Güven Adıgüzel

Güven Adıgüzel

Yazar
8.7/10
64 Kişi
·
146
Okunma
·
69
Beğeni
·
7.367
Gösterim
Adı:
Güven Adıgüzel
Unvan:
Yazar
Doğum:
İzmir, 1983
Güven Adıgüzel M.S. 1983 yılında İzmir'de doğdu. Doğarken ağlamaması şüphe uyandırsa da görevli olarak doğduğu anlaşılmadı. Fakir ama onurlu bir genç olarak karizma yaptı. Bir kaç kez feleğin çemberinden geçme teşebbüsünde bulundu. Hep kravatlı bir işinin olmasını istedi ve bu isteğini kısmen de olsa gerçekleştirdi. A.Ü İktisat mezunu. Muhtelif dergilerde şiirleri, gazetelerde makaleleri yayınlandı. Dört kıtaya ayak bastı. Eşkâlim Rehin ve Hiç adında hiçbir yerde bulunmayan iki kitap çıkarınca havaya girdi. Şu sıra Romantik-anarşist dergi Son İstasyon’un editörlüğünü yapıyor. Dünya’da bir yerde yaşıyor. ‘Bir gün her şeyi bırakıp bir balıkçı kasabasına yerleşeceğim’ tribinde. Öldüğünde adının ruhuna yakışacak şekilde çıkmaz bir sokağa verilmesi kentsel dönüşümsel vasiyetidir. Şiirlerinin oda sıcaklığında okunmasını tavsiye ediyor. Evsiz ve iki balık babası. Orta düzeyde Sanskritçe biliyor.
''...Diyorum ki çok çay içelim,
uzun uzun susalım.
Gözlerinde duralım
sonra bir şiirlik uçurum.
Tek ayak üzerinde beklerse yorulur mu dünya?
Savaş soğuk,
kuşlar güzel,
Allah büyük..''
Justin Bieber isimli yeni yetme şarkıcı için çığlık atan ergen kızların sesi, dünyanın dört bir yanında ölen bebeklerin, çocukların acı çığlığını bastırıyorsa, sanırım hepimizin bir an için durup düşünmesi gerekir. Hamburgerini, kolasını geç getiren elemanlara posta koyan ama vahşi egemenlerin haksızlıkları karşısında gıkı çıkmayan özgüveni ince ayarlı bir nesil, hiç de hayra alamet görünmüyor...
Güven Adıgüzel
Sayfa 13 - Alkan Kılıç
Deneme kitaplarını seviyorum başkasının gözünden nasıl bakılacağını gösteren bir tür. Okuduğum hiçbir deneme kitabından dolayı pişmanlık duymadım. Bu kitap içinde aynı şey söz konusu. Pişman olmadım. Şiirlerinden de aşinalığım vardı kendisine :) (bkz; Gel içimdeki uranyumu zenginleştir sevgilim) Bence harika bir şair ve yazar. İyi yazar :)

Kitap üç bölümden oluşuyor. A'dan Z'ye kadar her konu var. Anekdotlar, epigraflar, filmler, müzikler, anılar, pasajlar, ülkeler, hikayeler, yazarlar, şairler ve her bir çiçeğin kokusunu alacağınız, duyacağınız, hissedeceğiniz bahçe. Öğrendiğim birçok isim oldu. Bildiğim isimlerle ilgili de anılar... Deneme seviyorsanız koklayabilirsiniz :)
Kadraj Hataları, ilk sayfasında sizi farklı bir konseptle karşılıyor. Kolay değil kitap hiçbir kadraja giremeyenlere ithaf edilmiş. Kadrajı da değişik olacak normallerinden.

Peki kim bu kadraja giremeyenler? Dünyaya karşı söyleyecek sözleri olan fakat bütün çaresizlikleriyle arkalarda kalanlar, ötekileştirilen mazlumlar, en arka sırada oturup kendini ifade edemeyen öğrenciler ya da.

Bir ülkeyi sevmek için en kısa yolu gösteriyor bize Güven Adıgüzel Kadraj Hataları’nda. Akif’in tabutunu taşıyan dört insan hatırına dahi kefil olmuyorsa yaralarımıza dünya ve İmam Hüseyin’in atı sendelediğinden beri sınanmaz merhametlerle gördüğümüz her rüyaya sükut ediyorsak, işte tam da bu yüzdendir.

Allah’ım hiç iyi değilim…

Güven Adıgüzel diğer kitaplarında olduğu gibi Kadraj Hataları’nda da kendine has çizgisini devam ettiriyor. İçinde yaşadığımız toplumun kıyıda köşede ve çokça gölgede kalmış ötekilerini anlatıyor bize.

Unutulan veya görmezden gelinen ne kadar şey varsa, gözümüzün önüne getiriyor Adıgüzel Güven. Evet Allah’ım hiç iyi değiliz ve hala Habil’in hakkını sormadık Kabil’den, bu gidişle soracak gibi de değiliz.

İşgal edilmiştir inandığımız tüm çiçekler…

Sigortalı bir işe girilmeden hala aşık olunmayan zamanlardan geçiyoruz. Aslında ileri gitmiyoruz, hep aynı noktadayız sadece yıllar ilerliyor. Ve Uhud’un okçularından rol çalmaya devam ediyor dünya. Unutmadan eklemek lazım tarih dersinden sınıfı yakanlar tarihe geçiyor, dersi dinleyenler sadece dersi geçebilirler.

Yeri gelmişken ölüyoruz dediği Borges’in işte tam olarak bu. Telaşa mahal yok ve dahi panik yapmayın hepimizin bir sırası var beklediğimiz. Ve yine Güven Adıgüzel’e bırakmak lazım son sözü: “Bu ülkeyi kurtarmalıyız, evet bu ülkeyi hiç Neşet Ertaş dinlememiş adamların elinden.”
Kitabın yatay basılmış olması fikri çok hoşuma gitmişti, okurken de bir o kadar severek okudum. Şiirlerdeki samimiyet ve farklılık bir çırpıda kitabı tüketmenizi sağlıyor. En beğendiğim sözü de bırakayım şuraya; "Susmayı öğrenemedik, konuşmak yüzyıldır en modern ayin"
"Mutlu sonlara inanmadık ki hiç bayım ama gökyüzüne hep inandık, uçurtmalara ve Allah'a tüm kalbimizle.." işte bu ve benzeri cümleleri kitabın sayfalarında bolca bulacağınız. Sizi uzaklara götürecek güzel bir çalışma...
Ben bu adamı ayrı seviyorum ve kendime tarzıma hayat görüşüme çok benzetiyorum. Zaten her değerlendirmemiz böyle değil midir hayatta şu sosyal psikoloji denilen şey işte grup olma hissi aşamadığımız şey hemşericilik aynı takımı tutma aynı siyasi görüşte olma benzerlikleri seviyoruz kendimiz gibi olana sahip çıkıyoruz ama Güven Adıgüzel evrensel anlayışı ile iltimascı politikaya karşıt o ince giydirmeleriylee ayrı güzel.. Demokrasi de ısrar ediyorlar bir de, ben rahatca ölsek diyorum
Kitabın yatay yönde basılmış olması farklılık katmış. Kapak renkleri ve tasarımı da gayet hoş. İçeriğe gelince, Güven Adıgüzel. Şiirlerden anladığım kadarıyla şair dünyaya alışamamış. Haklı.
Yazarının Güven Adıgüzel olması kitabı almam için yetiyor. Daltonların, Karacaoğlan’ın, Muhammed Ali’nin Neşet Ertaş‘ın ve daha nicelerinin hayatına dair kesitler bulabilirsiniz. Rüzgardan, çölden, Kars’dan, Uludağ’dan bile bahseder size. Yaralarımızdan, Ortadoğu’dan bile kesitler bulabiliyoruz. Dikkatinizi çekmeyen başlıklar okurken sizi biraz zorlasa da genel itibariyle rahat okunabilen, okuduğunuzda size bir şeyler katan güzel bir kitap.
Sinemayı çok sevebilirsiniz ama Ahmet Uluçay kadar değil. Sinemayı çok iyi bilirsiniz ama Ahmet Uluçay kadar değil... Ahmet Uluçay sadece bilenlerin bildiği Anadolu'nun unutulan bir köşede kaderine ve fakirliğe terk edilmiş dahi sinemacısı ve Güven Adıgüzel'in söylemiyle "Kendi Rüyasında Uyanan Derviş"i... Uluçay'ın hayatına yakından bakmak isteyenler için müthiş bir kaynak...
Perilerin Dili, şarkıların bitmesinin ardından yüreğinizde ve zihninizde çalmaya devam müziğin kitabı. Kimler yok ki; Feyruz, Tom Waits, Dino Merlin, Neşet Ertaş, Müslüm Gürses, Yusuf İslam ve diğerleri….

Güven Adıgüzel, bize politikadan her zaman daha büyük, daha güçlü ve daha ümit verici şarkıları anlatıyor. Acıları hafifleten, merhameti hatırlatan kalbimizi deli gibi çarptıran, nefesimizi kesen şarkıları…

Adıgüzel Güven, karanlık akşamlarda yalnızlık sesleri doldururken kulaklarımızı, kendimizle dahi aramız açıkken karşımıza sözleriyle bizlere umut olan sesleri getiriyor. Bu sesler kimi zaman Ortadoğu’ya barış gelene kadar şarkı söylemeyecek olan Feyruz oluyor, kimi zaman barışın direnişini gerçekleştiren kalemi ve gitarıyla cellatlarına direnen Dino Merlin oluyor.

Şarkıların merhametiyle yaşamak çoğu kez zor olsa da ve güzel yürekli garip bir adamın sesinde sızlıyorken dünya, gözyaşlarını kendi elleriyle silenler Müslüm Baba’yı dinliyorlardı.

Bazı sesler bitimsiz bir mucizeye sahiptir, Neşet Ertaş’ın her an sızlattığı gönülleri işte bu mucizelerin merhameti ayak tutar. Kitabı okurken şarkıları zihniniz fonda çalıyor siz istemeseniz de. Kelimeler her zamanki anlamlarına gelmiyor artık ve Güven Adıgüzel “Perilerin Dili”ni işte böyle anlatıyor okuyucusuna: Şarkı bitse de müzik devam edecektir.
Bir kitap düşünün ki içinde Müslüm Baba da olsun Michael Jackson da.. Aliya İzzetbegoviç de olsun Cahit Zarifoğlu da.. Güven Adıgüzel'in ilk kitabı olan "Kimse Kıpırdamasın" bir çırpıda okuyup bitirilecek bir kitap değil... Zaman zaman tekrar okunacak kafanızın içinde sürekli bazı satırları dolaşacak bir kitap..

Yazarın biyografisi

Adı:
Güven Adıgüzel
Unvan:
Yazar
Doğum:
İzmir, 1983
Güven Adıgüzel M.S. 1983 yılında İzmir'de doğdu. Doğarken ağlamaması şüphe uyandırsa da görevli olarak doğduğu anlaşılmadı. Fakir ama onurlu bir genç olarak karizma yaptı. Bir kaç kez feleğin çemberinden geçme teşebbüsünde bulundu. Hep kravatlı bir işinin olmasını istedi ve bu isteğini kısmen de olsa gerçekleştirdi. A.Ü İktisat mezunu. Muhtelif dergilerde şiirleri, gazetelerde makaleleri yayınlandı. Dört kıtaya ayak bastı. Eşkâlim Rehin ve Hiç adında hiçbir yerde bulunmayan iki kitap çıkarınca havaya girdi. Şu sıra Romantik-anarşist dergi Son İstasyon’un editörlüğünü yapıyor. Dünya’da bir yerde yaşıyor. ‘Bir gün her şeyi bırakıp bir balıkçı kasabasına yerleşeceğim’ tribinde. Öldüğünde adının ruhuna yakışacak şekilde çıkmaz bir sokağa verilmesi kentsel dönüşümsel vasiyetidir. Şiirlerinin oda sıcaklığında okunmasını tavsiye ediyor. Evsiz ve iki balık babası. Orta düzeyde Sanskritçe biliyor.

Yazar istatistikleri

  • 69 okur beğendi.
  • 146 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 85 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları