Laura Kaye

Laura Kaye

Yazar
6.9/10
113 Kişi
·
229
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.694
Gösterim
Adı:
Laura Kaye
Unvan:
ABD'li yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Laura Kaye, Anemoi serisinin Hard Ink, Heroes ve Hearts'ı içeren çağdaş ve paranormal romantizm ve romantik gerilimlerin New York Times ve USA Today Bestselling yazarıdır. Laura'nın sıcak, samimi hikayeleri, bir yerin ait olması konusundaki evrensel arzuyla ilgili. Laura, melezleri, hayaletleri ve kötü göz küfürlerini içeren ailenin hüznü eşliğinde büyüdü ve hikaye anlatımı ve doğaüstü hikaye anlatımı ile hayatı boyunca büyülenişini cesaretlendirdi. Laura kocasıyla, iki kızı ve şirin köpeği ile Maryland'da yaşıyor ve her geçen gün Chesapeake Körfezi görüşünü takdir ediyor.
''Neden bana yardım sever adam dedin''
''Asansörün kapısını tuttuğun için.
Başıma gerçekten iyi bir şeylerin gelmesine ihtiyacım vardı ve sen de beni bekleyecek kadar sabırlı olduğun için bu sıfatı hak ettin''
Yanağındaki gamzeler derinleşirken yüzünün normalde fark edilmeyen çocuksu yanını ortaya çıkardı.
Kitabı sabahki yorum sayesinde buldum. Kitabı indirmem ile bitmesi bir oldu iki saatlik film kadardı diyebilirim. Birisinden önce hoşlanırsınız daha sonra karakteri hakkında kişiliği huyu suyu gibi şeyleri tecrübe ile öğrenirsiniz zamanla. Genel sıra bu şekilde değil mi? Karanlıkta ise bir insanın ne vücut dilini okuyabilirsiniz ne de tanıyabilirsiniz. Mi acaba? Karakterler güçlü ama seriyi merak da etmedim değil. Keyifli okumalar...
Jet misali gelen sonbaharın çarpma etkisini üzerimden atabilmek adına kitapyurdundan bir ton romantik roman alıp, en ince olanının camını acilen kırarak hemen akşamına koca kupa kahve eşliğinde okuyup bitirdim. (Kesinlikle işe yaradığını ve tüm o kasvetli havanın, hızla düşen ısının olumsuz etkilerini üzerimden alıp götürdüğünü söyleyebilirim.)Anladığınız üzere aldıklarım içinde en ince olan "karanlıkta" adlı romandı. Ve okuduğum önsöz üzerine aldığım bu roman, tüm umutsuzluğuma rağmen, benden 7 puan almayı başardı.
İsimleri akılda tutmak için oldukça güç olan bay ve bayan kahramanlarımızın karşılaşma ve romanın bitimi arasında geçen toplamda 8-8,5 saatlik bir sürecini anlatan romanımız birbirlerini hiç tanımayan ikilinin bir asansöre binmesi ile başlıyor.
Aslını isterseniz romantikten çok erotik romanlar grubunda yer alması gerekiyor "karanlıkta" nın. Bu açıklamadan da anlayacağınız üzere romanın büyük bölümü bu yönde işlenmişti. Diyeceksiniz ki romantik roman peşinde iken kast ettiğin bu muydu? Tabi ki erotizm, günümüz romanlarının artık ayrılmaz parçası haline geldi ve benim gibi her çeşit yazılı anlatımda ayrıntıyı seven birisi romantizmin bu kısmının da güzel bir üslupla ve ölçülü bir şekilde dile getirilmesini takdir ediyor haliyle. Ama kitabın benden 7 puanı kapmasının sebebi yazarın bu konudaki başarısı değil. Birbirini hiç tanımayan bir kadın ve erkeğin aynı asansöre binmesinin saniyeler sonrasında mahsur kalışının ardından geçen 12 saatten bile az sürede birbirlerine aşık olmalarını okuyucuya hiç yadırgatmadan anlatabilme başarısı beğenimi kazanan yanıydı.O kadar ince bir romanda (160 sf.) karakterleri bile oldukça göz önünde canlandırılabilecek boyutta anlatabilmesi, fiziksel tanımlamanın yanında ruhsal betimlemeleri de gayet güçlü yapabilmesi... Takdire şayandı. Erkek kahraman piercingleri nedeni ile azıcık gözümden düşmüş olsa da yine de güçlülük, duygusallık + seksilik tarafı ile fiziksel aykırılıkları çok iyi kombinlenmişti.

Ne çok anlattım... Kısacası; siz de acil durumda bu kitapla rahatça camı kırabilirsiniz:)
İlk kitap kısacık bir şeydi. Devamının gelmesine sevindim. Gayet iyi bi kitap olmuş. Caden ve sevdiceği Kızıl asnsrde kapalı kaldıktn sonra dolu dizgin bi aşka yelken açıyorlar. Ta ki Kızıl'ın şükran günü için ailesi ile Caden'i tanıştrmk istemesine kadar. Caden kucuklugunde annesi ve kardesini kaybettigi bir trafik kazasi gecirmis. O kazadan sonra ona kapalı alanda kalma korkusu ve stres sonrasi bozukluk olan anksiyete hastaligi kalmis. Makenna'nin ailesi ile tanistrmk istemesi bunu daha cok tetikliyor. Ne kadr kendini dizginlese de Makenna'nin ailesinn evinde olanlr durumu daha cikmaz hala sokuyor. Bu kitapta daha cok Caden'in korkulari ve bunun ile savasmasini okuyoruz. Begendim. Guzel bir kitapti. Okuyun okutun ;)
Parmak kalınlığındaki romanın hikayesi güzel idi anlatımı aktarımı daha iyi olabilir miydi kesinlikle bir tık daha iyi olabilirdi. Benden geçer not aldı almasına da umarım 2. kitaptan daha hoşnut ayrılırım.
"Karanlıkta neyle karşılaşacağınızı asla bilemezsiniz"

Makenna kötü bir gün geçirmiştir. Asansöre yetişmek için acele ederken telefonunu düşürür ve yardımsever bir beyefendinin asansör kapısını tutmasıyla kendisini asansöre atar.
Caden Kızıl saçlı kadının aceleyle asansöre binişini ve telefonunu arayış telaşını izlerken büyük keyif alır.
Ama ikisinin de habersiz olduğu şey ise aniden elektriğin gitmesi ve asansörde bir yabancıyla tam dört saat başbaşa kalacaklarıdır.
Birbuçuk saatte biten Makenna be Caden'ın hikayesini çok sevdim. 160 sayfacık kısa bir hikaye olsa da yazar okuyucuya yoğun duygular aktarıyor. Birbirini hiç görmeyen iki insanın birbirine bu kadar kısa sürede hissettikleri duygular garip gelmesi gerekiyordu ama nedense garip gelmedi bana. +18 kısımlar vardı kitapta fazlasıyla fakat yazar duygularla harmanladığından beni rahatsız etmedi Sadece kitap biraz daha uzun olsun isterdim. Asansör sonrası biraz daha uzatılsa daha bir hoşuma giderdi
Yazarın okuğum ilk kitabı. E- kitap olarak indirdiğimden kısa olması bana büyük bir süpriz oldu. İnternette sürekli gördüğüm ve reklamı gelen bir kitap olduğundan daha uzun olacağını düşünmüştüm. Bittigini görüncede bir paniğe kapılmadım da değil hani. :) Neyse dediğim gibi kitap çok kısa ve güzelde aslında. Değişik bir ilk aşk hikayesi. Bir asansörün bunu yapabilmesi pek inandırıcı gelmesede iyi bir başrolü kapmış doğrusu. Okumanızı tavsiye ederim. Degişik bir tat katar hayatınıza. :-)) :-)
Caden ile Mekenna arasındaki aşk anlatılıyor. Bu ikinci kitapmış ama ben birincisini okumamıştım. Ama ilk kitabı okumama rağmen sorun yaşamadım. Gayet açıklayıcı bir asansörde aşkları başlamış..iki aydır birlikte olan Caden ile Makenna'nın ilişkileri gayet iyi gidi,yor. Caden bir sağlık görevlisi 911 de çalışıyor. Olay yerine ulaşan ilk ekipte yer alıyor. Caden'in geçmişten gelen psikolojik sorunları var. Annesini, babasını ve kardeşini trafik kazasında kaybeder bir tek o kurtulur kazadan bu yüzden bunalımdadır. Keşke ben de ölseydim diyor kendi kendine...
Makenna ise hayat dolu sevimli ve güzel bir bayan .. Makenna Caden'e Şükran gününde ailesinin yanına tatile gitmeyi teklif eder. Caden kabul eder. Ama isteksiz olarak....
Burada Makenna'nın eski erkek arkadaşı da katılır onlara ve Makenna'nın karşısına çıkıp Onu çok sevdiğini tekrar Ona bir şans vermesini ister . Tabi ki Makenna böyle bir şeyi düşünmez. Çünkü Caden'e itiraf etmese de Onu seviyordur.
Caden girdiği bir bunalım anında Makenna'dan uzaklaşır ve ayrılırlar. Tam bu sırda Makenna da hamile olduğunu öğrenir . Ama Caden'e söylemez. ÇÜnkü sırf bebek için Ona dönmesini istemez. Ve maalesef koparlar..Caden tam bir depresyona girer. yemeyi içmeyi bırakır , günlerden bile haberi yoktur. İşe gitmeyi bırakır. Patronu Onu evinde bulur ve depresyonu atlatması için yanına alır. Ona destek olur. Ve düzelince Makenna'yı tekrardan kazanmak ister. Tam artık düzeldiğine karar verdiğinde yanı 4 ay sonra bir gün iş yerine Makenna gelir ve Onunla konuşmak istediğini söyler tam konuşmaya başladıkları sırada acil olarak Caden'in göreve gitmesi gerekir ve Cumartesi günü buluşmak için kararlaştırırlar. Makenna'nın yanına gitmesinde ki amaç bebeği Ona söylemektir. tabi başarısız olur. Cumartesi günü buluşacakları gün Caden zincirleme trafik kazasının olduğu bir göreve tam mesai bitiminde gitmek zorunda kalır tam bir felakettir manzara.. Caden bir kazazedeye yardım ederken arkadaşı Onu çağırır. Caden bir de ne görsün Makenna da kazazeder arasındadır ve araçta sıkışmıştır. Caden çok korkar. Onu kaybetmek istemez tam bu sırada hamile olduğunu öğrenir. Sevinse mi üzülse mi bilemez......
Güzel bir kitap tavsiye ederim...
126. sayfada hala ayrıntılı dokunma eylemleri okuyor olmaktan gına geldi. Üstelik henüz flört aşamasındalar. Konuşma flörtü değil ama. Dokunma flörtü. Konu mu? Bozulan asansörde birbirlerine dokunmaya başlayıp evde devam ettiklerinden başka bir şey yoktu. Çok sıkıldım.
Hoş vakit geçirmek için oldukça uygun bir kitap.Dış görünüşün insanın kişiliğini tanımlamadığını ve ön yargıların tamamen yanlış olduğunu sürükleyici bir hikayeyle anlatıyor.
Diyeceksiniz ki devamı yok mu ama varmış inanın bende çok sevindim seri olduğunu öğrenince. Olaylar asansör ile başlıyor ama sadece asansör mu deyip geçmeyin basit olaylar ama sahiden hoş güzel bir kitap. Umarım pişman olmazsınız okuduğunuzda çünkü ben olmadım

Yazarın biyografisi

Adı:
Laura Kaye
Unvan:
ABD'li yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Laura Kaye, Anemoi serisinin Hard Ink, Heroes ve Hearts'ı içeren çağdaş ve paranormal romantizm ve romantik gerilimlerin New York Times ve USA Today Bestselling yazarıdır. Laura'nın sıcak, samimi hikayeleri, bir yerin ait olması konusundaki evrensel arzuyla ilgili. Laura, melezleri, hayaletleri ve kötü göz küfürlerini içeren ailenin hüznü eşliğinde büyüdü ve hikaye anlatımı ve doğaüstü hikaye anlatımı ile hayatı boyunca büyülenişini cesaretlendirdi. Laura kocasıyla, iki kızı ve şirin köpeği ile Maryland'da yaşıyor ve her geçen gün Chesapeake Körfezi görüşünü takdir ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 229 okur okudu.
  • 92 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.