyecanla sürükledi beni ve katil kim derken, ters köşe oldum :-) 2 kitaptan oluşan bir seri ve merakla ikinci kitaba başlayacağım... tavsiye ediyorum
Türk yazarları okumayı seviyorum. Ancak son zamanlarda çıkan Wattpad ergen romanlarından gına gelmedi değil. Hastanede yatmakta olduğum bir gün kitap istediğimde alelacele alınıp elime tutuşturuldu. İşte bir wattpad kitabı dedim kendi kendime ancak değilmiş. Kalın olmasına rağmen iki günden kısa zamanda okuyuverdim. Finale kadar konuyu gereksiz yere uzatılıp finalin 2 sayfaya sığdırılması hoşuma gitmedi. Coğu yerde konu ilerlemiyor ama hikaye güzeldi. Aslıyı çok sevdim ama annesini hiç sevmedim. Canandan nefret ettim keşke ölse diye dua ettim. İki kız kardeş ne olursa olsun birbirine kimi sevdiklerini söyler en azından isimlerini bilirler. Burada yeşilçam kurgusu devredeydi. Sadece filmlerde oluyor. İki kız kardeşin birbirinden sır saklaması. Yinede ortalamanın üstünde bir kitap diyebilirim. Bir de hastanede hastane ortamını anlatması tesadüf oldu benim içinde.
Okuduğum ilk Gonca Çiftçioğulları romanı. Bazı kitaplar vardır ki kendinize neden daha okumadım dedirtir. Bu kitap da benim için böyle bir kitap oldu.

Mahir (Cenk) namı diğer Ateş. 1 insan üç farklı kişilik, sonrası tam bir keşmekeş.

Cenk çocukluk yıllarında maruz kaldığı şiddeti en uç noktalarına kadar ve dahası da bunu bütün bir aile olarak yaşamıştır. Sonrasında yanan bir ev, ölen bir anne, alkolik bir baba ve kaybolan kardeşin arasında karışmıştır hayatı. Cenk farklı kimliği ve zekasıyla gönderildiği psikoloğun odasından Mahir olarak çıkmış ve yeni bir kimlik kazanmıştır.

Yeni kimliğiyle yıllar içerisinde unuttuğu çocukluğu yaptığı bir Afrika gezisi sayesinde gün yüzüne çıkana kadar saygın bir profesördür. Bu Afrika gezisi sırasında öğrendiği bir ritüel hayatını baştan ayağa değişmesine yol açmıştır.

Bundan sonrası işlenen cinayetler, uygulanan ritüeller, cesetten alınan ganimetler ve bunları çözmek için çabalayan Emniyet teşkilatının gözüpek polisi Çetin ile girdiği diyaloglar...

Toplumları oluşturan kuralların bazılarının kusurlu olduğu ve bu kusurların sebep olduğu adaletsizlikleri kendisinin düzeltebileceğine inanan bir seri katil.

Kitabın sonuna kadar neredeyse hiç tahmin edilemeyecek katilin cinayetleri neden işlediği, sebep olduğu karmaşanın emniyet çalışanlarının olayı çözmekteki ısrarı ve temposu hiç düşmeyen güzel bir yapıt.

Tüm bu koşuşturmanın arasında hayatındaki iki kadın arasında kalan çaresiz bir adam.

Neyse daha fazla uzatmaya sanırım gerek yok.

Bu koşuşturma arasında ara ara nefesinizi tutacak, bazen de kalp ritminizin hızlanmasına engel olamayacaksınız.

Elinize, kaleminize, yüreğinize sağlık...
Güneşin kızı kurgusuyla okuyucuyu etkisi altına alan, başından sonuna bir filmmiş gibi zihnimizde sahneleri gerçekçi bir şekilde canlanan bir kitaptı. Elbette ki yazarımızın bu kitabı da beklentilerimin çok çok üstündeydi. Bazı kitapları okurken, aslında bir film izlediğinizi zannedersiniz ya, bu kitapta tam olarak öyleydi. Sanki polisiye aşk filmi izliyordum. Kitabın en iyi yanlarından biri de Adıyaman'ı çok gerçekçi bir şekilde anlatması ve tanıtması olmuş. Kitapta geçen yerleri bizzat gidip gördüğüm için anlatımın ve betimlemelerinin çok gerçekçi olduğunu söyleyebilirim.
Teşekkürler Gonca Çiftçioğulları
İzmir'de işlenen bir cinayeti araştıran,Cinayet Masası Komiseri Çetin bir taraftan ortağı Leyla'nın Adıyaman'a tayın isteyip gitmesine alışmaya çalışırken diğer taraftan eski eşinin amir olarak işe başlamasının olumsuzluğunu yaşıyordu.
Leyla ise Adıyaman'da babasının kardeşleri ve kuzenlerinin desteği ile bu şehrin büyüsüne zorlanmadan alışıyordu,buraya geliş amacı cinayete kurban giden babasının katillerini yakalayıp adalete teslim etmekti...
İzmir ve Adıyaman emniyetinin ortaklaşa çalışması sonucu aydınlatılmaya çalışılan cinayetin arkasında babasını öldüren uyuşturucu mafyası olma olasılığı ,Leyla' ya destek veren amirlerinin onu koruma adına nasıl bir yol izleyecekleri ve kendisini nelerin beklediğini tahmin etmesinin endişesi her an artarak soruşturduğu dava da etkili olacak mıydı ?
Beraber çalıştığı ortağına karşı hissettiği duygusal bağı onu neler ile karşılaştıracaktır?
Leyla düşündüğünün üzerinde yüzleşeceği olaylar ile nasıl baş edecekti?
Komiser Çetin ona destek vermek için geldiği Adıyaman mafyasının cehenneminde yıllardır biriktirdiği tecrübeleri ile bu yangından yerinden nasıl kurtulacaktı?
Tüm bu soruların cevabını ve hayal edemeyeceğiniz adrenalini ve Adıyaman şehrinin tarihi dokusunun masalsı anlatımını bu kitapta bulacaksınız...Merakınıza yenik düşüp son sayfalara geldiğinizde ,nefes almakta zorlanacaksınız...
Sayın kalemdaşım Gonca Çiftçioğulları Hanımı tebrik ediyor,böyle güzel bir polisiye ile bizleri buluşturduğu için kendisine yürekten teşekkür ediyorum...
Polisiye severlere kesinlikle okumalarını tavsiye ediyorum...
Çocukluk döneminde yaşanan travmalar sonucu seri katile dönüşüp intikamını, şeytan çıkarma ritüeli olarak; semboller ve kurbanın kanı ile imza atarak bırakan bir psikopatın arkasına düşen Komiser Çetin olayların içine daldıkça aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlamakta gecikmez...

Katil, Komiser Çetin'e kurbanlarının vücudunda hatıra göndermeye başladığında, zekası ve bilgi birikimi ile katilin zayıf noktalarını araştırmaya başlar ve bu konuda Profesör Mahir Ünlü'den özellikle Şeytan Ayinleri hakkında bilgi almak için iş birliği yapmaya başlar...

Katil zekasına güvenerek, Komiser Çetin ile kedinin fare ile oynaması gibi onu da bu kanlı oyunun içine çekmeye başlayıp, kendini ulaşılmaz ve hatasız görme kibrine yenik düşer...

Yapılan onca araştırma bir arpa boyu ilerleme sağlamazken, Komiser Çetin'in yakaladığı küçücük bir ipucu onu katile götürse de yanıldığını anlaması uzun sürmeyecek ve tekrar cinayetlerin arkasında ki gerçeği görmesini sağlayacaktı...

Komiser Çetin içine çekildiği tuzaktan nasıl bir yardım ile kurtulacaktı?

Komiser Çetin,eski eşi Dilek ile yarım kalan hesabını bitirmekte zorlansa da Savcı Songül ile olan ilişkisini sağlam temeller üzerini kurmak için yaşadığı acı ile yüzleşmek zorundaydı...

Her şey göründüğü kadar acık mıydı? Ya da göremediklerimiz mi gerçeği yansıtıyordu... Komiser Çetin bu sorunun cevabını bulduğunda acaba hayatta kalmayı başarabilecek miydi?

Yüzleşme Serisinin ikinci kitabı olan bu eseri polisiye sevenlerin soluksuz okuyacaklarına eminim. Olayların kurgusu birbirleri ile bağlantısı tam bir bulmaca gibi ...
Yazar Gonca Çitfçioğulları'nı tebrik ediyor ve serinin yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum...
Kitabımı üzülerek bitirdim :(
Bu Gonca Çiftçioğullarının okuduğum 3. kitabı ve yine hayran kaldım...

Muhteşem akıcı bir kurgu, şahane bir anlatım :)
kitabı elimden bırakamadım hafta sonu...
Polisiye, psikoloji, dram,aldatma, travma, aşk, heyecan, gerilim, hepsi bu seride :)
Arka arkaya işlenen çözümsüz cinayetlerden sonra, "katil kim" diye merakla tahminler yürütürken, yine ters köşe oldum...
Farklı karakterler ve onların hayatları, yaşadıkları/yaşayamadıkları, acılar, kayıplar, tükenen umutlar ve bunların birbirine harika bir şekilde bağlanması...
Henüz okumayan arkadaşlara şiddetleeee tavsiye ediyorum :)
keşke çabuk bitmeseydi dediğim şahane serilerden biri oldu benim için...

Sevgili TC Gonca Çiftçiogulları canımmmm, yüreğine, emeğine, kalemine sağlık...
Birbirlerinden habersiz bir şekilde aynı erkeğe aşık olan iki kız kardeşin yürek burkan hazin hikayesi. Gonca Çiftçioğulları polisiye alanında çok başarılı bir yazar ama aşk konusunda da yetenekli olduğunu bu kitapla kanıtlamış. Çok güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gonca Çiftçioğulları
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Kayseri, 1968
1968 Kayseri doğumluyum. İlk öğretimimi Kayseri de, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Ege üniversitesi Felsefe bölümü mezunuyum. 13 yıl ilkokul öğretmeni olarak görev yaptım. Sanata, özellikle resim sanatına olan ilgim nedeniyle yağlı boya ve kolaj resim çalışmaları yaparak Adıyaman'da sergi açtım. Okumaya düşkünlüğüm zamanla yazma isteği de uyandırdı. "Gece Gelen Ölüm ve Öyle bir Bedel ki" romanlarım yanında yazım aşamasında olan "Güneşin Kızı" isimli polisiye kitabım da yakında okurlarıyla buluşmak üzere hazırlanıyor. Yazarak üretenlerin yanında olmak için buradayım.

Yazar istatistikleri

  • 47 okur beğendi.
  • 341 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 193 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları