İsa Öztürk

İsa Öztürk

Çevirmen
7.4/10
38 Kişi
·
220
Okunma
·
0
Beğeni
·
696
Gösterim
Adı:
İsa Öztürk
Unvan:
Avukat, Öğretmen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
1926
İsa Öztürk (1926); Cumhuriyet aydınlanmasının Köy Enstitüleri kökenli en önemli çevirmenlerindendir. Fen bilgisi öğretmenliği ve avukatlığının yanısıra, uzun yıllar başta Meydan Larousse olmak üzere belli başlı ansiklopedilerin yazı ve çeviri kurullarında çalıştı. Fransızcadan Diderot, eski edebiyatımızdan Evliya Çelebi / Seyahatname – Seçmeler ve Azerbaycan Türkçesinden Köroğlu Destanı gibi yapıtları çevirdi ve yayına hazırladı.
Aşık ne sorarsın benim halimi,
Yardan ayrılalı şen olmaz gönül.
Leyla'sın aldırmış Mecnun'a döndüm,
Giyince hırkayı şad olur gönül.
Kati havadan uçarsın ,
İndireyim gönül seni.
Budak budak gül dalına ,
Kondurayım gönül seni.

Yüce dağlar yüce olur,
Gündüz gider gece olur,
Gör ayrılık nice olur,
Ayırayım gönül seni.....
Kerem ile Aslı çokça duyduğumuz, dilden dile dolaşan anlatılagelen fantastik bir öykü .
Kerem Halep 'te zengin bir beyin oğludur.
Aslı ise Ermeni keşişin kızı. Keşiş ise Kerem'in babasının haznedarıdır. Biri hristiyan biri muslümandır.Ayrı dinden olan iki sevgilinin din uyuşmazliğı yüzünden kavuşamaması,kızını alıp kaçmakta olan keşiş ile onun ardından koşan Kerem ile yoldaşı Sofu'nun kovalamacısini anlatan sonu kötü biten bir öyküdür Kerem ile Aslı...
Sıkıldığım zamanlardan birinde kitaplıkta görüp de okuduğum hikayelerden biri daha. Ne yalan söyleyeyim adımın Aslı olması da kitaba karşı bir merak oluşturmadı değil aslında.
Kitap Halk edebiyatının çoğu özelliklerini barındırıyor. Çoğunlukla 11'li hece ölçüsünden meydana gelmiş dörtlüklerden oluşuyor. Selvi boylu, ok kirpikli, hilal kaşlı gibi bir çok mazmun kullanılmış.
İsfahan padişahının ve vezirinin (keşiş) hanımlarının bir türlü çocukları olmazmış. Bir gün bir elma ağacı ekmişler. Ve bu ağaçtan bir elma yetişmiş. Hikayeye göre bu elmanın bir yarısı Kerem diğer yarısı ise Aslı'ymış. Padişahın karısı ile Keşiş'in karısı aralarında anlaşmışlar: Çocukları büyüdüklerinde birbirleriyle evleneceklerdir. Fakat keşiş hıristiyan bir ermenidir. İhtimali olmayan bu sözü de "daha çocuklar küçük ileride unutulur" deyip kestirmişler. Derken çocuklar büyümüş. Kerem bir gün( klasik aşık edebiyatı) rüyasında güzel bir kızdan bade içtiğini görür. Daha sonra bu kıza bir bahçede rastlar ve aşık olur. Bunu öğrenen keşiş kızını da alıp uzak diyarlara kaçmaya başlar. Kerem de Aslı'ya ulaşmak için yakın dostu Sofu'yla diyar diyar gezmeye başlar. Yolda karşılaştıklarına sazını alıp türküler söyler. En sonunda Aslı'ya ulaşır. Ama keşiş kızını müslüman birine vermemekte kararlıdır. Ve kızını ancak kendisinin vereceği fistanı giyerse evlendireceğini söyler. Fistan büyülüdür. Kerem fistanı açamaz, düğmeler kendiliğinden yeniden iliklenir. Kerem Aslı'ya ulaşamayacağını anlar ve aşkından yanarak kül olur. Aslı da keremin külleri başında tutuşarak keremin küllerine karışır.
Fazlaca spoiler vermişim ama halk hikayelerinde ki o maneviyat ve gerçek aşk olgusu beni derinden etkiliyor. Şimdilerde ise aşkın tanımını yapmakta zorlanıyor ve ona olan inancımı gün be gün kaybediyorum. Fazlaca abartılı efsaneleşmiş bu aşklardan ders çıkarmalı, aşkı ve sevgiyi basite indirgememeliyiz.
Kitabın azerbaycan bölümünü okumanıza gerek yok aynı destanı farklı karakterlerle yazmışlar. Kerem ile Aslı eserinin kapı yayınlarından basılmış olan kitabı daha güzel onu okumanızı tavsiye ederim.
Diderot gibi çok sevdiğim bir yazara ait son kitabı da büyük bir iştahla yiyip bitirdim desem çok mu abartmış olurum bilemedim ama benim biricik ‘Kuzenimin’ tabiriyle söylersek: “Kanka biraz daha bana bunu okutursan Ateist olcaz heee,” şeklindeki cümleye çok gülsem de katılmadım da değil hani. Gerçekten de sorgulamaları, yermeleri hatta nadiren de olsa övmeleri çok yerinde birisi. Böyle birinin kalemini okumak az da olsa kafamı dağıtmama da yaradığı için vazgeçilmezlerim arasına koyuyorum kendisini.
Kitabımızın basımı Ekim 1963 yılına ait. Yani tam 55 yıllık bir eser. Tabi kondisyonu akla geldiği gibi kötü değil. Yazarın bu eseri çevirmen İsa Öztürk’ün çevirisinden daha kısa sürede yazdığını söylersem şaşırır mısınız? Evet, sadece 3 günde yazdığı bir eserden bahsediyorum.
Yazarın bunu yazma amacına da değinelim mi? Tam olarak ihtiyacımız olan konular. Düşünmesi bizden. Bağnazlığa karşı savaş. Dinci geçinenlerin ne kadar riyakâr olduklarını yüzlerine vuran ve yazıldıktan sonra 7 Temmuz 1746’da da Jansenist mahkemesi tarafından yakılmıştır. Eh biz biraz rahiplerden bahsettik ama son 2 yılda yaşanılan ve Hoca Kılıklıların yaptıklarına bakarsak oldukça da geçerliliğini koruyan bir eser olduğunu da söylemek mümkündür zannımca.
Son hikayesiyle de bizlere gülümsemekle veda ettiren bu yazarımızın elimdeki tüm kitaplarını da bitirmiş bulunuyoruz. Keyifli okumalar, mutlu günler dilerim..
Kitabı okurken ister istemez günümüzdeki aşklara, sevgilere bakıyor insan. Fakat dıştan öylesine sevimli öylesine bağlı görünen aşkların hiç biri böyle saf ve gerçek aşkların yerini tutmuyor fikrimce. Kitapta Ferhat'ın sazı ve türküleri olay örgüsünde büyük rol almış. Ferhat ile Şirin gibi gerçek aşklarla karşılaşmamız dileklerimle.
Çağımızın büyük ozanı Nazım Hikmet'e "Sen kendi sesinle kül olursun ey!/ Kerem/ gibi / yana/ yana.../' Deeeert/ çok / hemdert / yok'/ Yürek-/ -lerin/ kulak-/ -ları/ sağır.../ Hava kurşun gibi ağır/ Ben diyorum ki ona:/ Kül olayım/ Kerem gibi/ yana/ yana.../ Ben yanmasam/ sen yanmasan/ biz yanmasak/ nasıl/ çıkar / karan-/ -lıklar/ aydın-/ -lığa..."dedirtir. Kerem'in içinde yanan, Kerem ile Aslı'nın sevgisinin esinlettiği halk sevdasıdır, sonsuz sevgilerin yarattığı sanatsal inançtır(Adnan Binyazar). Keyifle okuyacağınız bir halk hikayesi. Kerem'in Aslıya olan aşkı ve bu uğurda yaptıkları oldukça etkileyici okuyun, okutturun efenim.
Kerem ile Aslı: Temel yapısının 16. yüzyılda Kerem Dede ya da Aşık Kerem adlı bir aşığın şiirleriyle oluştuğu sanılan ve günümüzde de halk anlatıları arasında en iyi bilinenlerden biridir. Ayrı dinden olan iki sevgilinin kavuşamayışı ekseninde ilerleyen öyküde, kızıyla uzaklara kaçmakta olan Ermeni keşişle onun ardındaki Kerem'de, geçmiş kadar bugün de kendini gösterir gibidir. Bu kitapsa, ortaklıklar ve farklılıklar için, öyküyü hem Anadolu hem de Azerbaycan versiyonlarıyla önümüze getirmektedir.
Müslüman Kerem'in keşiş kızı Aslı ile olan aşk maceralarını konu edinen ve kitapta Anadolu ve Azerbaycan varyantları bulunan bir halk hikâyesidir. Aşık Kerem adlı bir aşığın anlatması olarak düşünülmekte ve takriben 15-16. yy dolaylarına tarihlenmektedir. Ana tema aşk olsa da genel çerçeve de din uyuşmazlığı karşısında kavuşamama olarak değerlendirilebilir. Türlü diyarlar aştıktan sonra Kerem Aslı'ya kavuşur fakat keşişin yaptırdığı efsun sebebiyle tamah edip münasebete giremezler. Kerem ağzından alevler çıkartarak yanar, Aslı da külleri saçı ile süpürürken tutuşur.

Yazarın biyografisi

Adı:
İsa Öztürk
Unvan:
Avukat, Öğretmen, Çevirmen, Yazar
Doğum:
1926
İsa Öztürk (1926); Cumhuriyet aydınlanmasının Köy Enstitüleri kökenli en önemli çevirmenlerindendir. Fen bilgisi öğretmenliği ve avukatlığının yanısıra, uzun yıllar başta Meydan Larousse olmak üzere belli başlı ansiklopedilerin yazı ve çeviri kurullarında çalıştı. Fransızcadan Diderot, eski edebiyatımızdan Evliya Çelebi / Seyahatname – Seçmeler ve Azerbaycan Türkçesinden Köroğlu Destanı gibi yapıtları çevirdi ve yayına hazırladı.

Yazar istatistikleri

  • 220 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 64 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.