Gregg Loomis

Gregg Loomis

7.2/10
84 Kişi
·
275
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.461
Gösterim
Adı:
Gregg Loomis
Unvan:
Avukat, Yazar
Gregg Loomis ticari davalar konusunda uzmanlaşmış bir avukattır.O ayrıca Birleşik Devletler'in dışında eski sürücüdür ve lisanslı ticari bir pilottur.Gregg Avrupa'da ve Karayipler'de kapsamlı olarak gezdi;Voodo Fury,Pegasus Sırrı,Julian Sırrı,Cehennem Kapıları kitaplarının yazdı ve FLYING ile Scuba Diving dergilerinde makaleler yayınladı.Gregg birkaç küçük hikâye yazdı ve Georgia Yazarlar Birliği tarafından yılın yazarı için aday oldu.Loomis baskı yaptığı kitapların yarım milyonda fazla kopyaya sahip ve O kitaplar birden fazla yabancı dile çevrildi.Hala, Gregg hukuk uygulamaları yaptığı onun yerli Atlantası'nda eşi Suzanne ve onların altın av köpeği olan Harry ile birlike bir avukat olarak yaşıyor ve Gregg mahkeme tarihleri arasında yeni romanı üzerinde çalışıyor. İlk romanı Voodoo Fury, 1991'de Berkeley'den çıktı
Guillaume de Poitiers kanatlı at kabartmasına merakla baktığımı görünce, "Bu kanatlı at Yunan mitlerindeki Pegasus," diye açıkladı. "Bu at bizim tarikatın simgesidir."
Eşyalar sadece yaşadığımız süre içinde borç olarak aldığımız objelerdir.
Gregg Loomis
Sayfa 67 - Pegasus
Amicus est tanquam alter idem.
(İyi bir dost, insanın ikinci benliği gibidir)
Kendi kendine maddelerin kötü olamayacağını düşündü. Fakat elindeki yazılı parşömenler onu rahatsız ediyordu, bunlardan kurtulması daha iyi olacaktı. Ama hayır, bunun kararını o veremezdi. Piskoposun ziyaretini beklemeli, bunları ona göstermeli ve kararı yetkiliye bırakmalıydı.
Elindeki parşömen parçalarından ona ne kötülük gelebilirdi ki ?
Bu sorunun cevabı rahibin akşam ayinini yapması sırasında geldi. Bir katedral kapısına çivilenen bir kağıt parçası kiliseyi sonsuza kadar mahvetti.
Suçlanma işleri zorlaştırır, çünkü kamuoyunda suçlanan kişi tersi kanıtlanana kadar suçu işlemiş kabul edilirdi.
Da Vinci Şifresini okumayan biri için gizemli ve sürükleyici bulunabilir. Ama Da Vinci Şifresini okuyan biri olarak çok yavan bulduğumu söyleyebilirim. Ayrıca Dan Brawn'ın hayal gücü ve teknik donanımı karşısında yazarın kurgusu zayıf kalmış.Tanıtımyazılarının etkisinde kalarak okursanız beklentilerinize cevap vermekten uzak, hayal kırıklığı yaratan bir kitap
Kitabımız çok güzel. Hemen farklı yanını belirteceğim. MS 362 gibi başlayan kitabımız 1939,1945,1988 gibi tarihlere değinerek günümüze gelirken normal şartlarda çoğu yazar geçmiş döneme sadece final kısmını anlatırken değinir ancak yazarımız kitabın aralarına da bu geçmişi katarak oldukça önemli bir farkındalık getirmiş bu noktada.
Kahramanımız ise artık son dönemde alışık olduğumuz ve birçok yazarın da Sherlock karakteri gibi ünlü yapmaya çalıştığı isimlerden ‘Langford’ ki burada da rahat durmuyor (sayın seyirciler diyesim geldi nedensizce)
Eski CIA ajanlarından aynı zamanla Langford’un arkadaşı Don Huff (en sevdiğim kitap konularından olan İspanya’da hatta daha da iyisi Sevilla’da öldürülür ki açın da Sevilla Katedraline bakın derim) bir cinayete kurban gidiyor. Bizim Lang da polis bir şey yapmayınca kızının ya da eşinin –tam hatırlamıyorum kusura bakmayın- hatrına olayı araştırıyor. Olanları yazıp da Spoiler vermeyeceğim fakat şunu söyleyeyim, olaylar çözüldükçe Lang için durum daha da vahim hale geliyor. Hatta şu var ki normalde bir insanın evine, arabasına, işine, eşine saldırı olur anlarım da -yazarımızın hayal gücü diyelim- Uçak saldırısı nedir ? Gerçekten yazarın bu tutumu çok hoşuma gidiyor. Kılıfına da uydurmuş tabi. Böyle bir ilerleyişe de dur demek olmaz tabi. 
Final ise biraz sanki beklentimin altında kaldı. O kadar olaylar, kilise tarihi, İsa düşünceleri derken gelen final açıkçası çok şaşırtıcı olsa da bana saçma geldi ve beni tatmin etmedi. Tabi kitabın okunabilirliği ve çeviri kalitesi de çok güzeldi. Tabi bir Ali Cevat Akkoyunlu taraftarı olsam da B sınıfı takımın A sınıfı oyuncusu diyebileceğim Enver Günsel’de bu tarz kitaplarda yaptığı çevirilerle dikkatimi çekiyor. Sanırım yazarın diğer kitaplarını da çevirmişti. Pegasus’u okurken de çevirisini beğenmiştim. Böyle değerli çevirmenlere de ihtiyacımız var tabi. Kitap genel itibariyle güzeldi ve polisiye severler için okunabilirlik derecesini oldukça iyi görüyor, iyi geceler ve keyifli okumalar diliyorum..
Lang Reilly serisinin ikinci kitabı olan bu roman Dan Brown romanlarını çağrıştırıyor. Ancak onunla kıyaslanamaz.
Çözülmesi gereken sırlar, bulmacalar var. Ancak Dan Brown'dan daha çok aksiyon ve macera ve bence daha az gizem var.
Sonu farklı biten bu roman okunurken sizi sıkmayacak cinsten.
Geçmiş ile şimdinin bir arada olduğu bir anlatım var.
Şunu belirtmem gerekir, tanıtım yazısından ziyade harikulade bir kitaptı. Son sayfaya kadar tabiri caizse soluksuz okudum. Hani bir devamı olsa, kesinlikle okurum.
Biraz da eleştirelim. Longford sanki biraz fazla şişirilmiş gibi, özellikle de şansı konusunda ancak bu kitabın güzelliğini bozmaz..
Da Vinci'nin şifresini okumamış olsam beğeneceğim bir kitap olurdu; ama ;Da Vinci'nin Şifresi'nden sonra yayına girmiş olması ben de direkt "taklit" alarmları çaldırdı. Taklit eserleri hiç sevmem.
Okuyacak bir roman bulamadığım kararsız kaldığım bir dönemde açıkcası pek bir beklenti içine girmeden arka kapağında yazanlara bakarak aldım kitabı. Ancak yazar beni mahcup etti bir çok kitaba göre daha sürükleyici bir kitap. Zaten o yüzden yazarın diğer kitaplarını da alıp okudum. Ancak özellikle belirtmeden geçemeyeceğim bir nokta da kitabın Da Vinci'nin Şifresi ile karşılaştırılması. Da Vinci'nin Şifresi'ni Maserati olarak nitelersek bu kitap ancak ve ancak Seat falan olur :) ona göre herkes yerini bilecek.
Kahramanimiz kardesi ve yegenini oldurenleri ararken kendini tapinak sovalyelerinin karsisinda buluyor.kesfettigi binlerce yillik sır hayatini tehlikeye sokuyor.son derece guzel kurgulanmis ve surukleyici bir roman.
Oldukça güzel bir polisiye roman daha. Dünyanın çeşitli yerlerinde çevre aleyhtarı bazı insanlar ölü bulunur. Herhangi bir mücadele izi yoktur ve gırtlakları kesilmiştir. Bu işte bir iş olduğunu düşünen Narcom firmasında çalışan eski bir asker olan Jason Peters bazı toprakları inceler ve doktor Maria ile tanışır. Ancak hayatı tehlikededir ve yardıma ihtiyacı vardır. Eski bir SAS elemanı olan arkadaşı Adrian ile beraber kendisini öldürmek isteyen insanlardan kaçmaya başlar. Her şey Severanus'un Hades'in yanına gittiğini anlattığı bir hikaye ile başlamıştır. Bazı taşların uyuşturucu etkisi vardır ve bu taşlar ile ABD başkanına bir suikast düzenlenecektir. Bunu engelleyecek olan ise Jason, Maria ve Adrian'dır. Oldukça sürükleyici bir roman.
Kesinlikle ön kapağında yazanları dikkate alarak okumayın. Şahsen Dan Brown kitaplarındaki dil, olay örgüsü, heyecan hiç birini bu kitapta bulamadım.
Zaman geçirmek için okunabilecek bir kitap. Akıcı ve güzel. Ama Dan Brown taklidi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim verdiği bilgiler de onun gibi spekülatif. Bu kitap bir şeyler öğreneceğiniz değil zaman geçirilecek bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gregg Loomis
Unvan:
Avukat, Yazar
Gregg Loomis ticari davalar konusunda uzmanlaşmış bir avukattır.O ayrıca Birleşik Devletler'in dışında eski sürücüdür ve lisanslı ticari bir pilottur.Gregg Avrupa'da ve Karayipler'de kapsamlı olarak gezdi;Voodo Fury,Pegasus Sırrı,Julian Sırrı,Cehennem Kapıları kitaplarının yazdı ve FLYING ile Scuba Diving dergilerinde makaleler yayınladı.Gregg birkaç küçük hikâye yazdı ve Georgia Yazarlar Birliği tarafından yılın yazarı için aday oldu.Loomis baskı yaptığı kitapların yarım milyonda fazla kopyaya sahip ve O kitaplar birden fazla yabancı dile çevrildi.Hala, Gregg hukuk uygulamaları yaptığı onun yerli Atlantası'nda eşi Suzanne ve onların altın av köpeği olan Harry ile birlike bir avukat olarak yaşıyor ve Gregg mahkeme tarihleri arasında yeni romanı üzerinde çalışıyor. İlk romanı Voodoo Fury, 1991'de Berkeley'den çıktı

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 275 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 77 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları