Laurent Seksik

Laurent Seksik

8.3/10
18 Kişi
·
39
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.333
Gösterim
Adı:
Laurent Seksik
Unvan:
Doktor-yazar
Doğum:
Nice, 1962
1962 doğumlu Laurent Seksik doktor-yazar. Onun tıp öğrenimini sonra Hastane Stajyer oldu. Radyoloji, ihtisas bir parçası olarak, Pariste Fakültesinde Asistan olarak atandı. O Paris Hastaneleri Broussais-Hotel Dieu bir Yardımcısı olarak çalıştı. 1999 yılında ilk romanı prestijli Alman yayınevi Rowolt dahil olmak üzere bir düzine dile çevrilmiş Kötü Düşünceler (JC Lattes, Pockett), yayınladı. 2004 yılında ikinci romanı yayımlanan La Folle Histoire (JC Lattes), Fiyat Littre . . Onun clinicat bitirdikten sonra, parantez içinde tıp uygulamaları koyar. O gittikçe oldu editörü ile öğrenci Figaro Lamartiniere editörü, tekne-Kitap editörü tarafından yayınlanan,. Edebiyat eleştirmeni işaret onun edebi programı, 3 yıldır çalışan I-TV , Sonsöz . 2006dan beri Lawrence Seksik tıp ve edebiyat arasında bölünür. 2006 yılında, o üçüncü romanı 2008 yılında Danışma (JC Lattes, Pockett), daha sonra, bir biyografisini yayınladı Albert Einstein (Gallimard Folio). 2010 yılında Lawrence Seksik yaşam son 6 ay anlatan bir roman yayımlar Stefan Zweig onun intihar önce. "Son Günleri Stefan Zweig , "50.000 kopya sattı ve yedi dile çevrildi. Yazar sahne uyarlaması yazdı. Bu mise-en-scene Gelas Gerard Eylül 2012, yılında, Montparnasse tiyatroya yükselecek. Seksik Lawrence Eylül 2011de Flammarion tarafından yayınlanan beşinci romanı, yayınlanan oğlu The Legend of . .
"Vuruyorsanız, o halde acımadan vurun! Ciddiye alınan yegâne savaş, düşmanınızı acıdan böğürtlen savaştır."
Laurent Seksik
Sayfa 31 - Can Yayınları
...kelimeler yığınca şey ifade eder, hele doğru seçilmişlerse, cümleler iyi kurulmuşsa.
Laurent Seksik
Sayfa 45 - Can Yayınları
"Yahudiler ile sürü hayvanlarına açıktır."
Laurent Seksik
Sayfa 33 - Can Yayınları (II. Reich devrinde, Almanya şehirlerinde yahudilerin girmesine izin verilen tek kapıda yazılan not.)
Annem hepsini saklıyor. Babamın bunları okumaya hiç gönlü yok, suratını ekşiyor. Son yazdığımı okuyayım size.
...
Zira çok büyük bir acı bu,
Düşler diyarına atarsın kendini
Ya da doğrudan kalbine ateş edersin.

Beğenmediyseniz, fikrinizi kendinize saklayın.
Laurent Seksik
Sayfa 25 - Can Yayınları
Gerçek başka, hem daha hüzünlü hem de daha basit. Fakat tek hakikat, kalan his değil mi?
Laurent Seksik
Sayfa 33 - Can Yayınları
Beni tanıyanlar deli olduğumu söyleyeceklerdir size. İnanmayın. Delilerin özelliği, kim olduklarını bilmemeleridir. Ben Einstein'ın oğluyum. Aklınıza şüphe düştüğünü tahmin ediyorum.
Laurent Seksik
Sayfa 20 - Can Yayınları
Yaptığım bir inceleme sonrası gelen mesajlar doğrultusunda araştırıp bulduğum bir kitap oldu Stefan Zweig'in Son Günleri. İyi ki de bulmuşum. İlk basımını 2012'de Can Yayınları'nın yaptığını görünce çok şaşırdım. Çünkü hiçbir yerde rastlamamıştım. Geç olsun güç olmasın diyelim artık :)

Stefan Zweig okumaya Modern Klasikler ile başladım ben. O'nu okurkenki hislerim beni hem hayrete düşürüyor hem de analizleriyle büyüleniyorum...
Önce ilk iş olarak yazarı araştırdım. Bir de baktım ki Tuhaf Dergi Eylül Sayısı'na (Stefan Zweig sayısı) kitabı anlatmış Seksik. Kitap siparişini beklerken, dergi ile avundum ben de :) Neden Zweig üzerine roman yazdığından, romana hazırlık aşamalarından, Lotte ve Zweig arasındaki bağdan bahsetmiş röportajda Laurent Seksik. Büyük zevkle okudum, tavsiye ediyorum bu sayıyı.

Gelelim kitaba... Zweig ve Lotte'nin son altı ayını anlatmış yazar. Aylara bölmüş kitabı ve her ay yaşananlar hakkında bilgilendirmiş okuyucuyu. 1934-1940 yılları arasında zorluklarla ama yılmadan yazdığı Dünün Dünyası'ndan, kitabın yazılış safhalarında Zweig'ın ruh halinden de bahsetmiş Seksik. 1940 sonrası, 1942'de intihara kadar olan dönemi ise hem arşivlerden destek alarak hem de hayalgücünü kullanarak öyle güzel anlatmış ki, okumadan bilemezsiniz bu hissi dostlarım. Son altı ayı eşi Lotte ile birlikte Brezilya'da bir köyde sürgünde geçiren Zweig'ın yaşadığı çöküşü, eşine olan aşkını, pişmanlıklarını, özlemini derinden hissederek okudum.

Kitabın 2015 yılında YKY tarafından çizgi roman şekline getirilerek de basımı yapılmış. En kısa sürede onu da edinip inceleyeceğim.
Zweig okuyan, kitaplarında kendinden bir şeyler bulan herkesin okumasını tavsiye ediyorum bu güzel romanı...
Burdur'da her zaman uğramaya çalıştığım sahafa gittiğimde Zweig sever misin sorusuna evet dememle elime tutuşturması bir oldu. 84 sayfalık karikatürlerle donatılmış Zweig'in son zamanlarına şahit oldum. Yazdığı kitapları, ikinci eşini, Brezilya'ya sığınışı, Nazilerin yaptıkları tek tek öğretici niteliğinde bir eser. Eşinin astım hastası olması nedeniyle zor günler geçiriyor ama Freud, Thomas Mann'ı örnek aldığı. Balzac ve Monteigne'nin otobiyografileriyle uğraşırken canına kıyıyor. Eşiyle birlikte intiharın öyküsünün yer aldığı ve belirtmem gereken sadece son zamanlarını anlatan kısacık bir eser.
Laurent Seksik - Stefan Zweig'in Son Günleri
Sayfa sayısı:170
Tür:Biyografi, Roman
▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫
"Stefan Zweig, ta Brezilya'ya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. Bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. Utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak Lotte'ye bakıyordu. Buralara aşinaydı sanki... İnsana yaşadıklarını unutturacak bir yer. Ama bir gazete haberi bile yıkıp geçiyordu içini:
Viyana Belediyesi Yahudilerin oturduğu dairelerde gazı kesme kararı aldı. Bu konutlarda gazla intihar edenlerin artması, vatandaşın rahatını kaçırdığından, gazla intihar etme, bundan böyle kamu düzenini bozmak olarak kabul edilecek.
Demek kitaplarını yakan, yasaklayan ülkesinde, insanları öldürme hakkı olduğunu düşünenler, ölme hakkına bile el koyuyordu. Ama o, hakkını saklı tutmakta kararlıydı. Nerede olursa olsun...
Laurent Seksik, Stefan Zweig ve karısı Lotte'nin ölüme doğru çıktıkları yolculuğun son altı ayında onlara eşlik ediyor. İçine düştükleri o derin bunalımı, mücadeleyi değil de kaçmayı seçmiş olmalarının o dayanılmaz vicdan azabını her sayfasında hissettiriyor, o kederli günleri onlarla birlikte yaşıyor, yaşatıyor.
İnsanın yüreğini burkan bir öykü. Gerçek olduğunu bilerek okumak, bir dönemin, bir dünyanın yok oluşuna tanık olmak daha da hüzünlü..."

▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫
Bir Zweig hayranı olarak, bayıldığım kitapları yazan adamın hayatına da bir göz atmak istediğim için gördüğüm gibi almıştım bu kitabı.
Bir biyografi aslında ama bir yaşama ait değil, bir ölüme ait.

Hitler Almanya'sını, yazarların Avusturya'dan, Almanya'dan ve diğer sığındıkları yerlerden sonsuz kaçışını, Yahudilere yapılan işkenceleri her şeyi anlatan bir kitap bu.
En çok da Zweig karanlığını.

Bir dönem düşünün, binlerce insanın ölümüne sebep olurken yüzlerce sanatkar çıkarsın, bir dönem düşünün kiminin umudunu kaybetmesine sebep olurken, kiminin umuduna sarılmasına arka çıksın.
Bir dönem düşünün, nefret dolu, şüphe dolu, yarına çıkacağı meçhul olan milyonlar yaratsın.

Zweig'in intiharına giden 6 aylık bir yolculuk var bu kitapta, Frederike'nin anılarıyla sarılmış bir adamın koynunda ikinci eşi ve intihar yoldaşı Lotte.
Onu yakaladıklarında sağ olmayacağına and içmiş onlarca yazardan biri, Stefan Zweig ve onun sadık dostu Veronal (zehir).

"Ben Lotte Altman, onun ebediyetteki yoldaşı olacağım."

#book #books #kitap #okudumbitti #laurentseksik #stefanzweig #biyografi #canyayınları #bookstagram
Şüphesiz ki Stefan Zweig, bir dönemin eritip yitirmeye zorladığı, dünya edebiyatının en önemli değerlerinden biriydi. İçinde yaşadığı dönem ve Hitler'in hunharca uyguladığı siyonist baskılar büyük ustanın ruhunda sarılması zor yaralar açtı; saramadı, kaderinden kaçtıkça kederine boyun eğmek zorunda kaldı. Avrupa'nın hızla değişimine tanık oldukça, kaçmanın vicdan azabı yakasını bırakmadı. Ülkesinde insanları öldürme hakkını kendinde bulanlara inat Zweig, ölüm hakkını kendine saklamaya kararlıydı ve bu kararında ne kadar ciddi olduğunu da kanıtlamayı başardı...

Avusturyalı Yahudi bir yazar olan Stefan Zweig, 1934 yılında Nazi baskılarının artmasıyla olacakları öngörerek Avusturya'dan ayrılıp, İngiltere'ye gider ve böylelikle sürgün hayatı başlamış olur. Londra'da geçirdiği süre Stefan Zweig'ın hayatında bir başka dönemin başlamasına vesile olur. Zira üzerinde çalışmakta olduğu kitap vesilesiyle ikinci eşi Lotte ile tanışır ve ilk eşinden ayrılarak Lotte ile evlenir. Artık Zweig, kendine sakladığı ölüm yolculuğunda kendisine eşlik edecek yol arkadaşını bulmuştur. Çiftin sürgün yolculuklarındaki ikinci durakları Amerika olacak, nitekim orada da barınmayı başaramayacaklardır. Laurent Seksik, 'Stefan Zweig'ın Son Günleri' isimli eserinde Stefan Zweig ve eşi Lotte'nin intihar etmeden önce Brezilya'da geçirdikleri 6 aylık süreci, aylara bölerek (Eylül-Şubat) kaleme alıyor. Ölüme doğru çıkılan yolculuğun kaleme alındığı eserin her bir sayfası Zweig çiftinin (fakat özellikle Stefan Zweig'ın) ruhlarındaki sarılmaz yaraları, içinde bulundukları bunalımı gözler önüne seriyor. Stefan Zweig, daha olaylar yeterince etkisini göstermeden ülkesinden kaçtığı için kendini bir korkak olarak görüyor ve birçokları gibi ülkesinde kalmamış ve mücadele etmemiş olmanın vicdan azabını bir kambur gibi gittiği her yere sırtında taşıyor. Bu nedenledir ki, kitabın genelinde vicdan azabının hakim olduğunu görüyoruz. Her bir ay belli ya da yazar ve eşinin son 6 ayında hayatlarındaki belirgin olayları okura aktarıyor diyebilirim. Bu nedenle daha çok son 6 ayda yazar ve eşinin hayatındaki belli kesitlere konuk oluyor fakat, bütünde içinde bulunulan buhranlı dönemi net bir biçimde yüreğinizin derinliklerinde hissedebiliyorsunuz.

Her bir satırda gerçek bir hayatın izlerini bulabileceğiniz, Stefan Zweig ve işinin son günlerinde onlara eşlik edebileceğiniz, okurken yazara dair yeni bilgiler edinmeyi de ihmal etmeyeceğiniz bu güzel esere şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun. Güzel yüreğiniz bu usta kalemin değerli satırlarıyla dolsun :)
Stefan Zweig hayatıma "Satranç" ile girdi.Ve bir daha da çıkmadı.Hangi kitabına ulaştıysam aldım ve okudum.Kitap alırken kitabı okuyanların yorumuna illaki bakarım.Çoğunluğin fikrine değer verir, şayet sevenleri çoksa okurum ama ilk defa bir yazar bu kuralımı yıktı geçti.Artık bir kitapta 'Stefan Zweig' yazısını görüyorsam tereddüt etmeden okuyorum.Isterlerse tüm dünya o kitabın berbat olduğunu söylesin umrumda olmaz.Hal böyleyken kitapları bitince bu gözümde mükemmel olan yazarın hayatını merak ettim.Araştırabildiğim kadar araştırdım, otobiyografik özelliği de olan "Dünün Dünyası" kitabını da okudum ama yetmedi.Bir gün bir dergiyi karıştırırken (Tuhaf) bir yazarla röportaj dikkatimi çekti.Derginin o ay ki konusu Stefan Zweig idi.Ve röportaj yapılan yazar Stefan Zweig'ın yaşamındaki son 6 ayı ele alan bir kitap yazmıştı.Bulmam kolay olmadı ama en nihayetinden buldum ve okudum.Size şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki eğer kitabı okumak için buradaki yorumlara ya da incelemelere göz atıyorsanız kesinle bu kitap size göre.Film izler gibi.Hiçbir bölümü sıkmadan.Hem Stefan Zweig'ın gözünden hem de karısı Lotte'nin gözünden.O çaresizlik, kaçıp gitmenin verdiği o mahcupluk, arada gelen güzel haberlerle birlikte gelen o küçücük ümit ve kaçınılmaz son o kadar samimi anlatılmış ki insan soluksuz bir şekilde okuyor.Stefan Zweig'ın ülkemizde bu kadar sevilirken bu kitabın neredeyse duyulmamış olması üzdü beni.Yaşanilan olayların hemen hepsi gerçek.Kitabın sonunda "Bu roman, dönemin arşivlerinden, tanıklarından ve belgelerden alınmış tarihi ve gerçek olaylara dayanmaktadır." verilen kaynakçalar insana tamamiyle uydurulmuş bir kurmacayı değil gerçekten yaşanmış ve hissedilmiş olayları okuduğunu hissettiriyor.Gerçekten çok beğendim.Umarım siz de okurken beğenirsiniz.Iyi okumalar...
Zweig ile eşinin intihar öyküsünden haberdardım, fakat ayrıntılı bilgim yoktu. Hatta hangi ülkede yaşama veda ettiklerini de yanlış biliyormuşum (ABD sanıyordum). Kitap sayesinde hızlı bir özet almış oldum. Bu kitapta çok az konuşma baloncuğu var zaten; yarım saatten kısa sürede bitirdim. Konu ile ilgili bilgi edinmek isteyenler okuyabilir. Bunun dışında öneri gerektirecek bir yan bulamadım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Laurent Seksik
Unvan:
Doktor-yazar
Doğum:
Nice, 1962
1962 doğumlu Laurent Seksik doktor-yazar. Onun tıp öğrenimini sonra Hastane Stajyer oldu. Radyoloji, ihtisas bir parçası olarak, Pariste Fakültesinde Asistan olarak atandı. O Paris Hastaneleri Broussais-Hotel Dieu bir Yardımcısı olarak çalıştı. 1999 yılında ilk romanı prestijli Alman yayınevi Rowolt dahil olmak üzere bir düzine dile çevrilmiş Kötü Düşünceler (JC Lattes, Pockett), yayınladı. 2004 yılında ikinci romanı yayımlanan La Folle Histoire (JC Lattes), Fiyat Littre . . Onun clinicat bitirdikten sonra, parantez içinde tıp uygulamaları koyar. O gittikçe oldu editörü ile öğrenci Figaro Lamartiniere editörü, tekne-Kitap editörü tarafından yayınlanan,. Edebiyat eleştirmeni işaret onun edebi programı, 3 yıldır çalışan I-TV , Sonsöz . 2006dan beri Lawrence Seksik tıp ve edebiyat arasında bölünür. 2006 yılında, o üçüncü romanı 2008 yılında Danışma (JC Lattes, Pockett), daha sonra, bir biyografisini yayınladı Albert Einstein (Gallimard Folio). 2010 yılında Lawrence Seksik yaşam son 6 ay anlatan bir roman yayımlar Stefan Zweig onun intihar önce. "Son Günleri Stefan Zweig , "50.000 kopya sattı ve yedi dile çevrildi. Yazar sahne uyarlaması yazdı. Bu mise-en-scene Gelas Gerard Eylül 2012, yılında, Montparnasse tiyatroya yükselecek. Seksik Lawrence Eylül 2011de Flammarion tarafından yayınlanan beşinci romanı, yayınlanan oğlu The Legend of . .

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 39 okur okudu.
  • 56 okur okuyacak.